|
ÖZET: Şirketin vergi ve sosyal güvenlik prim yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi, önemli mali yükler doğurmuştur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çerçevesinde, işverenlerin prim ödemeleri belirli süreler içinde yapılmalıdır. Ancak, şirketin bu yükümlülükleri yerine getirmemesi, gecikme zammı ve faiz gibi ek maliyetlerin oluşmasına yol açmıştır. Yasal düzenlemeler gereği, şirketlerin ödeme yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getirmemeleri durumunda kaynakların verimsiz kullanımı ve gereksiz gider artışları söz konusu olmaktadır.
Denetim sonuçlarına göre, şirketin vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının önemli bir kısmı zamanında ödenmemiştir. Yapılandırma süreçleri başlatılmasına rağmen, vadesi gelen taksitlerin ödenmemesi nedeniyle bu işlemler de bozulmuştur. 2024 yılı itibarıyla, vergi borcu toplamı 775.113.509,82 TL, SGK prim borcu ise 1.818.904.284,36 TL olarak tespit edilmiştir. Toplam borç ve gecikme zammı, şirketin mali durumunu olumsuz etkilemektedir. Sonuç olarak, şirketin menfaatlerinin korunması ve yasal yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi için daha etkin bir mali yönetim anlayışının benimsenmesi gerekmektedir. Alacakların tahsil edilmesine yönelik gerekli işlemler başlatılmış olsa da, şirketin mali sürdürülebilirliği açısından bu süreçlerin etkin bir şekilde yönetilmesi önem taşımaktadır. |
BULGU: Şirket Yükümlülüklerinin Zamanında Yerine Getirilmemesi Nedeniyle Ek Mali Külfete Katlanılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirketin vergi ve sosyal güvenlik primi yükümlülüklerinin önemli bir kısmını zamanlı olarak yerine getirmediği bu nedenle Şirket giderlerinde yersiz artışa neden olunduğu görülmüştür.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında işverenlerin prim ödeme işlemleri; Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerin, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını sigortalıların ücretlerinden keserek, kendi hissesine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödemeleri şeklinde gerçekleşmektedir.
Benzer şekilde, vergi ve diğer çeşitli yükümlülükler için de mevzuatında ödeme süreleri belirlenmiştir. Vergi ve sigorta primi gibi yükümlülüklerin süresinde yerine getirilmemesi durumunda, gecikme zammı/gecikme faizi gibi ilave külfetler doğmaktadır.
Yasal düzenlemeler uyarınca, şirketlerin, ödeme yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getirmesi gerekmektedir. Aksi takdirde hem şirket kaynaklarının verimsiz kullanılması hem de şirket giderlerinde yersiz artış oluşması söz konusu olacaktır.
Yapılan incelemeler sonucunda, Şirketin vergi borcu ve sosyal güvenlik prim borcu ödemelerinin büyük bir kısmının ödeme yükümlülüklerini zamanlı olarak yerine getirmediği, muhtelif tarihlerde borçların yapılandırılmasına ilişkin süreçler işletilmesine karşın söz konusu yapılandırma işlemlerinin de vadesi gelen taksitlerin ödenmemesinden dolayı bozulduğu, Şirket yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmemesi nedeniyle ek mali külfete katlanıldığı tespit edilmiştir.
Aşağıdaki tabloda 2024 yılı içerisinde ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle tahakkuk eden ana para borç tutarları ve gecikme zammı tutarlarına ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
Tablo 4: Şirket Yükümlülüklerine İlişkin Ana Para Borç ve Gecikme Zammı Tutarları Tablosu
| Borcun Niteliği | Ana Para Borç Tutarı (TL) | Borcun Gecikme Zammı Tutarı (TL) | Genel Toplam (TL) |
| Vergi Borcu | 532.570.327,31 | 242.543.182,51 | 775.113.509,82 |
| SGK Prim Borcu | 1.060.036.335,37 | 751.860.071,55 | 1.818.904.284,36 |
I Toplam 1.592.606.662,68 | 994.403.254,06 | 2.594.017.794,18 |
Şirket tarafından denetim tespiti üzerine, Belediyeden olan alacakların eksik ödenmesi ve zamanında ödenmemesinden dolayı ek mali külfete katlanılmak zorunda olduğu, ayrıca alacakların tahsil edilmesine yönelik gerekli işlemlerin başlatıldığı ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, Şirket menfaatlerinin korunması, yasal yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi ve Şirketin mali durumunu olumsuz etkileyebilecek uygulamalardan vazgeçilerek, mali anlamda daha verimli bir yönetim anlayışı benimsenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.