|
ÖZET: Bazı belediye şirketlerinde, genel müdür, yönetim kurulu üyeleri, müdürler ve şefler ile aile fertleri için özel sağlık sigortası poliçelerinin şirket bütçesinden karşılandığı tespit edilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, bu kişilerin genel sağlık sigortalısı sayılmaları gerekmektedir. Dolayısıyla, özel sağlık sigortası yaptırılması, mükerrer bir uygulama olarak değerlendirilmektedir. Şirketin 2024 yılı için 5.794.896,00 TL bedelle özel sağlık sigortası yaptırdığı ve toplamda 301 kişi için ödeme yapıldığı belirlenmiştir.
Şirket, özel sağlık sigortası uygulamasının iç mevzuatına uygun olduğunu savunmakta ve bunun çalışanların motivasyonunu artırarak şirketin verimliliğine katkı sağladığını ifade etmektedir. Ayrıca, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na atıfta bulunarak, özel sağlık sigortası harcamalarının belirli koşullarda gelir vergisi matrahından indirilebileceğini belirtmektedir. Ancak, bu düzenlemelerin, sigorta primlerinin çalışanlar tarafından ödenmesini teşvik eden bir yapı içerdiği ve şirket kaynaklarından özel sağlık sigortası giderlerinin karşılanmasının uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, devletin sunduğu sağlık hizmetleri çerçevesinde SGK primleri ile karşılanan sağlık hizmetlerinin yeterli olduğu göz önünde bulundurularak, şirketlerin özel sağlık sigortası giderlerini karşılamaması gerektiği değerlendirilmektedir. |
BULGU: Bazı Şirket Çalışanları ve Aile Fertlerinin Özel Sağlık Sigortası Bedellerinin Şirket Bütçesinden Karşılanması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirkette görev yapan genel müdür, yönetim kurulu üyeleri, müdür ve şefler ile bunların aile fertleri için tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırılarak poliçe bedellerinin Şirket bütçesinden karşılandığı görülmüştür.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların, madde kapsamında sigortalı sayılacakları ifade edilmiştir. Aynı Kanun’un 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanların, genel sağlık sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Tacir olmanın hükümleri” başlıklı 18’inci maddesinde ise her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, kamu kaynağı kullanan Şirketin, kaynaklarını ekonomik kullanması konusunda özen yükümlülüğü bulunmaktadır.
Buna göre, ihale kapsamında özel sağlık sigortası yaptırılan tüm personel ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler, 5510 sayılı Kanunu’nun 60’ıncı maddesi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılmaktadır ve kendileri için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) genel sağlık sigorta primi ödemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla bu kişiler ve aile fertleri için özel sağlık sigortası yaptırılması, ilgililer için mükerrer sağlık sigortası uygulaması anlamına geldiğinden, durumun Şirket kaynaklarının etkin, ekonomik ve verimli kullanımı açısından yersiz olduğu değerlendirilmektedir.
Yapılan incelemede Şirket tarafından 5.794.896,00 TL sözleşme bedelli 2024 yılı Grup Sağlık Sigortası Hizmeti Alımı yapılmak suretiyle, Şirket personeli ve aile fertlerinden 247 kişi için özel sağlık sigortası yaptırıldığı ve 2024 yılı içerisinde eklenerek sağlık sigorta poliçesi yapılan veya zeyilname düzenlenmek suretiyle ayrılan personelle birlikte toplam 301 kişi için ilgili sigorta şirketine ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine Şirket tarafından özetle; özel sağlık sigortası yaptırılmasının Şirket iç mevzuatına uygun olduğu, Şirket çalışanlarına sağlanan bu imkânın, çalışma hayatı içerisinde yoğun iş temposu ile birlikte, personellerinin yönetim ve denetim sorumluluğunu da üstlenmiş bulunan yönetici grubu ve aile üyeleri için yoğun çaba ve emekleri karşılığında bir teşvik unsuru olduğu, profesyonel anonim şirketlerde üst düzey yöneticilerin motivasyonlarını arttırarak şirketin menfaatine olacak şekilde daha etkin ve verimli olmalarını sağlamak amacıyla özel sağlık sigortası yaptırılabildiği, ayrıca 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89’uncu maddesi kapsamında, özel sağlık sigortası harcamalarının belirli şartlar altında gelir vergisi matrahından indirilebileceğinin düzenlendiği, madde hükmünden anlaşılacağı üzere Devletin özel sağlık sigortası yaptırılmasını teşvik ettiği belirterek herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığı ifade edilmiş olsa da; 193 sayılı Kanun’da yer alan söz konusu düzenlemeler, ücretliler için getirilmiş olan ve sigorta primi ödemelerinin ücretlilerin kendisi tarafından karşılandığı teşvik düzenlemeleridir. Bu düzenlemelerin, şirket personelinin ve aile fertlerinin anılan sigorta bedellerinin şirketlerce ödenmesine yönelik bir teşvik unsuru içermediği ortadadır.
Sonuç olarak, ödenen SGK primleri ile personelin alacağı sağlık hizmetlerinin Devletin sunmuş olduğu standartlar çerçevesinde karşılandığı dikkate alınarak, bu standartlar dışında alınmak istenen sağlık hizmet giderlerinin kamu kaynakları ile karşılanmaması ve hiçbir şirket çalışanı ve aile ferdi için özel sağlık sigortası giderlerinin Şirket kaynaklarından ödenmemesi gerektiği değerlendirilmektedir.