ÖZET: Belediyenin doğrudan ortak olduğu şirketin yönetim kurulunda, idareyi temsil edecek bir belediye meclis üyesinin uygun şekilde belirlenmediği tespit edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu ve Belediye Kanunu’nda, kamu tüzel kişiliklerinin yönetim kurullarında temsilci atama süreçleri ile ilgili açık hükümler bulunmaktadır. Bu bağlamda, belediye meclisi üyelerinin, idare temsilcisi sıfatına sahip olmadan, belediyenin pay sahibi olduğu şirketlerin yönetim kurullarında görev alması mümkün değildir.

Yapılan incelemelerde, Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir şirketin yönetim kuruluna atanan bir kişinin, belediye meclis üyesi olduğu belirlenmiştir. Ancak, meclis üyelerinin, belediyenin şirketlerinde yönetici olarak atanması konusunda net bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte, belediye meclisi üyeleri, belediye başkanını ve belediyenin faaliyetlerini denetleme yetkisine sahip oldukları için, aynı zamanda bu şirketlerde yönetim kurulu üyesi olmaları etik açıdan sorun teşkil etmektedir.

Sonuç olarak, belediyenin pay sahibi olduğu şirketlerin yönetim kurullarında, yalnızca belediye başkanı, genel sekreter ve yöneticilik sıfatına sahip personel tarafından temsil edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu durum, hem hukuki hem de etik açıdan önemli bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.

BULGU: Belediyenin Ortağı Olduğu Şirkette İdareyi Temsil Eden Yönetim Kurulu Üyesinin Usulüne Uygun Olarak Belirlenmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

Belediyenin doğrudan ortağı olduğu Şirketin yönetim kurulunda, İdareyi temsil etmek üzere bir belediye meclis üyesi görevlendirildiği tespit edilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Üyelerin sayısı ve nitelikleri” başlıklı 359’uncu maddesinin beşinci fıkrasında; devlet, il özel idaresi, belediye, köy ile diğer kamu tüzel kişilerinin pay sahibi olduğu şirketlerde, sayılan tüzel kişilerin veya bunların gerçek kişi temsilcilerinin yönetim kuruluna seçilebileceği hükmü yer almaktadır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 37’nci maddesinde “Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir.” denilmekte olup Kanun’un 38’inci maddesi ile de; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak belediye başkanına verilmiştir.

Aynı Kanun’un “Belediye meclisi” başlıklı 17’nci maddesinde; belediye meclisinin, belediyenin karar organı olduğu ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilmiş üyelerden oluşacağı, “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkilerinin, karar vermek, kabul etmek ve belirlemek eylemleri çerçevesinde düzenlendiği, “Başkan vekili” başlıklı 40’ıncı maddesinde yer alan “Belediye başkanı izin, hastalık veya başka bir sebeple görev başında bulunmadığı hâllerde, bu süre içinde kendisine vekâlet etmek üzere, belediye meclisi üyeleri arasından birini başkan vekili olarak görevlendirir.” hükmü ile de belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olan ve belediye teşkilâtını sevk ve idare etmekle görevlendirilen belediye başkanına vekâlet müessesesini istisnai bir uygulama olarak belirlendiği görülmektedir.

Diğer yandan 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun “Şirket kurulması” başlıklı 26’ncı maddesinde; büyükşehir belediyesinin kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, sermaye şirketleri kurabileceği, genel sekreter ile belediye ve bağlı kuruluşlarında yöneticilik sıfatını haiz personelin bu şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında görev alabileceği ifade edilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, belediye meclisinin, belediyenin karar organı olduğu, belediye başkanının belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu; belediye meclisi üyelerinin de belediye tüzel kişiliğini, 5393 sayılı Kanun’un 40’ıncı maddesinde belirtilen istisna haricinde temsil edemeyeceği, belediyenin pay sahibi olduğu şirketlerin yönetim kurullarında, idare temsilcisi sıfatını haiz olmayan belediye meclis üyelerinin idareyi temsilen görevlendirilemeyeceği açıktır.

Yapılan incelemede, Manisa Büyükşehir Belediyesi Müşavirlik, Mühendislik, Müteahhitlik Hizmetleri Ulaşım Toplu Taşımacılık Sosyal Tesisler İşletmeciliği Turizm ve Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (BESOT) Genel Kurul kararıyla yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirilen bir kişinin Büyükşehir Belediyesi Meclisi üyesi olduğu görülmüştür.

Belediye meclis üyelerinin belediyelerin iştiraki olan şirketlere yönetici olarak atanabileceği veya atanamayacağına dair mevzuatta bir hüküm olmamakla birlikte, ileri sürülen husus yukarıda da belirtildiği üzere belediyenin pay sahibi olduğu şirketlerin yönetim kurullarında, idare temsilcisi sıfatına haiz olmayan belediye meclis üyelerinin idareyi temsilen görevlendirilemeyeceğidir.

Diğer yandan meclis üyeleri; gerek belediyenin gerek belediye başkanının ve gerekse belediyenin şirketler ile olan faaliyetlerini denetleyecek, değerlendirecek ve gerektiğinde işlemlere ilişkin karar verecek olan kişilerdir. Belediye şirketleri çoğu zaman diğer özel firmalar gibi belediyenin ihalelerine girerek ihale alan ve hizmet sunan şirketlerdir. İhale alıp Belediyeye hizmet sunan bu şirketlerde yönetim kurulu üyesi olup aynı zamanda denetim komisyonu üyeliği görevinin yürütülmesi etik olmayan bir durum olarak değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak Belediyenin pay sahibi olduğu şirketlerin yönetim kurullarında idarenin tüzel kişiliğinin, yalnızca belediye başkanı, genel sekreter ve yöneticilik sıfatını haiz personelin marifeti ile temsil edilmesi gerekmektedir.