ÖZET: Yıl sonu fiili taşınır sayımlarının gerçekleştirilmemesi ve demirbaşların mevzuata uygun olarak tasnif edilmemesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, envanter çıkarma yükümlülüğünü belirlerken, Türk Ticaret Kanunu da tacirlerin ticari defterlerini düzenli bir şekilde tutmalarını ve mali durumlarını doğru bir biçimde yansıtmalarını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda, envanterin doğru bir şekilde çıkarılması, mevcutların, alacakların ve borçların net bir şekilde tespit edilmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Yapılan incelemeler sonucunda, şirketin taşınırlarının yıl sonunda sayılmadığı ve farklı niteliklere sahip varlıkların tek kalem olarak kaydedildiği belirlenmiştir. Şirket, fiili envanter çalışmalarına yönelik kararlar alındığını belirtse de, bu çalışmalar henüz başlatılmamıştır. Ayrıca, 2025 yılına ait düzeltme kayıtlarının, 2024 yılı mali tablolarındaki hataları düzeltici bir etki yaratmadığı ortaya çıkmıştır.

Sonuç olarak, mali tabloların güvenilirliğini sağlamak için her yıl taşınırların fiili olarak sayılması, ölçülmesi ve değerlenmesi gerekmektedir. Şirketin envanterinde yer alan taşınırların, bilançoda tasnifli ve karşılıklı değerleriyle kaydedilmesi, doğru bir finansal durum analizi için elzemdir.

BULGU: Yıl Sonu Fiili Taşınır Sayımlarının Yapılmaması ve Demirbaşların Tasnifli Şekilde Kaydedilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca envanter çıkarılması için taşınırların yıl sonunda fiili olarak sayımlarının yapılmadığı ve demirbaşların mevzuatın öngördüğü şekilde tasnifli olarak kaydedilmediği görülmüştür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Defter tutma yükümlülüğü” başlıklı 64’üncü maddesinin birinci fıkrasında, tacirlerin ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun’a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu ve bu Kanun’a tabi gerçek ve tüzel kişilerin, 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun defter tutma ve kayıt zamanıyla ilgili hükümleri ile aynı Kanun’un 175’inci ve mükerrer 257’nci maddelerinde yer alan yetkiye istinaden yapılan düzenlemelere uymak zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 186’ncı maddesinde envanter çıkarmak; bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmek şeklinde tanımlanmış; mevcutlar, alacaklar ve borçlar ise işletmeye dâhil iktisadi kıymet olarak ifade edilmiştir. Aynı Kanun’un “Bilanço” başlıklı 192’nci maddesinde ise bilanço; envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibarıyla tertiplenmiş hulasası şeklinde ifade edilmiştir.

26.12.1992 tarihli ve 21447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Seri No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin “II – Düzenlemenin Amacı” başlıklı maddesinde Tebliğ’in amacı, bilanço usulünde defter tutan gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin faaliyet ve sonuçlarının sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi, mali tablolar aracılığı ile ilgililere sunulan bilgilerin tutarlılık ve mukayese edilebilirlik niteliklerini koruyarak gerçek durumu yansıtmasının sağlanması ve işletmelerde denetimin kolaylaştırılması olarak belirtilmiştir.

Aynı Tebliğ’in “V – Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve Hesap Planı Açıklamaları” bölümünde yer alan “Hesap Planı Açıklamaları” başlıklı (C) bendinde; 197 Sayım ve Tesellüm Noksanları Hesabında sayımlar sonucunda tespit edilen kasa, stok ve maddi duran varlıkların noksanlarıyla, tesellüm sırasında ortaya çıkan noksanların geçici olarak kayıt ve izleneceği, noksanlığın ortaya çıkması ile hesaba borç, sorumlularından tahsili veya zarar kaydedilmesi halinde ise alacak kaydedileceği, 255 Demirbaşlar Hesabında işletme faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan her türlü büro makine ve cihazları ile döşeme, masa, koltuk, dolap, mobilya gibi maddi varlıkların izleneceği ve 398 Sayım ve Tesellüm Fazlaları Hesabında sayımlar sonunda tespit edilen kasa, stok ve maddi duran varlıklar fazlalarıyla, üniteler arası yollamada ortaya çıkan fazlaların geçici olarak kayıt edileceği açıklanmıştır.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; şirketlerin bilanço tarihi itibarıyla sahip olunan varlıkların takibinin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi ve bilanço yılının doğru ve net sonuçlarla kapatılarak yeni yıla sağlıklı verilerle girilebilmesi için yıl sonunda fiili varlıklarının saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak sayımlarının yapılması ve yapılan bu sayım sonuçlarına göre varlıkların fiili envanterinin çıkarılması, fiili envanter ile muhasebe kayıtları arasında fark bulunması durumunda 197 Sayım ve Tesellüm Noksanları Hesabı ile 398 Sayım ve Tesellüm Fazlaları Hesaplarının kullanılması ve böylece 255 Demirbaşlar Hesabının Şirket taşınırlarının gerçek durumunu doğru şekilde yansıtması ve envanterde gösterilen kıymetlerin bilançoda tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri ile yer alması gerekmektedir.

Yapılan incelemelerde;

– Şirket taşınırlarının yılsonu fiili sayımlarının yapılmadığı,

– Şirket muhasebe kayıtlarında farklı nitelik ve kullanım yerlerine sahip olmalarına karşın 03.10.2024 tarihinde alınan dosya dolabı ve çelik rafın ayrı ayrı tasniflenmek yerine tek kalem olarak, 04.11.2024 tarihinde alınan dosya dolapları, soyunma dolabı, kitaplık, duvar paneli, tekerlekli sunum sehpası ve mutfak dolabının ayrı ayrı tasniflenmek yerine yine tek kalem olarak kaydedildiği,

tespit edilmiştir.

Şirket cevabında şirket varlıklarının saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde tespitinin yapılması için fiili envanter çalışmalarının yapılması konusunda gerekli kararların alındığını belirtmişse de fiili envanter çalışmalarına başlanılmamıştır. Ayrıca Şirket envanterinde yer alan taşınırların bilançoda tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri ile yer almasını sağlayacak şekilde kaydedilmesi konusunda da gerekli çalışmaların başlatıldığını belirtmişse de 2025 yılında yapılan söz konusu düzeltme kaydının 2024 yılı mali tablolarında oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır.

Mali tabloların doğru ve güvenilir bilgiler içermesi amacıyla her yıl şirket varlıklarının saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde tespitinin yapılması için fiili envanter çalışmalarının yapılması ve Şirket envanterinde yer alan taşınırların bilançoda tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri ile yer almasını sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir.