ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, belediye şirketinin elden çıkarılacak stoklar ve maddi duran varlıklar hesabının etkin bir şekilde kullanılmadığını ortaya koymaktadır. Şirket bünyesinde, satış potansiyelini kaybetmiş veya kullanılmayan duran varlıkların 294 numaralı hesapta takip edilmediği tespit edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri, her tacirin ticari defterlerini işletmenin finansal durumu hakkında bilgi verecek şekilde tutma zorunluluğunu vurgulamaktadır. Ancak, bu defterlerin düzenlenmesi ve saklanması ile ilgili hükümler, diğer vergi kanunlarıyla çelişmemektedir.

Yapılan incelemelerde, şirketin geçmiş yıllara ait demirbaş verilerinde 1992 yılından itibaren herhangi bir hurda kaydı yapılmadığı ve fiilen envanterde bulunmayan demirbaşların muhasebe kayıtlarında yer aldığı belirlenmiştir. Şirketin bu duruma ilişkin düzeltici işlemlere başlamış olması, 2024 yılı mali tablolarındaki hataları düzeltmeye yeterli olmayacaktır. Bu durum, şirketin demirbaşlarının gerçek durumu hakkında mali tablolarda eksik bilgi verilmesine yol açan önemli bir risk taşımaktadır.

Bu riskin ortadan kaldırılması için, fiili envanter çalışmalarının dikkatlice gerçekleştirilmesi ve kullanım dışı kalan demirbaşlar için ilgili tebliğ çerçevesinde hurda kayıtlarının yapılması gerektiği önerilmektedir.

BULGU: Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabının Kullanılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirket bünyesinde kullanılmayan veya satış özelliğini kaybetmiş bulunan duran varlıkların 294 Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabında takip edilmediği görülmüştür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Defter tutma yükümlülüğü” başlıklı 64’üncü maddesinde, her tacirin, ticari defterlerini işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutmak ve bu amaçla defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu; böylece işletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesinin bu defterlerden izlenebileceği belirtilmiştir.

Ancak, Kanun’un defter tutma, envanter, mali tabloların düzenlenmesi, saklama ve ibraz hükümlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile diğer vergi kanunlarının aynı hususları düzenleyen hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de hüküm altına alınmıştır.

1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin “V-Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve Hesap Planı Açıklamaları” bölümünde yer alan “Hesap Planı Açıklamaları” başlıklı (c) bendinde de; “294 Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Çeşitli nedenlerle işletmede kullanılma ve satış olanaklarını yitiren stoklar ve duran varlıkların izlendiği hesaptır. İşleyişi: Tanımdaki niteliğe dönüşen varlıklar ilgili bulundukları varlık hesaplarından çıkarılarak bu hesaba alınır; elden çıkarıldıklarında ise hesap kapatılır. … 299 Birikmiş Amortismanlar (-) Bu gruptaki amortismana tabi varlıklar için ayrılan amortismanların izlendiği hesaptır…” denilmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, çeşitli nedenlerle işletmede kullanılma ve satış olanaklarını yitiren stoklar ve duran varlıkların 294 Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabında izlenmesi gerekmekte olup, yıl sonları itibariyle 299 Birikmiş Amortismanlar Hesabı ile çalıştırılarak amortisman paylarının ayrılması gerekmektedir.

Yapılan incelemede; Şirkete ait geçmiş yıl demirbaş verilerinde 1992 yılından itibaren alımı yapılan demirbaşlara ilişkin bugüne kadar herhangi bir hurda kaydı yapılmadığı, fiilen envanterde olmayan demirbaşların muhasebe kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir.

Şirket tarafından verilen cevapta, bulguda belirtilen hususa ilişkin olarak düzeltmeye yönelik incelemelerin kayıtları yapılmaya başlanmış olsa da 2025 yılında yapılan işlemin 2024 yılı mali tablolarında oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır.

Söz konusu husus Şirketin kullanımındaki demirbaşların fiili durumu hakkında mali tablolarda eksik bilgi verilmesine neden olabilecek önemli bir risk unsurudur. Bu riskin bertaraf edilebilmesini teminen fiili envanter çalışmalarının titizlikle yapılması ve kullanım olanağı kalmayan demirbaşlar için anılan Tebliğ çerçevesinde hurda kayıtlarının yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.