ÖZET: Elektrik, doğalgaz ve telefon faturalarının zamanında ödenmemesi, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında önemli bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Belediyenin çeşitli birimlerinde bu faturaların gecikmeli ödenmesi sonucunda, gecikme cezaları ve eski borç tutarlarıyla karşılaşılmıştır. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu kaynaklarının etkili ve hukuka uygun bir şekilde yönetilmesini zorunlu kılmakta ve harcama yetkililerini bu konuda sorumlu tutmaktadır. Ayrıca, kamu zararının tanımı ve belirlenmesi, mevzuata aykırı işlemler sonucunda kaynakların kaybını da kapsamaktadır.

Yapılan incelemelerde, 2024 yılında belediyenin elektrik, doğalgaz ve telefon faturalarının zamanında ödenmediği ve önceki dönemlere ait borçların bulunduğu tespit edilmiştir. Özellikle doğalgazla yapılan yüksek maliyetli üretimlerin, alternatif enerji kaynaklarıyla değiştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Belediyenin nakit dengesinin bozulması nedeniyle faturaların zamanında ödenemediği ve bu durumun gecikme bedellerine yol açtığı görülmüştür.

Kamu idaresinin, 24 Ocak ve 6 Şubat depremleri sonrası yaşanan ekonomik zorlukları gerekçe göstererek, gelir tahsilat oranlarının düştüğünü belirtmesi, faturaların ödenmesinde güçlük yaşandığını ortaya koymaktadır. Ancak, kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması için, bu faturaların zamanında ödenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, gerekli tedbirlerin alınması ve kamu zararının önlenmesi için hassasiyet gösterilmesi gerektiği ifade edilmektedir.

BULGU: Elektrik, Doğalgaz ve Telefon Faturalarının Zamanında Ödenmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Belediyenin çeşitli birimlerinde kullanılan elektrik, doğalgaz, telefon ve internete ilişkin faturaların zamanında ödenmemesinden dolayı faturalarla ilgili gecikme cezaları ödenmesi yanında faturalarda eski borç tutarlarının yer aldığı da tespit edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde;

“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır. ” denilmekte olup mezkûr Kanun’un “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur. ” ifadesi yer almaktadır. Dolaysıyla harcama yetkilileri kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasından doğrudan doğruya sorumludurlar.

5018 sayılı Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrasında kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış ve ikinci fıkrasında da;

“Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

(-)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

esas alınır.” denilmektedir.

Bununla birlikte Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde kamu zararının belirlenmesinde, kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesinin de esas alınacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, alınan hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması ve yükümlülüklerin mevzuata uygun şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle gecikme cezası ödenmesi durumunda kamu kaynaklarında eksilmeye neden olunmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11’inci maddesinde, devlet memurlarının görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu oldukları, 12’nci maddesinde de, devlet memurlarının görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek zorunda oldukları ve kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesinin esas olduğu açıklanmıştır.

5018 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesini (h) bendinde kamu giderinin;

“Kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, malî ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer giderleri” ifade ettiği belirtilmiştir. Dolayısıyla kamu idareleri tarafından alınan hizmet bedelleri 5018 sayılı Kanun kapsamında kamu gideri olarak ödenmektedir. Ancak alınan hizmet için ödenecek olan bedelden daha fazla ödeme yapılması 5018 sayılı Kanun kapsamında kamu gideri olarak değerlendirilemeyecektir.

Yapılan incelemede Belediyede 2024 yılında elektrik, doğalgaz ve telekom faturalarının zamanında ödenmediği ve faturalarda önceki döneme ait borç tutarlarının olduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca yerinde yapılan denetim çalışmalarında, asfalt biriminde yapılan üretimin doğalgazla yapıldığı ve sonuçta yüksek tutarda doğalgaz faturalarının geldiği tespit edilmiştir. Doğalgaza dayalı ve yüksek maliyetli üretim yerine alternatif üretim malzemeleri ile üretim maliyetini düşürecek diğer enerji kaynaklamalarının değerlendirilmesi konusu dikkate alınmalıdır.

Diğer yandan elektrik ve doğalgaz faturalarının, Belediyenin nakit dengesinin uygun olmaması nedeniyle zamanında ödenemediği ve gecikme bedelleri ödendiği görülmektedir. Elektrik ve doğalgaz faturalarında gecikmeye yol açmayacak şekilde gerekli tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır.

05.02.2024 tarih ve 2359 nolu Ödeme Emri Belgesi ekinde yer alan Türk Telekom faturasında 14 adet önceki döneme ait ödenmemiş faturanın olduğu tespit edilmiştir. ÖEB ekinde yer alan diğer faturalarda da 23 adet ödenmemiş eski döneme ait faturanın bulunduğu, diğer bir faturada ise 16 adet ödenmemiş eski faturanın olduğu bilgisinin yer aldığı görülmüştür.

Kamu idaresinin cevabında İlimizde yaşanan 24 Ocak Sivrice ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri nedeniyle Toki tarafından İlimize yapılmış olan yeni yaşam mahallerindeki deprem konutlarının alt yapı ve üstyapı giderleri ve 23.02.2023 tarih 32113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6831 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Elazığ ili Mücbir sebep hali ilan edilmesi nedeniyle gelir tahsilat oranlarının düşük olması elektrik, doğalgaz ve diğer faturaların ödenmesi konusunda ödeme güçlüğüne neden olduğu, normalleşme ile birlikle yaşanacak olumlu gelişmelerin finansal yapıya olumlu şekilde yansıyacağı ve faturaların zamanında ödenebileceği öngörüldüğü ifade edilmiştir.

Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasının sağlanmasını ve kamu zararının oluşumunun engellenmesini teminen söz konusu faturaların, herhangi bir gecikmeye mahal vermeksizin, zamanında ve eksiksiz ödenmesi konusunda hassasiyet gösterilmesinin gerektiği düşünülmektedir.