|
ÖZET: Belediye şirketlerinde istihdam edilen işçilere yönelik yapılan ödemelerde, sosyal güvenlik primleri ve vergi tutarlarının eksik ödendiği tespit edilmiştir. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde, belediyeler kendi şirketlerinden personel alımı yapabilmekte, ancak bu süreçte hakedişlerin zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesi gerektiği göz ardı edilmiştir. Yapılan incelemeler, belediyenin, personel ödemelerini sadece net ücret, bireysel emeklilik kesintisi ve icra kesintisi üzerinden hesapladığını, ancak SGK primleri ve vergi tutarlarının zamanında ödenmediğini ortaya koymuştur.
Bu durum, belediye şirketinin ilgili kurumlara olan borçlarının birikmesine ve gecikme zammı ile faiz yüküne yol açmıştır. İdare, mali imkansızlıklar nedeniyle bu sorunla karşılaştığını belirtmiş ve gelecekte benzer sorunların yaşanmaması için gerekli önlemleri alacağını ifade etmiştir. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçların kapatılması amacıyla taşınmazların devri konusunda bir anlaşma sağlandığı bildirilmiştir. Ancak bu yaklaşım, uzun vadede sürdürülebilir bir çözüm sunmamaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu çerçevesinde, kamu kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda, belediyenin bütçesinin stratejik planlama doğrultusunda hazırlanarak, personel hizmet bedellerinin tamamının ödenmesi gerekmektedir. Böylece, alacaklı kamu idarelerine yapılacak ödemeler zamanında gerçekleştirilerek, ek mali yükümlülüklerin önüne geçilmiş olacaktır. |
BULGU: Doğrudan Hizmet Alımı Kapsamında Çalıştırılan Personele İlişkin Olarak Belediye Şirketine Hakedişlerin Vergi ve Sosyal Güvenlik Prim Tutarı Kadar Eksik Ödenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında Belediye Şirketinde istihdam edilmeye başlanan işçilere yönelik olarak Şirkete ödenmesi gereken hakedişlerin sosyal güvenlik primi ve vergi tutarı kadar eksik ödendiği, dolayısıyla Şirket tarafından söz konusu yükümlülükler ilgili kurumlara zamanında ödenemeyerek biriktiği ve bunun sonucunda ise gecikme zammı ve faiz yüküne katlanıldığı görülmüştür.
696 sayılı KHK ile yapılan düzenleme sonucunda belediyeler tarafından belediye şirketlerinden 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın personel alımı yapılmaktadır. Söz konusu personel alımı neticesinde belediyeler tarafından kendi şirketlerine sözleşme koşullarına göre tespit edilen hakedişler ödenmektedir.
Yapılan incelemede, Belediyenin kendi Şirketinden temin ettiği personele yönelik yaptığı ödemelerin net ücret, bireysel emeklilik kesintisi ve icra kesintisi toplamından oluştuğu, hakedişin gider kalemlerinden olan SGK primleri ve vergi tutarlarının ise zamanında ödenmediği görülmüştür. Söz konusu ödeme usulü nedeniyle Şirket bu personellerin SGK primleri ile ücretlerinden kesilen gelir ve damga vergisini alacaklı kurumlara zamanında ödeyememekte, bu nedenle söz konusu borçlara gecikme zammı işlemektedir.
Yukarıda yer verilen denetim tespitine istinaden, İdare tarafından bulguda yer alan hususa iştirak edilmiş ve söz konusu hususun mali imkansızlıklar nedeniyle oluştuğu belirtilerek, bundan sonraki süreçte herhangi bir gecikme zammı ve faiz yüküne katlanmamak için mali imkanlar dahilinde bulgu doğrultusunda işlem yapılacağı ifade edilmiştir.
Ayrıca İdare tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçların kapatılmasına yönelik olarak arsa niteliğindeki taşınmazların devri yönünde SGK ile anlaşma sağlandığı belirtilmiştir. Ancak bu yöntem, sorunu yalnızca geçici olarak çözüyor gibi görünse de, uzun vadede sürdürülebilir bir mali çözüm sunmamaktadır. Nitekim kamu taşınmazlarının bu şekilde borç tasfiyesi amacıyla kullanılması, İdarenin mali esnekliğini azaltmakta ve söz konusu taşınmazların reel değerinin altında elden çıkarılması riskini doğurmaktadır.
Sonuç olarak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılması amaçlanmaktadır. İdare bütçesinin stratejik planlama çerçevesinde hazırlanarak Şirkete ödenmesi gereken personel hizmeti bedellerinin sadece net ücret, bireysel emeklilik tutarı ve icra kesintisi toplamı üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan tutar üzerinden değil, ilgili kamu idarelerine ödenmesi gereken ve hakedişin gider kalemlerinden tamamına ilişkin tutarların dahil edilerek ödenmesi gerekmektedir. Böylece alacaklı kamu idarelerine ödenmesi gereken söz konusu kalemler zamanında ödenerek İdare bütçesine gecikme zammı- faizi gibi ek mali külfetler getirilmemiş olacaktır.