|
ÖZET: Şirketin sosyal güvenlik prim borçlarının Büyükşehir Belediyesinden alacaklarıyla mahsup edilmesi sürecinde, Yönetim Kurulu’nun herhangi bir onayı veya kararı bulunmadığı belirlenmiştir. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin %98,91 oranında ortağı olduğu SPOR AŞ, kamu sermayesi ile kurulmuş olmasına rağmen özel hukuk tüzel kişisi olarak ticari faaliyet yürütmektedir. Türk Ticaret Kanunu’na göre, belediyeler tarafından işletilen kuruluşlar tacir olarak kabul edilir ve bu kuruluşların yönetimi, ticari faaliyetlerde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğündedir.
Yönetim Kurulu, şirketin menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür ve bu kapsamda önemli finansal kararları alma yetkisine sahiptir. Ancak yapılan incelemeler, şirketin 35.532.040,01 TL tutarındaki sosyal güvenlik borcunun, Büyükşehir Belediyesinden olan alacaklarla mahsup edilerek azaltıldığını göstermektedir. Bu işlem, yönetim kurulunun onayı olmaksızın tek taraflı olarak gerçekleştirilmiş ve hangi taşınmazların takasta kullanıldığına dair bilgi verilmemiştir. Sonuç olarak, sosyal güvenlik prim borçlarının Büyükşehir Belediyesi taşınmazlarıyla mahsup edilmesi için yönetim kurulunun resmi bir kararı gerekmektedir. Bu durum, şirketin finansal yönetimi açısından önemli bir sorunu işaret etmektedir. |
BULGU: Şirketin Sosyal Güvenlik Prim Borçlarının Büyükşehir Belediyesinden Olan Hakediş Alacaklarından Mahsup Edilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirketin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’na olan sosyal güvenlik prim borçlarına karşılık Büyükşehir Belediyesi taşınmazlarının takasına ilişkin tutarların Şirket alacaklarından mahsup edilmesinde, Yönetim Kurulu’nun herhangi bir karar ya da onayının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Kayseri Büyükşehir Belediyesinin %98,91 oranda ortağı olduğu SPOR AŞ her ne kadar kamu sermayesi ile kurulmuş olsa da, ticari faaliyetleri sebebiyle özel hukuk tüzel kişisi olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bulunmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 16’ncı ve 18’inci maddelerinde belirtildiği üzere; belediye tarafından ticari şekilde işletilmek üzere kurulan kuruluşlar tacirdir ve her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Basiretli iş adamı kavramı iyi niyeti de içine almakla birlikte, iyi niyetten de öte tedbirli bir hareketi, vasat bir şahıstan daha fazla özen gösterme gereğini, ticari hayatın gereklerini ve teamüllerini iyi bilmeyi ve gelecekteki şartları tahmini de ifade etmekte ve şirket menfaatlerini her şeyin üstünde tutma zorunluluğunu gerektirmektedir.
Kanun’un “Özen ve bağlılık yükümlülüğü” başlıklı 369’uncu maddesinde de, yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişilerin, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altında olduğu belirtilmiştir.
Mezkur Kanun’un yönetim kurulunun görevleri ve yetkilerinin düzenlendiği 374’üncü maddesinde; yönetim kurulu ve kendisine bırakılan alanda yönetimin, kanun ve esas sözleşme uyarınca genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında, şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar almaya yetkili olduğu ifade edilmiştir.
Aynı Kanun’un “2. Devredilemez görev ve yetkiler” başlıklı 375’inci maddesinde ise; Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatlar verilmesi ile muhasebe, finans denetimi ve şirket yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulmasının, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, şirketin sermaye hesabında ve maddi duran varlık hesaplarında herhangi bir artış olmadan 361 hesabındaki yükümlülüklerinin azaltıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda şirketin SGK ana para ve gecikme faizi borcu olan 35.532.040,01 TL tutarındaki yükümlülüğün 30.04.2024 tarihi itibarıyla ilgili muhasebe hesaplarından çıkarıldığı, bu tasarrufun ise Büyükşehir Belediyesinden olan hakediş alacaklarından karşlıklı mahsup edilme suretiyle gerçekleştirildiği görülmüştür.
6102 sayılı kanuna göre şirketin üst düzeyde yönetimi ve önemli finansal kararların alınması sorumluluk ve yetkisi yönetim kurulunda olup, 35.532.040,01 TL tutarındaki bir alacaktan vazgeçilmesi ve bu alacağın şirketin prim borcu trampasında kullanılması hususunda yönetim kurulunun takdir ve karar yetkisi bulunmaktadır. Ancak, uygulamada Büyükşehir Belediyesi tarafında tek taraflı olarak bir inisiyatif kullanıldığı, hangi arsaların takasta kullanıldığına ilişkin bilgi verilmediği anlaşılmıştır. Söz konusu taşınmazlar aynı zamanda şirket aktifine girmemiş, ayni sermaye artışı olarak değerlendirilmemiş, taşınmazların değer tespiti de asliye ticaret mahkemesi tarafından yapılmamıştır. Tüm bu anlatılanlar göz önüne alındığında şirketin yönetim kurulunun yapılan trampa/takas işlemine ilişkin 2024 yılı içerisinde herhangi bir onay ya da kararına rastlanmamıştır.
Sonuç olarak, şirketin sosyal güvenlik prim borçlarına karşılık Büyükşehir Belediyesi taşınmazlarının takasına ilişkin tutarların Şirket alacaklarından mahsup edilebilmesi için yönetim kurulu kararı alınması gerekmektedir.