|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir Bağlı İdaresi’nin abone türleriyle ilgili eksiklikler tespit etmiştir. İdare, yetki ve görev alanında faaliyet gösteren bazı işletmelerin abonelik durumlarını hatalı belirlemiş ya da hiç abonelik kaydı yapmamıştır. Özellikle üniversite yerleşkelerinde ve şehir hastanesi alanlarında bulunan ticari işletmelerin, uygun abonelik tarifeleri yerine düşük tarifelerden faydalandığı gözlemlenmiştir. Bu durum, Abonelik Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği’nin ilgili maddelerine aykırıdır; zira bu işletmelerin işyeri aboneliği tarifesine tabi olmaları gerekmektedir.
Ayrıca, kullanılmış suyun uzaklaştırılması abonesi olmayan işletmelerin varlığı da dikkat çekmektedir. 2872 sayılı Çevre Kanunu’na göre, atıksu altyapı sistemlerini kullanan tüm işletmeler, arıtma sistemlerine katkıda bulunmakla yükümlüdür. Mevzuat, atıksu altyapı tesislerinin tanımını yaparak, bu tesislerden yararlananların kullanılmış suyun uzaklaştırılması abonesi olmaları gerektiğini belirtmektedir. Dolayısıyla, şebeke suyu kullanmayan işletmelerin de atıksularını alıcı ortama vermeden önce bu aboneliği edinmeleri zorunludur. Sonuç olarak, İdare’nin yetki alanındaki işletmelerin su kullanımı ve atıksu yönetimi konusundaki yükümlülükleri, mevzuat çerçevesinde titizlikle izlenmeli ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Bu, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Abone Türlerinin Tespitinde Eksiklikler Olması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
İdare’nin yetki ve görev alanında faaliyet gösterdiği halde abone türü hatalı ve aboneliği olmayan işletmeler tespit edilmiştir.
A) Abone türü hatalı işletmelerin olması
Abonelik Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği’nin “Hizmet bakımından abone türleri” başlıklı 15’inci maddesinde; İdarenin verdiği hizmet yönünden abone türleri açıklanmış olup bunlardan biri de şebeke suyu aboneliğidir.
İdarenin su ve kanalizasyon hizmetlerinden faydalanmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler abone olmak durumundadırlar.
Yönetmelik’in 16’ncı maddesinde kullanım yeri bakımından abone türleri açıklanmış olup işyeri aboneliği “işveren tarafından mal veya hizmet üretmek için maddi olan veya olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği taşınmazlara verilen aboneliklerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Yapılan incelemede;
Üniversite yerleşkelerinde çeşitli ticari işletmelerin faaliyette olduğu ancak bunların ayrı aboneliklerinin bulunmadığı ve bu nedenle eğitim kurumu aboneliği kapsamında düşük tarifeden faydalandıkları,
Şehir Hastanesi yerleşkesinde faaliyette bulunan ticari işletmelerin ise inşaat aboneliği tarifesinden faturalandırıldıkları,
tespit edilmiştir.
Üniversite ve Şehir Hastanesi yerleşkelerinde faaliyet gösteren ve ticari şekilde işletilen bu işletmelere işyeri aboneliği tarifesi uygulanması gerekmektedir.
B) Kullanılmış suyun uzaklaştırması abonesi olmayan işletmelerin olması
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü” başlıklı 11’inci maddesinde; “Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır.” denilmektedir.
Kanun’un 2’nci maddesinde atıksu altyapı tesisleri “evsel ve/veya endüstriyel atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve alıcı ortama verilmesinin sağlandığı sistem ve tesislerin tamamı” olarak tanımlanmıştır.
Mevzuat hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere, arıtma sistemlerinden sorumlu olan İdarenin yapacağı harcamalara, bağlantısı olup olmadığına bakılmaksızın, atıksularını alıcı ortama veren kişiler, kirlettikleri su yüküne katılmak üzere kullanılmış suyun uzaklaştırılması abonesi (KSUB) abonesi olmak durumundadır.
