ÖZET: Ticari nitelikli işlemlerde katma değer vergisi (KDV) hesaplarının kullanılmaması, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında belirgin bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Büyükşehir İlçe Belediyesi’ne ait sosyal tesisler ve çocuk bakımevi işletmelerinde, KDV hesaplarının kayıtlarda yer almadığı tespit edilmiştir. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde, belediyelerin ticari faaliyetlerinin vergiye tabi olduğu ve bu kapsamda yapılan harcamaların KDV mükellefiyetine tabi olduğu belirtilmektedir. Ancak, bu işletmelerin yalnızca belirli bir kesime hitap etmemesi nedeniyle istisna kapsamına girmemektedir.

Denetim bulgularına göre, KDV hesaplarının kullanılmaması, belediyenin mal ve hizmet alımlarında indirim hakkının kaybedilmesine yol açmaktadır. İncelemeler, 191 İndirilecek KDV Hesabı’na kaydedilmesi gereken tutarların yanlışlıkla 630 Giderler Hesabı’na veya ilgili varlık hesaplarına kaydedildiğini göstermektedir. Ayrıca, 391 Hesaplanan KDV Hesabı’na kaydedilmesi gereken tutarların da 600 Gelirler Hesabı’na yanlışlıkla kaydedildiği belirlenmiştir.

Bu durum, kamu idaresinin muhasebe kayıtlarında hatalı bilgi oluşmasına neden olmaktadır. Belediyenin işletme faaliyetlerine ilişkin KDV’lerin doğru hesaplarda muhasebeleştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. İlgili muhasebe kayıtlarının yapılması, bu hataların düzeltilmesi ve mali şeffaflığın sağlanması açısından önem taşımaktadır.

BULGU: Ticari Nitelikli İşlemlerde KDV Hesaplarının Kullanılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Belediyenin ticari nitelikteki sosyal tesis ve çocuk bakımevi işletmelerine ilişkin kayıtlarda katma değer vergisi hesaplarının kullanılmadığı görülmüştür.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin “B. Verginin Konusu ile İlgili Çeşitli Hususlar” bölümünde; genel olarak 3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesinde sayılan; genel bütçeye dâhil idareler, özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar ile her türlü mesleki kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet kapsamına girmeyen, kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetlerin vergiye tabi olmayacağı belirtilmiştir. Yine ilgili bölümün devamında yukarıda sayılan kuruluşlara ait veya tabi olan veya bunlar tarafından kurulan ve işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların, iktisadi işletme olarak mütalaa edileceği bunların ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerinin vergiye tabi tutulacağı ve bu çerçevede belediyelere bağlı otobüs, havagazı, su, elektrik, mezbaha, soğuk hava deposu vb. işletmeler ile döner sermayeli kuruluşların, istisna kapsamına girmeyen faaliyetleri dolayısıyla vergiye tabi olacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer yandan, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin; 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına ilişkin “Hesabın niteliği” başlıklı 153’üncü maddesinde; ilgili hesabın mal ve hizmetin satın alınması sırasında satıcılara ödenen veya borçlanılan ve kurum açısından indirim hakkı doğuran katma değer vergisinin izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir. Yine aynı maddenin devamında mahalli idarelerin, bir bedel karşılığı satmak üzere ürettikleri mal veya hizmetin üretim girdisi olarak satın aldıkları mal veya hizmetlere ilişkin olarak ödemiş oldukları katma değer vergisini indirim konusu yapacağı bunun dışında kurumun satışa konu olmayan kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanmak veya tüketmek üzere satın alınmış mal veya hizmet için ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapılmayacağı bu tutarların ilgili gider hesabı veya varlık hesabına yapılacak muhasebe kaydında maliyet bedeline ilave edileceği düzenlenmiştir.

Aynı Yönetmelik’in 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabına ilişkin “Hesabın niteliği” başlıklı 293’üncü maddesinde; ilgili hesabın, teslim edilen mal veya ifa edilen hizmetler üzerinden hesaplanan katma değer vergisi tutarları ile bu tutarlardan mahsup edilen ve ödenen tutarların izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, belediyelerin ayrı bir işletme olarak yürüttüğü faaliyetler, istisna düzenlemeleri dışında, doğrudan KDV’nin konusuna girmektedir. Diğer yandan, ayrı bir işletme şeklinde olmasa da, Belediyenin kendi bütçesi içinde yürüttüğü ticari, sınai, zirai faaliyetler de bu kapsamdadır.

Belediyenin gelir elde ettiği ve harcama yaptığı sosyal tesis ve çocuk bakımevi işletmeleri bulunmakta olup, bu işletmeler için yapılan her harcama ticari nitelik taşımaktadır. Söz konusu işletmeler Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği uyarınca münhasıran ilgili kurum ve kuruluş mensuplarına hitap etmemeleri sebebiyle istisna kapsamına girmemektedir. Dolayısıyla bu işletmeler bünyesinde yapılan işlemler KDV mükellefiyeti doğurmaktadır.

KDV hesaplarının kullanılmaması; Belediyenin mal ve hizmet satın alınması nedeniyle satıcılara ödenen veya borçlanılan ve kurum açısından indirim hakkı doğuran katma değer vergisinin indirim konusu yapılamamasına; mal ve hizmetin satılması sırasında alıcılar tarafından ödenen veya borçlanılan ve kurum açısından hesaplanan katma değer vergisine konu olan işlemler için KDV hesaplanmamasına neden olmaktadır.

Yapılan incelemede; 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedilmesi gereken tutarların 630 Giderler Hesabına ya da ilgili varlık hesaplarına; 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedilmesi gereken tutarların ise 600 Gelirler Hesabına kaydedildiği tespit edilmiştir.

Kamu İdaresinin cevabında, konuyla ilgili gerekli muhasebe kayıtlarının yapılacağı belirtilmiştir.

Belediyenin işletme faaliyetleri kapsamında ortaka çıkan gelir ve giderlerine ait KDV’lerin ilgili hesaplarında muhasebeleştirilmemesine bağlı olarak; 190 Devreden Katma Değer Vergisi Hesabı, 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabı, 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabı, 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabı, 630 Giderler Hesabı, 600 Gelirler Hesabı ile ilgili varlıklar hesabında hatalı bilgi oluşmaktadır. Söz konusu işlemlere ilişkin muhasebe kayıtlarının yapılması gerekmektedir.