ÖZET: İdarenin aleyhine sonuçlanan davalarda, sorumlulara yönelik rücu işlemlerinin gerçekleştirilmediği tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları çerçevesinde, idarenin taraf olduğu çeşitli davalar sonucunda, kurumsal kusurlar nedeniyle ilgili kişi ve kurumlara yapılan tazminat ödemeleri sırasında, görevli personelin sorumluluğuna dair bir kontrol mekanizmasının işletilmediği gözlemlenmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri, kamu görevlilerinin kusurlu davranışları sonucu meydana gelen zararların, ilgili memurlar tarafından karşılanması gerektiğini belirtmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesi, kamu zararı tanımını yaparken, kamu görevlilerinin eylem veya işlemlerinin sonucunda oluşan zararın, ilgili mevzuata göre tahsil edileceğini ifade etmektedir. Bu bağlamda, idarenin tazminat ödemeleri gerçekleştirdikten sonra, sorumlu personelin belirlenmesi ve rücu işlemlerinin başlatılması için gerekli süreçlerin işletilmesi önem arz etmektedir. Yapılan incelemelerde, idarenin kusurlu olduğu durumlarda, rücu gerektiren sorumluluk araştırmalarının yapılmadığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, idare aleyhine sonuçlanan davalarda yapılan ödemeler için mutlaka bir inceleme süreci başlatılmalı, sorumluların tespiti sağlanmalı ve gerektiğinde yargı yoluna gidilerek rücu davası açılmalıdır. Bu adımlar, kamu kaynaklarının korunması açısından kritik öneme sahiptir.

BULGU: İdarenin Aleyhine Sonuçlanan Davalarda Sorumlulara Rücu İşleminin Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

İdarenin taraf olduğu muhtelif davalar sonucu kurumsal kusura binaen ilgili kişi ve kurumlara yapılan tazminat ödemeleri esnasında görevli personelin sorumluluğunun bulunup bulunmadığına yönelik bir kontrol sürecinin işletilmediği görülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde; devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesinin esas olduğu ve zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümlerin uygulanacağı, “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13’üncü maddesinde ise; kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açacakları ve kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde; kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edileceği belirtilmiştir.

5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden Bakanlar Kurulunca hazırlanıp 19.10.2006 tarih ve 26324 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 7’nci maddesinin (a) fıkrasında da kontrol, denetim veya inceleme sonucu tespit edilen kamu zararına ilişkin yazı, tutanak, rapor, ilâm ve benzeri belgelerin ilgili kamu idaresine gönderileceği ifade edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere İdarenin işlem ve eylemlerinden zarar gören kişilerin dava açması sonucunda Belediye adına tazminat ödenmesinin akabinde; ilgili mahkeme kararında yapılan tespitler ve Belediyenin yapacağı sorumluluk araştırması sonucu sorumlunun personel olup olmadığı belirlenmeli, sorumlu personel varsa belirtilen mevzuat hükümleri gereği rücu işlemlerine zamanaşımı süresi içerisinde başlanılmalıdır.

Yapılan incelemede, İdarenin kusurlu olduğuna yönelik isnatlarla açılan davalar sonucu tazminat yükümlülüğü doğduğu ve ödemelerde bulunulduğu örneklerde ödemenin İdare bütçesinden karşılandığı ve personel kaynaklanması nedeniyle rücu gerektirir sorumluluk araştırması yapılmasına yönelik bir süreç ve işleyişin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Kamu idaresince, bulguda tespit edilen hususlara ilişkin olarak gerekli işlemlerin yapılacağı belirtilmiştir.

İdare aleyhine sonuçlanan davalar sonucunda yapılan tüm ödemeler için mutlaka inceleme yapılması ve varsa kusurlu olan sorumluların tespit edilmesi, sorumluların tespit edilemediği durumlarda yargı yoluna gidilmesi ve bu tutarlar için rücu davası açılması gerekmektedir.