|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, özel bütçeli idareler tarafından verilen iş avans ve kredi tutarlarının, ihtiyaçların çok üzerinde belirlendiğini ortaya koymuştur. Bu durum, avans ve kredilerin büyük bir kısmının iade edilmesiyle sonuçlanmakta ve kamu kaynaklarının belirli bir süre atıl kalmasına neden olmaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre, harcama yetkilileri, avansların ihtiyaç tutarına uygun olarak verilmesini sağlamakla yükümlüdür. Ancak yapılan incelemelerde, bazı iş avans ve kredilerinin %50’sinden fazlasının iade edildiği tespit edilmiştir.
Mevzuat gereği, avansların harcanması için belirli süreler tanınmakta ve bu süre içinde iade edilmeyen tutarlar için gecikme zammı uygulanmaktadır. Ancak, harcanmayıp iade edilen tutarların oransal olarak yüksek olması, kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılmadığını göstermektedir. Kurum, bu durumun istisnai olduğunu belirtse de, yapılan tespitler, avans işlemlerinde daha fazla dikkat gösterilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, iş avans ve kredi tutarlarının ihtiyaçlara uygun şekilde belirlenmesi, kamu kaynaklarının atıl kalmasının önüne geçerek, etkili ve ekonomik bir kullanım sağlamalıdır. Bu bağlamda, harcama yetkililerinin, belirlenen sınırlar içinde avans vermeye özen göstermeleri büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: İş Avans ve Kredi Tutarlarının İhtiyacın Üzerinde Belirlenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
Verilen iş avans ve kredi tutarlarının bir kısmı ile bunlara ilişkin harcamaları gösteren mahsup tutarları arasında büyük fark olduğu, bu avans ve kredilerden büyük bölümünün iade edilmek suretiyle kapatıldığı, dolayısıyla da ihtiyacın çok üzerinde kullandırılan kamu kaynağının belli bir süre atıl kalmasına sebebiyet verildiği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ön ödeme” başlıklı 35’inci maddesinde; harcama yetkilisinin uygun görmesi ve karşılığı ödeneğin saklı tutulması kaydıyla, ilgili kanunlarda öngörülen haller ile gerçekleştirme işlemlerinin tamamlanması beklenilemeyecek ivedi veya zorunlu giderler için avans vermek veya kredi açmak suretiyle ön ödeme yapılabileceği, her mutemedin ön ödemelerden harcadığı tutara ilişkin kanıtlayıcı belgeleri, ilgili kanunlarında belirtilmemiş olması halinde avanslarda bir ay, kredilerde üç ay içinde muhasebe yetkilisine vermek ve artan tutarı iade etmekle yükümlü olduğu, süresi içinde mahsup edilmeyen avanslar hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı,
21.01.2006 tarihli ve 26056 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in; “Ön ödeme şekilleri ve uygulaması” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; verilecek avanslara ilişkin üst sınırların yılları merkezi yönetim bütçe kanununda gösterileceği,
Anılan Yönetmelik’in 15’inci maddesine dayanılarak hazırlanan 55 sıra nolu Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği’nin “Ön ödeme uygulaması” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında da; harcama yetkilisi mutemetlerine verilecek avans sınırlarının, gider türleri ve idareler itibarıyla her yıl Maliye Bakanlığınca yayımlanan Parasal Sınırlar ve Oranlar Hakkında Genel Tebliği ile belirleneceği,
hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca, 08.03.2007 tarihli ve 26456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Genel Tebliğ’in;
“Genel esaslar” başlıklı 2’nci maddesinde;
“(1) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri gereğince, kamu kaynağının kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludurlar.
(2) Ön ödeme, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde kesin ödeme öncesi avans veya kredi şeklinde yapılan geçici bir ödemedir. Ön ödeme uygulamasında kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılması ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınması zorunludur.
“Diğer hususlar” başlıklı 11’inci maddesinde de;
“(1) … Harcama yetkilileri, harcama yetkilisi mutemetlerine verilecek avanslarda;
a) Belirlenen sınırlar dahilinde olmak şartıyla, ihtiyaç tutarında avans verilmesine,
özen gösterecekler, kamu idaresine ait paranın gereksiz yere mutemetler üzerinde kalmasına izin vermeyeceklerdir.
denilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; ön ödemelerden harcanan tutarlara ilişkin kanıtlayıcı belgelerin, ilgili kanunlarında belirtilmemiş olması halinde avanslarda bir ay, kredilerde üç ay içinde muhasebe yetkilisine verilmesi ve artan tutarların iade edilmesi gerektiği, süresi içinde mahsup edilmeyen avanslar hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanarak gecikme zammı hesaplanacağı, harcanmayıp mahsup süresi içinde iade edilen tutarlar için ise gecikme zammı gibi bir yaptırım öngörülmediği, dolayısıyla da kamu kaynağının atıl kalmasının ve enflasyonist bir ortamda değer kaybına uğramasının önüne geçilmesi için avansların anılan Tebliğin 11’inci maddesi çerçevesinde ihtiyaç tutarında verilmesine dikkat edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Nitekim, 5018 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinde yer alan; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü ile de kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması kamu görevlileri açısından bir yükümlülük olarak öngörülmüştür.
Ancak yapılan incelemelerde bazı iş avans ve kredilerinden harcanmayıp iade edilen tutarların oransal olarak yüksek olduğu, %50’sinden fazlasının iade edildiği çok sayıda iş avans ve kredisinin bulunduğu, bazılarında bu iadenin %80, %90 gibi oranlara çıktığı görülmüştür.
Kurum tarafından, inceleme yapılan yıl ve kişi sayısı ile toplam avans alma ve kapatma sayısı düşünüldüğünde bu durumun istisnai olduğu, iş yoğunluğu ve bu yoğunluğun coğrafi olarak geniş alanı kapsaması nedeniyle tedbiren belirli bir miktar avans bulundurma zorunluluğu olabildiği ifade edilmiş olup, bundan sonraki süreçte yapılan tespitler doğrultusunda avans işlemlerinde daha fazla dikkat ve özen gösterileceği belirtilmiştir. Her ne kadar Kurum tarafından bu durumun istisnai olduğu belirtilmiş olsa da yapılan incelemelerde çok sayıda iş avansı ve kredilerinden harcanmayıp iade edilen tutarların olduğu ve bu iadelerin avans tutarının %50’sine ulaştığı, bazılarında ise bu iadenin %80, %90 gibi oranlara çıktığı tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, İdarece verilen iş avans ve kredi tutarları ile bunlara ilişkin harcamaları gösteren mahsup tutarları arasında büyük fark olmaması, harcanmayıp iade edilen tutarların oransal olarak düşük kalması için iş avans ve kredilerinin ihtiyaç tutarına uygun verilmesi, böylelikle de kamu kaynağının belli bir süre atıl kalmasının önüne geçilerek kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanımının sağlanması gerekmektedir.