|
ÖZET: Şirketin hasar bedeli ödemeleriyle ilgili yapılan incelemelerde, BELKA’nın, ABB bünyesinde istihdam edilen personelin kullandığı araçlarla meydana gelen kazalarda hatalı ve eksik uygulamalar sergilediği tespit edilmiştir. BELKA, ABB’nin kendi araçları ve üçüncü şahıslardan kiraladığı araçlarla ilgili kazalarda, personelin maruz kaldığı hasar tutarlarını ödemiştir. Ancak, bu ödemelerin rücu işlemlerine dair yönetim kurulu kararı bulunmamakta, bu durum belirsizlik yaratmaktadır. Ayrıca, ABB’nin kiraladığı araçlar için tam kasko sigortası yaptırılması gerektiği belirtilmesine rağmen, BELKA’nın bu araçlarla ilgili hasar ödemeleri yapması, gereksiz maliyetler doğurmaktadır.
2024 yılı için geçerli olan toplu iş sözleşmesinin ilgili maddeleri, hasar bedellerinin ödenmesi ve rücu işlemleriyle ilgili bazı düzenlemeler içermekte, ancak uygulamada belirsizlikler ve eksiklikler bulunmaktadır. Örneğin, hasar bedellerinin taksitlendirilmesi durumunda faiz alınıp alınmayacağı gibi konularda net bir düzenleme yoktur. Bu nedenle, ABB tarafından kiralanan araçların kazalarında BELKA’nın ödeme yapmaması ve rücu işlemlerinin düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, BELKA’nın hasar bedeli ödemeleri ve rücu süreçleriyle ilgili daha net ve düzenleyici bir çerçeve oluşturması, hem şirketin hem de personelin haklarının korunması açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. |
BULGU: Şirket Tarafından Yapılan Hasar Bedeli Ödemelerinde Hatalı ve Eksik Uygulamalar Bulunması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
BELKA tarafından ABB’de personel temin hizmeti kapsamında istihdam edilen personelden bir kısmının ABB’nin araçları ile ABB’nin üçüncü şahıslardan kiraladığı araçları kullandığı, bu kişilerin söz konusu araçlarla kazaya karışması durumunda, kazaya ilişkin personele isabet eden hasar tutarının BELKA tarafından ödendiği tespit edilmiştir. Ayrıca gerek ABB’nin kendi araçları gerekse de ABB’nin üçüncü şahıslardan kiraladığı araçlar için Şirket tarafından ödenen hasar bedellerinin personele rücu işlemlerinde düzenleyici bir yönetim kurulu kararı olmadığı görülmüştür.
ABB tarafından üçüncü şahıslardan kiralanan araçlara ilişkin ihale dokümanlarında, bu araçlar için tam kasko sigortası yaptırılacağına ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. “Tam kasko”, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarında yer alan ifadelere göre; dar kasko, kasko ve genişletilmiş kasko türleri için belirtilen teminat gruplarının tamamı ve genel şartlarda ek sözleşme ile teminat kapsamına dâhil edilebilecek tüm riskler için teminatın verildiği üründür. Bu ifadelerden anlaşıldığı üzere tam kasko, gerçekleşen/gerçekleşmesi muhtemel herhangi bir riskin açıkta kalmadığı bir kasko sigortası türüdür.
BELKA’nın 2024 yılı için geçerli olan toplu iş sözleşmesinin “Hasar Bedelinin Kesinti ve Ödeme Şekli” başlıklı 63’üncü maddesinde, personelin kullanmış olduğu gerek idare malı gerekse de işveren malı araçların uğrayacağı kazalardan adli-idari mercilerce yapılacak inceleme sonrası şoför veya operatöre isabet eden bedelin Şirket tarafından öncelikle idare veya işverene ödeneceği ve sonrasında % 85’lik kısmının kendisinde kalacağı, % 15’lik kısmınınsa ilgili personele rücu edileceği düzenlenmiştir.
Yapılan incelemelerde, Şirket tarafından 2024 yılı içinde çeşitli hasar bedeli ödemelerinin yapıldığı, bunların çoğunluğunu BELKA personelinin kullandığı ABB’nin kendi araçları ile ilgili kazaların oluşturduğu, bununla birlikte hasar bedeli ödemeleri arasında ABB tarafından kiralanan araçlara ilişkin ödemelerin de olduğu görülmüştür.
ABB’nin kiraladığı araçlar için yukarıda da bahsedildiği üzere ihale dokümanında tam kasko sigortası yaptırılması öngörüldüğü için bu araçların karıştığı kazalarda sigorta tarafından karşılanmayarak araç kiralama hizmetinin yüklenicisi şirketin katlandığı herhangi bir külfet bulunmamaktadır. Dolayısıyla ilgili şirkete BELKA tarafından ödeme yapılması doğru bir uygulama değildir. Zira ABB tarafından ihale dokümanı uyarınca tam kasko yaptırılması istenerek dolaylı yollardan ilgili şirketlere aktarılan bir maliyet kalemi için BELKA’nın ayrıca bir ödeme yapması aynı konuda hem ABB’nin hem de BELKA’nın ilave bir maliyete katlanmasına sebebiyet vermektedir.
Bunun yanında BELKA tarafından yapılan hasar ödemelerinin personele rücu işlemlerinde söz konusu işlemlerin nasıl yürütüleceğini düzenleyen bir iç düzenleme veya yönetim kurulu kararı da bulunmamaktadır. Bu konuyu detaylı bir biçimde düzenleyen bir yönetim kurulu kararının olmaması Şirket ve ilgili personel için belirliliğin sağlanamamasına sebebiyet vermektedir.
Şirket tarafından verilen cevapta, ABB’nin üçüncü kişilerden kiraladığı araçlarda meydana gelen hasarın ödenmesine sebep olarak, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları düzenlemesinde yer alan A.5. Teminat Dışında Kalan Zararlar maddesi ifade edilmektedir. Oysa bu maddedeki bazı zararlar (ki bu zararlar somut olayda ortaya çıkan zararlardır) için toplu iş sözleşmesinde işverenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığına dair düzenleme de bulunmaktadır. Diğer yandan Şirket tarafından hasar bedellerinin personele rücu işlemlerinde düzenleyici metin olarak toplu iş sözleşmesinin 63’üncü maddesinde yer alan düzenlemeler gösterilmektedir. Burada hasar bedeliyle ilgili bir takım düzenlemeler yer alsa da örneğin taksitlendirmeyi gerektiren hasar bedellerinde faiz alınıp alınmayacağı, iş ilişkisinin sona ermesi durumunda halen tahsil edilmemiş borcun durumu gibi boşlukta kalan alanlar bulunmaktadır.
Buna göre; personel temin hizmeti kapsamında ABB’de istihdam edilen BELKA personelinin kullandığı (ABB tarafından üçüncü kişilerden kiralanan) araçların karıştığı kazalarla ilgili şirketlere herhangi bir ödemede bulunulmaması, ödenen hasar bedellerinin personele rücu işlemlerine ilişkin ise gerekli iç düzenlemelerin yapılması önem arz etmektedir.