ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından doğrudan hizmet alımı yoluyla çalıştırılan Kariyer Personel A.Ş.’ye yapılan hakediş ödemelerinde yasal kesintilerin (vergi, sosyal güvenlik primi, genel gider ve kâr) dikkate alınmadığını ortaya koymuştur. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek Madde 20’si, belediyelerin personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri belirli şartlar altında doğrudan almasına olanak tanımaktadır. Bu kapsamda, personel giderlerinin toplam giderler içindeki payına dair üst sınırlar belirlenmiştir.

Yapılan incelemelerde, idarenin personel şirketiyle imzaladığı sözleşme gereği hakedişlerin eksik ödenmesi durumunda, şirketin vergi ve sosyal güvenlik primleri gibi yükümlülüklerini zamanında yerine getiremediği tespit edilmiştir. Bu durum, gecikme zammı ve ek mali yükümlülükler doğurarak idarenin bütçesine olumsuz etki yapmaktadır. İdarenin, mali imkansızlıklar gerekçesiyle hakediş ödemelerini tam olarak gerçekleştirememesi, mevzuatla belirlenen yükümlülükleri ortadan kaldırmamaktadır.

Sonuç olarak, Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin, personel şirketine zamanında ödemeler yapması, ileride oluşabilecek ek mali yükümlülüklerin önüne geçilmesi açısından kritik önem taşımaktadır.

BULGU: Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımına Ait Hakedişlerin, Yasal Kesinti Tutarları Olmaksızın Ödenmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresince doğrudan hizmet alımı kapsamında çalıştırılan Belediye Şirketine (Kariyer Personel A.Ş.) hakedişlerin yasal kesinti (vergi, sosyal güvenlik primi tutarı, %4 genel gider ve %7 kar) kadar eksik ödeme yapıldığı görülmüştür.

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek Madde 20’nci maddede; “İl özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın doğrudan hizmet alımı suretiyle birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait ve halen bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirketi bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebilir.

Bu madde kapsamındaki şirketlerde işçilerin işe alımı, işçilere ilişkin personel giderlerinin toplam giderler içindeki payına ilişkin üst sınırları, ilk defa alınacak işçilere ilişkin belirlenecek ölçütleri esas alarak yıllık sınırlamaları ve bu kapsamdaki alımlar ile harcamaları izlemeye ilişkin usul ve esasları belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.” hükümleri yer almaktadır.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesine istinaden 09.04.2018 tarih ve 11608 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla kabul edilen İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar, 28/04/2018 tarih ve 30405 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Usul ve Esasların “Personel Giderlerinin Toplam Giderler İçindeki Payına İlişkin Üst Sınır” başlıklı 5’inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “ (4) İdare tarafından şirkete personel gideri için yapılacak aylık ödemelerin toplamı, hizmet alımı sözleşmesinde öngörülen işçi ücretleri esas alınarak hesaplanan;

Asgari İşçilik maliyeti,

Asgari işçilik maliyeti üzerinden hesaplanan %4 sözleşme giderleri ve genel giderler,

İşçilikle bağlantılı ayni giderler,

ç) Asgari işçilik maliyeti ve işçilikle bağlantılı ayni giderler toplamı üzerinden %7’ye kadar belirlenecek kâr,

dâhil işçilik giderleri toplamını aşamaz. İşçi ücretlerinin tespitinde asgari ücrette meydana gelen artışlar dikkate alınır. Asgari işçilik maliyeti, sözleşme giderleri ve genel giderler ile işçilikle bağlantılı ayni giderler ve kâr oranı, kamu ihale mevzuatı esas alınarak belirlenir. ” hükümleri yer almaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenleme sonucunda belediyeler tarafından belediye şirketlerinden 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın personel alımı yapılmaktadır. Söz konusu personel alımı neticesinde belediyeler tarafından kendi şirketlerine sözleşme koşullarına göre tespit edilen hakedişler ödenmektedir.

İdarenin Belediyenin personel şirketiyle imzaladığı personel çalışmasına dayalı hizmet alımı sözleşmesinin bir bütün olduğu görülmekte olup, sözleşmede belirtilen hakediş tutarlarının bir kısmının ödenebileceğine ilişkin seçimlik hakları bulunmamaktadır.

Hakedişlerin vergi, sgk primi, genel gider ve kar tutarları düşülerek eksik ödenmesi durumunda şirket bu tutarları alacaklı kurumlara zamanında ödeyememekte, bu nedenle söz konusu borçlara gecikme zammı işlemektedir. Bu borçların ve gecikme zamlarının nihayetinde Su Kanalizasyon idaresi tarafından ödeneceği, bu nedenle idarenin bütçesine fazladan külfet getireceği değerlendirilmektedir.

Şirketle imzalanan personel çalışmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri ile bu sözleşmelere dayalı olarak yapılan hakedişlere ait ödeme emirleri incelendiğinde kurumun; sosyal güvenlik primleri, vergi, genel gider ve kar tutarlarının toplamı olan 141.600.700,70 TL (Vergi borcu 6.793.377,75 TL, sgk prim borcu: 82.409.803,06 TL, %4 genel gider + %7 kar: 52.397.519,89 TL) borcu olduğu tespit edilmiştir.

İdare tarafından verilen cevapta; şirket personellerinin maaş ödemelerinde Vergi ve SGK borcunun ödenmemesi, Genel Müdürlüğün mali imkansızlıkları nedeniyle yapılamadığı ifade edilmiştir.

Bahse konu hakediş ödemelerinin mali imkansızlıklar yüzünden ödenememiş olması, mevzuatla belirlenmiş yükümlülükleri ortadan kaldırmayacaktır. Nitekim mali imkansızlıklar sebebiyle bu Şirket’e hakediş ödemelerinin tam olarak yapılamaması da ilerde İdare’yi ek mali külfetlerle karşı karşıya bırakabilecektir.

Kurumun daha fazla borç yükü altına girmemesi için bu tutarların zamanında personel şirketine ödenmesi gerekmektedir.