|
ÖZET: Karacaören Gölü, içme suyu olarak kullanılmak üzere planlanırken, diğer belediyeler tarafından atık suların bu göl havzasına deşarj edildiği tespit edilmiştir. İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik ve Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, içme suyu ve atıksu kaynaklarının tanımlarını belirlemekte ve su kaynaklarının korunması için gerekli önlemleri vurgulamaktadır. Bu çerçevede, içme suyu olarak kullanılacak suyun belirlenen kalite standartlarını sağlaması, havzanın ise su kaynağını besleyen yer altı ve yüzeysel suların toplandığı alan olarak korunması gerekmektedir.
Antalya Su ve Atık Su İdaresi ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü arasında 2011 yılında imzalanan protokol, Antalya ilinin içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla yatırımların yapılmasını öngörmektedir. Ancak, yapılan denetimlerde Isparta Atıksu Arıtma Tesisi ve Deri Organize Sanayi Bölgesi’nden gelen atık suların, belirlenen iş termin planına aykırı olarak doğrudan Karacaören Gölü havzasına deşarj edildiği ortaya çıkmıştır. Bu durum, içme suyu olarak kullanılacak suyun kalitesini tehdit eden kirlilik unsurlarının göle karışmasına yol açmaktadır. Sonuç olarak, ilgili paydaşların, belirlenen iş termin planlarına uygun hareket ederek gerekli yatırımları gerçekleştirmesi ve su kaynaklarını kirletecek atıkların göl havzasına deşarj edilmemesi için gereken önlemleri alması elzemdir. Kamu idaresi, tespit edilen sorunlara yönelik gerekli işlemleri yapacağını belirtmiştir. |
BULGU: Karacaören Gölünün Mevzuat Hükümlerine Aykırı Şekilde Atıksular İçin Alıcı Ortam Olarak Kullanılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
Antalya ilinde içme suyu olarak kullanılması planlanan Karacaören Gölü havzasına diğer belediyeler tarafından Atıksu Arıtma Tesisi, Deri Sanayii ve Organize Sanayi Bölgelerinde ortaya çıkan atık suların deşarj edildiği görülmüştür.
İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 5’inci maddesinde;
h) İçme-Kullanma Suyu: Genel olarak içme, yemek yapma, temizlik ve diğer evsel amaçlar ile, gıda maddelerinin ve diğer insani tüketim amaçlı ürünlerin hazırlanması, işlenmesi, saklanması ve pazarlanması amacıyla kullanılan, orjinine bakılmaksızın, orijinal haliyle ya da arıtılmış olarak ister kaynağından isterse dağıtım ağından temin edilen ve Ek-1′ deki parametre değerlerini sağlayan ve ticari amaçlı satışa arz edilmeyen suları,
Su Kirliliği Kontrolü Yönetmelik’inin “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde;
“Atıksu kaynakları: Faaliyet ve üretimleri nedeniyle atıksuların oluşumuna yolaçan konutlar, ticari binalar, endüstri kuruluşları, maden ocakları, cevher yıkama ve zenginleştirme tesisleri, kentsel bölgeler, tarımsal alanlar, sanayi bölgeleri, tamirhaneler, atölyeler, hastaneler ve benzeri kurum, kuruluş ve işletmeler ve alanlardır.
Havza: Bir akarsu, göl, baraj rezervuarı veya yeraltı suyu haznesi gibi bir su kaynağını besleyen yeraltı ve yüzeysel suların toplandığı bölgenin tamamını,
İçme ve kullanma suyu rezervuarı: İçme ve kullanma suyu temin edilen doğal gölleri veya bu amaçla oluşturulan baraj rezervuarlarını,
İş termin planı: Atıksu kaynaklarının yönetmelikte belirtilen alıcı ortam deşarj standartlarını sağlamak için yapmaları gereken atıksu arıtma tesisi ve/veya kanalizasyon gibi altyapı tesislerinin gerçekleştirilmesi sürecinde yer alan yer seçimi, proje, ihale, inşaat, işletmeye alma gibi işlerin zamanlamasını gösteren planı,
Aynı Yönetmelik’in “Havza Planı, Havza Koruma Planı” başlıklı 5’inci maddesinde;
“Kıta içi su kaynaklarının mevcut kalitesinin kullanım alanları için gerekli kalite kriterlerine uygunluğunun tespitinin ve havza planının ilgili kurumların görüşünü alarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılması esastır.
