|
ÖZET: Belediyenin bazı davalarda yeterli dikkat göstermediği ve bu durumun sonuçlandığı, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda belirtilmiştir. 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddeleri, kamu kaynaklarının etkin ve hukuka uygun bir şekilde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Devlet memurları, görevlerini titizlikle yerine getirmek ve kendilerine emanet edilen kamu malını korumakla yükümlüdür. İdareye zarar veren memurlar, bu zararın tazmininden sorumlu tutulmakta ve ilgili düzenlemelere göre rücu işlemleri gerçekleştirilmektedir.
Belediye aleyhine sonuçlanan davalarda, bazı idari davalarda savunmaların zamanında verilmediği ve duruşmalara katılımın sağlanmadığı tespit edilmiştir. Örnek olarak, Elazığ 2. İdare Mahkemesi’nde görülen çeşitli davalar, bu durumu ortaya koymaktadır. Ayrıca, zamanında yapılmayan ödemeler nedeniyle ek masraflar ve vekalet ücretleri gibi ek yükümlülükler doğmuştur. Kamu idaresi, bu bulgulara katıldığını belirtmiş, ancak herhangi bir kamu zararı oluşmadığını ifade etmiştir. Belediye, ilgili birimlerin gerekli önlemleri alarak fazladan yargılama giderleri ödemekten kaçınması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, gelecekte daha dikkatli ve özenli bir yaklaşım benimsenmesi önem arz etmektedir. |
BULGU: Belediye Aleyhine Sonuçlanan Bazı Davaların Takibinde Zafiyet Gösterilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Belediyenin kaybetmiş olduğu bazı davalarda, gerekli hassasiyetin gösterilmediği görülmüştür.
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesi;
“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır”
şeklindedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12’nci maddesinde, Devlet memurlarının, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğu, Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesinin esas olduğu, zararın ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümlerin uygulanacağı, ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen
zararların, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödeneceğine ilişkin düzenlenme yapılmıştır.
657 sayılı Kanun’un12’nci maddesine istinaden 13/8/1983 tarih ve 18134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 27/671983 tarih ve 83/6510 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile kabul edilen Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik’te de memurlara yapılacak rücunun usul ve esasları düzenlenmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde de belediyenin hak ve menfaatlerini korumanın belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu belirtilmiştir. Devlet memurları görevlerini yaparken gereken dikkat ve itinayı göstermek ve kendilerine teslim edilen devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.
Diğer taraftan devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idarenin zarara uğratılması durumunda, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır. Kamu hukukuna tabi işler sebebiyle zarar gören kişilerin uğradıkları zararlar için bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açılmaktadır. Başvurulan mahkeme veya makamlarca verilen kararlar uyarınca ödenmesi gereken tazminatlar ilgili kurumlarca ödenmektedir. Ancak, zararı ödeyen kurum genel hükümlere göre sorumlu memurlara rücu haklarını kullanabilecektir.
Belediye aleyhine sonuçlanan mahkeme kararlarının incelenmesinde, bazı idari davalarda, savunmaların zamanında verilmediği görülmüştür. Ayrıca duruşmalı bazı idari davalara, mazeret olunmaksızın duruşmalara katılmadığı da tespit edilmiştir.
Elazığ 2. idare Mahkemesinin 2022/538 Esas sayılı dosya,
Elazığ 2. idare Mahkemesinin 2022/1025 Esas sayılı dosya,
Elazığ 2. idare Mahkemesinin 2022/323 Esas sayılı dosya,
Elazığ 2. idare Mahkemesinin 2022/1584 Esas sayılı dosya,
Elazığ 2. idare Mahkemesinin 2022/33 Esas sayılı dosya,
Elazığ 2. idare Mahkemesinin 2023/127 Esas sayılı dosya,
Elazığ 2. idare Mahkemesinin 2023/172 Esas sayılı dosya,
Elazığ 2. idare Mahkemesinin 2023/127 Esas sayılı dosya,
Elazığ 2. idare Mahkemesinin 2023/164 Esas sayılı dosya,
Elazığ 2. idare Mahkemesinin 2023/191 Esas sayılı dosyalar örnek olarak gösterilebilir.
Ayrıca aleyhte sonuçlanan bazı davalarda da, gerekli ödemeleri zamanında yapılmadığı için Belediye aleyhine takip süreçleri başlatıldığı ve bunun sonucu olarak da ilave vekalet ücretleri başta olmak üzere diğer masraflara katlanıldığı da görülmüştür.
Kamu idaresi cevabında özetle, bulgudaki tespitlere iştirak edildiği, fakat bu hususlar nedeniyle idare aleyhine herhangi bir hak kaybı veya kamu zararı meydana gelmediği, bundan sonra gereken dikkat ve özenin gösterileceği ifade edilmiştir.
Belediye ilgili birimlerince gerekli hassasiyetin gösterilerek, fazladan yargılama giderleri ödenmesi zorunda kalınmaması gerekmektedir.