|
ÖZET: Kira alacaklarının tahsili sürecinde önemli eksiklikler tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, belediyelerin mülkiyetindeki taşınmazların kiralanmasıyla elde edilen kira gelirlerinin etkin bir şekilde takip edilmediğini ortaya koymaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelere taşınmaz kiralama ve gelir tahsilatı konularında yetkiler tanırken, kamu idarelerinin gelirlerini zamanında tahsil etme yükümlülüğü de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda belirtilmiştir. Ancak, denetimler sonucunda kiracıların kira bedellerini zamanında ödemediği ve gecikmeler için gerekli yasal süreçlerin başlatılmadığı görülmüştür.
Belediye, kira alacaklarının tahsilinde yaşanan gecikmeleri kabul etmekte ve gecikme zammı uygulandığını belirtmektedir. Ancak, bu açıklamalar mevcut sorunları tam olarak çözmemektedir. Kamu alacaklarının zamanında tahsil edilmesi ve yasal takip süreçlerinin gecikmeden başlatılması, mevzuat gereği zorunludur. Kira sözleşmelerindeki ihtar ve teminat hükümleri hukuken bağlayıcıdır ve bu durum, alacakların tahsilatında gecikmelere yol açmaktadır. Kira gelirlerinin zamanında tahsil edilmesi için etkin bir takip sistemi kurulması gerekmektedir. Kira ödemeleri düzenli olarak izlenmeli, gecikmelerin önüne geçilmesi için yasal süreçler derhal başlatılmalıdır. İhtarname gönderimi ve icra işlemleri, gecikmeksizin uygulanarak kamu kaynaklarının etkin kullanımı sağlanmalıdır. |
BULGU: Kira Alacaklarının Tahsiline İlişkin Süreçlerin İşletilmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Belediyelerin mülkiyetinde bulunan taşınmazların kiraya verilmesi sonucu elde edilmesi gereken kira gelirlerinin düzenli ve etkin bir şekilde takip edilmediği tespit edilmiştir.
Mevzuatta belediyelerin taşınmaz kiralamalarına ve gelir tahsilâtına ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesi hükmü kapsamında, belediyelerin taşınmazlarını kiraya verebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, “Belediye encümeninin görev ve yetkileri” başlıklı 34’üncü maddesi hükmü uyarınca, üç yılı geçmemek üzere taşınmazların kiralanmasına karar verme yetkisi belediye encümenine aittir.
Kamu idarelerinin gelirlerini zamanında tahsil etmeleri ve tahsilat süreçlerini etkin bir şekilde yürütmeleri, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelir, alacak ve borçların takibi” başlıklı 38’inci maddesi kapsamında düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, kamu idareleri gelirlerini süresi içinde tahsil etmekle yükümlüdür ve gelirlerin zamanında tahsil edilmemesi durumunda gerekli yasal süreçleri başlatmalıdır. Ayrıca, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamlı ve ilamsız takip” başlıklı 42’inci maddesi ve devamı hükümlerine göre, kira alacaklarının tahsili için gerekli icra işlemleri başlatılmalı, süresi içinde ödenmeyen borçlar için hukuki takip süreci işletilmelidir.
Ayrıca ilgili Taşınmaz Kiralama Sözleşmelerinin “Fesih yetkisi” başlıklı 11’inci maddesine göre; taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde 10 gün süreli ihtarname gönderileceği, ihtarname sonucunda kira sözleşmesinin fesih edilerek kesin teminatın irat olarak kaydedileceği ve 1 yıllık kira bedelinin tazminat olarak alınacağı belirtilmektedir.
Denetimler sonucunda, Belediyenin kira alacaklarının tahsilinde ciddi eksiklikler olduğu belirlenmiştir. Kiracılar tarafından ödenmesi gereken kira bedellerinin zamanında tahsil edilmediği ve geciken ödemeler için yasal süreçlerin işletilmediği görülmüştür. Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması açısından, kira alacaklarının takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Belediyenin cevabında, taşınmaz kira alacaklarının tahsilinde zaman zaman gecikmeler yaşandığı kabul edilmiş, buna karşılık gecikme zammı uygulandığı, kiracılara resmi yazılarla bildirimde bulunularak belediye avukatına yönlendirme yapıldığı ve icra sürecinin başlatıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca, iyi niyetli ve ekonomik zorluk yaşayan kiracılara müsamaha gösterildiği, vergi affı ve yapılandırma düzenlemelerinin tahsilatı geciktirdiği belirtilmiştir. Bu açıklamalar, kısmen alınan tedbirleri ortaya koymakla birlikte, bulguda yer alan temel sorunları tam olarak karşılamamaktadır.
Öncelikle, 5018 sayılı Kanun’un ilgili maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre, kamu alacaklarının zamanında tahsil edilmesi ve yasal takip süreçlerinin gecikmeden başlatılması zorunluluktur. Oysa belediye cevabında, uygulamada müsamaha gösterildiği açıkça ifade edilmiştir. Bu durum, mevzuatın öngördüğü etkin ve zamanında tahsilat ilkesine açıkça aykırıdır. Kira sözleşmelerinde yer alan 10 günlük ihtar ve teminatın irat kaydı ile tahliye hükümleri, hukuki olarak bağlayıcıdır ve belediyenin takdir yetkisi sınırlıdır. Yani, kira borcu ödenmemesi halinde doğrudan dava açılmaması, alacakların tahsilinde gecikmeye, gelir kaybına ve eşitsiz uygulamalara yol açmaktadır.
Bu çerçevede, kira gelirlerinin zamanında tahsil edilmesini sağlamak amacıyla bazı önlemlerin alınması gerekmektedir. Öncelikle, kira takibini etkin bir şekilde yapacak bir sistem oluşturulmalı, kira ödemeleri düzenli olarak izlenmeli ve gecikmelerin önüne geçilmelidir. Gecikmeli ödemeler için yasal süreçler derhal başlatılmalı, ödeme yapılmayan durumlarda ihtarname gönderimi ve icra işlemleri gecikmeksizin uygulanmalıdır.