Abonelik Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği’nin “Hizmet bakımından abone türleri” başlıklı 15’inci maddesinde; su ve kullanılmış suyun uzaklaştırılması olmak üzere 2 tür abonelik olduğu belirtilmiş olup İdarenin içme suyu şebekesinden faydalanmayan yer altı suyu, kaptaj, havuz vb. kullanan veya tankerle yer altı ve yüzeysel suları temin ederek atıksu oluşturan özel ve tüzel kişilerin kullanılmış suyun uzaklaştırması abonesi olduğu ifade edilmiştir.
Yönetmelik’in 4’üncü maddesinde KSUB ifadesi aboneler tarafından kullanılarak kanalizasyon şebekesine veya diğer alıcı ortamlara bırakılan kirletilmiş su olarak açıklanmıştır.
Yönetmelik’in 24’üncü maddesinde, her su abonesinin tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bahisle bunların uzaklaştırılması için kullanılmış su bedeli ödemekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir.
Yönetmelik’in “Kanal bağlantısı olmayan abonelere uygulanacak kullanılmış suyun uzaklaştırma bedeli tarifesi” başlıklı 27’nci maddesinde; “a) İdare’ye ait kanalizasyon hattının bulunduğu yerlerde kanalizasyon hattına bağlantı yapmayarak atık sularını doğal alıcı ortamlara boşaltan özel kişi veya tüzel kişilikler İdare’ye ait şebeke suyunu kullanmasalar da türlerine göre kullanılmış suyun uzaklaştırma bedeli ücretini ödemek zorundadırlar.” denilmektedir.
Dolayısıyla her ne kadar içme suyu şebekesi haricinden su temin edilse bile işletmeler tarafından üretim sürecinde hammadde olarak kullanılanın dışında faydalanılan suyun, kirletildiği için uzaklaştırılarak alıcı ortamlara deşarjı gerekmekte olup bu kapsamdaki işletmelere kullanılmış suyun uzaklaştırma bedeli tahakkuk ettirilmelidir.
Mevzuat hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere, arıtma sistemlerinden sorumlu olan İdarenin yapacağı harcamalara, bağlantısı olup olmadığına bakılmaksızın, atıksularını alıcı ortama veren kişiler, kirlettikleri su yüküne katılmak üzere KSUB abonesi olmak durumundadır.
Bununla birlikte, İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik’in “Yeraltı suları için genel koruma esasları ve koruma alanları” başlıklı 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “İçme-kullanma suyu temin edilen kuyu, pınar, kaynak, kaptaj, tünel, galeri ve benzeri yapılarda İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelikte yer alan kalite parametreleri ve standartları dikkate alınarak izleme yapılır. İzleme, büyükşehir belediye sınırları içerisinde büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerince, diğer alanlarda ise Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılır.” denilmektedir.
Dolayısıyla tesislerinde tamamen kuyu suyu kullanan ancak üretim sürecinde insan kaynağı da çalıştıran bu işletmelerde şebeke suyu bulunmadığı için çalışanlarca içme veya kullanma suyu olarak da kullanılan kuyu suyunun İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’te yer alan kalite parametreleri ve standartları sağlayıp sağlamadığı hususu İdarece izlenmelidir.
Yapılan incelemede; işletmesinde şebeke suyu kullanmayan ve atıksularını arıtma yaparak alıcı ortama veren 2 ticari işletmenin kullanılmış suyun uzaklaştırılması (KSUB) abonesi olmadığı ve bunların içme-kullanma suyu olarak yararlandıkları kuyu suyunun İdarece analiz edilmediği tespit edilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; İdare’nin yetki ve görev alanında faaliyet gösteren işletmelerin şebeke suyu haricinde su kullanımı yaparak ve atıksularını arıtarak kanalizasyon harici alıcı ortama verseler bile kullanılmış suyun uzaklaştırılması abonesi olması ve buralarda içme/kullanma suyu olarak yararlanılan suyun İdarece izlenmesi gerekmektedir.