ÖZET: Ankara Büyükşehir Belediyesi, doğrudan personel temin hizmeti aldığı şirketlere yaptığı ödemelerde vergi borcu sorgulaması gerçekleştirmiştir. Ancak, bu sorgulama sonucunda ortaya çıkan vadesi geçmiş borçlar için herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödemelerin gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerinden vadesi geçmiş borç bulunmadığına dair belge talep edilmesini zorunlu kılmakta ve bu belgenin sağlanmaması durumunda idari para cezası uygulanacağını belirtmektedir.

Tahsilat Genel Tebliği’nde de, kamu idarelerinin belirli tutarların üzerindeki ödemelerinde vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge talep edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı ödemelerin çoğunlukla işçi alacaklarını karşıladığı, ancak bazı dönemlerde bu ödemelerin işçi alacaklarını aştığı gözlemlenmiştir. Ödemelerin işçi alacaklarını aşan kısımlarında, yapılan borç sorgulamasına rağmen kesinti yapılmaması, mevzuatla çelişen bir durum olarak ortaya çıkmaktadır.

Belediye, hakediş ödemelerinde yaşanan gecikmeler ve personel ücretlerinin düzenli ödenmesi gerekliliğini gerekçe gösterse de, bu durum mevzuatın öngördüğü yükümlülükleri geçersiz kılmamaktadır. Dolayısıyla, yapılan ödemelerde borç sorgulaması sonucunda tespit edilen vadesi geçmiş borçlar için kesintilerin yapılması ve ilgili tahsil dairelerine aktarılması gerekmektedir.

BULGU: Vergi Borcu Olan Belediye Şirketlerine Yapılan Hakediş Ödemelerinde Borç Sorgulaması Yapılmasına Rağmen Kesinti Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

Ankara Büyükşehir Belediyesinin, doğrudan personel temin hizmeti aldığı şirketlerine yapılan işin karşılığının ödenme zamanında vergi borcu sorgulamasının yapıldığı fakat herhangi bir kesinti yapılmadan ödemenin gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.

6183 sayılı Kanun’un “Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları” başlıklı 22/A maddesi ile Hazine ve Maliye Bakanı çeşitli ödeme ve işlemlerde Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.

Maddede ayrıca, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara idari para cezası uygulanacağı belirtilmiştir.

Mezkur Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Tahsilat Genel Tebliği Seri:A Sıra No:1’in “Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları” başlıklı V. Kısmında zorunluluk getirilen ödeme ve işlemler belirtilmiş, bu kapsamda 5018 sayılı Kanun’a tabi kamu idarelerine, kaynağına bakılmaksızın Tebliğ ekinde yer alan Ek-11 sayılı listede bulunan alımlar ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların, mal ve hizmet alımları ile yapım işleri (istisnalar dahil) nedeniyle hak sahiplerine 5.000 TL’nin üzerinde yapacakları ödemelerde Bakanlığa bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığına ilişkin vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge aranılması zorunluluğu getirilmiştir.

Tahsil dairelerince vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge tanzimi sırasında, borçlunun belirlenmiş alacak türlerinden vadesi geçtiği halde ödenmemiş bir borcu bulunup bulunmadığı araştırılacak ve vadesi geçtiği halde ödenmemiş borçlar, tutarları ile birlikte talep edilen belgede gösterilecektir.

Tebliğ’de belirlenen alacak türlerinden yine aynı Tebliğ’de belirlenen tutarın üzerinde vadesi geçmiş borcun bulunması halinde, borçlunun talebinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın ödenecek tutardan, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgede belirtilen borç tutarını aşmamak üzere kesinti yapılarak ilgili tahsil dairesi hesabına aktarılması zorunluluğu getirilmiştir.

Diğer taraftan, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgenin aranılmasını gerektiren ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, hak sahibi tarafından yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade edecektir.

ABB yukarıya alınan mevzuatta belirtilen 5018 sayılı Kanun kapsamındaki idarelerden biridir ve bu şirketlerden yapmış olduğu alım da Tebliğ eki EK-11’de belirtilen alımlar arasında yer almaktadır. Aynı zamanda Belediye 4734 sayılı Kanun kapsamında olup bu şirketlerden yapmış olduğu alımlar da Tebliğ’de belirtilen 4734 sayılı Kanun kapsamına giren kurumların hizmet alımları arasındadır. Bu şirketlere yapılan ödemelerin tutarı da mevzuatta belirtilen sınırın oldukça üstündedir. Yani mevzuattaki düzenlemeler ABB’nin doğrudan personel temin hizmeti aldığı şirketlere yaptığı ödemeler için uygulanabilir durumdadır.

ABB’nin doğrudan personel temin hizmeti aldığı belediye şirketlerine yapılan hakediş ödemeleri incelendiğinde şirketlere yapılan ödemelerin genellikle işçi alacaklarını karşılayacak tutarla sınırlı olduğu ancak yapılan ödemelerin bazı dönemlerde işçi alacaklarını aştığı görülmüştür. Her iki türlü ödemede de şirketlerin borç sorgulamasının yapıldığı fakat şirketlere yapılan ödemenin işçi alacaklarını aşan tutarda olduğu dönemlerde borç sorgusunda görülen tutarlar için herhangi bir kesinti yapılmadığı tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında, şirketlere yapılan hakediş ödemelerinde, hakediş tutarını aşan miktarda yapılan ödemeye rağmen vergi borcu için kesinti yapılmamasının sebebi olarak, hakedişlerin belediyeye sunulmasında yaşanan gecikmeler ve personel temin hizmetlerinde personel ücret ödemelerinin düzenli bir şekilde yapılma gerekliliği gösterilmektedir. Fakat bu açıklamanın yukarıya alınan ve mevzuatta yer alan düzenlemeler karşısında bir yeri bulunmamaktadır. Zira mevzuat işçilere ücretlerinin düzenli bir şekilde ve süresinde ödenmesini temin etmek amacıyla vadesi geçmiş vergi borcu olsa da şirketlere yapılan ödemelerin işçi ücretleriyle ilgili olan kısmından vergi borcu kesintisi yapılmamasını emretmekte, ancak işçi ücretlerini aşan miktarda bir ödeme yapılması durumunda vergi borcu için kesinti yapılmasını istemektedir.

Belediyenin doğrudan personel temin hizmeti aldığı şirketlerine yaptığı ödemelerde borç sorgulamasının yapılması ve bu sorgu sonucunda tespit edilen vadesi geçmiş borç bilgisine göre yapılan ödemenin işçi alacaklarını aşan miktarından bu borçla ilgili kesintilerin yapılıp tahsil dairelerine aktarılması gerekmektedir.