Kıta içi su kaynaklarının her türlü kullanım amacıyla korunması, kirlenmesinin önlenmesi ve kirlenmiş olan su kaynaklarının su kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla havzanın özelliklerinin de dikkate alındığı bir havza koruma planı yapılması esastır. Yapılan havza koruma planı sonucunda uzun vadeli bir koruma programı ve koruma tedbirleri belirlenir. Bu yolla hazırlanacak koruyucu plana uyulması esastır.
Havza koruma planı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve ilgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça yapılır ve/veya yaptırılır.”
Aynı Yönetmelik’in “Suların Korunacağı Kirletici Etkenler” başlıklı 6’ıncı maddesinde;
“Alıcı su ortamlarında evsel, endüstriyel, tarımsal, deniz trafiği ve benzeri kaynaklardan dolayı kirlenmeye neden olan başlıca etkenler aşağıda belirtilmiştir.
a) Fekal atıklar,
b) Organik atıklar,
Kimyasal Atıklar,
Aşırı üretim artışına neden olan besin maddelerinin, alıcı ortamın dengesini bozacak şekilde aşırı boşaltımı,
Atık ısı,
Radyoaktif atıklar,
Deniz dibinden taranan malzeme, çamur, çöp ve hafriyat artıklarının ve benzeri atıkların boşaltımı,
Yerüstü Su kalitesi Yönetmelik’in EK-3’te yer alan “Yerüstü Su Kütlelerinde Koruma Bölgeleri” başlıklı maddesinde;
“Yerüstü Su Kütlelerinde Koruma Bölgeleri aşağıda sıralanmıştır:
İnsani kullanım maksatlı su temini için tahsis edilen alanlar
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; İçme suyu olarak kullanılması planlanan suyun yönetmelikte belirtilen parametreleri sağlaması gerektiği, havzaların ise su kaynağını besleyen yer altı ve yerüstü suların toplandığı alan olduğu belirtilmiştir. Atıksu kaynaklarının ise konutların, ticari yapıların, OSB’lerin olduğu görülmektedir.
Antalya Su ve Atık Su İdaresi ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 18.08.2011 yılında Antalya ilinin içme suyu ihtiyacının karşılanması için idareler arasında protokol imzalanmıştır. Protokole göre; Devlet Su İşleri tarafından yapılacak yatırım ile Antalya ilinin içme suyu ihtiyacı karşılanacak ve yapılan yatırımın bedeli ASAT tarafından 30 yıla yayılmış eşit taksitlerle DSİ’ye ödenecektir. Bu maddeye ek olarak ise Karacaören gölünün havzasında yer alan Isparta ve Burdur illerinin ise yapması gereken yatırımlar Karacaören-1Özel hükümler çıkarılarak belirlenmiş ve iş termin planı oluşturulmuştur. İş termin planlarına göre Isparta Atıksu Arıtma Tesisinin ve Deri OSB’nin atık su deşarjlarının gölün havzasına yapılmaması kararlaştırılmıştır.
Fakat yerinde yapılan fiili ve fiziki denetimlerde; Isparta AAT, Deri OSB ve Isparta Belediyesine bağlı beldenin atık suları direkt olarak Karacaören gölünün havzasına deşarj edildiği görülmüş ve alınan numune sonuçları incelendiğinde; İçme suyu olarak kullanılması planlanan suya, karışmaması gereken kirlilikte suların karıştığı tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında, bulguda tespit edilen hususlara ilişkin olarak gerekli işlemin yapılacağı belirtilmiştir.
Sonuç olarak, Özel hükümlerde belirtilen iş termin planlarına uygun olarak gereken yatırımların paydaş belediyeler tarafından yapılması, suyu kirletecek atıksu ve diğer maddelerin gölün havzasına deşarj edilmemesi ve ilgili idarelerin, DSİ’nin ve ilgili bakanlıkların gerekli önlemleri alması gerekmektedir.