|
ÖZET: Katma Değer Vergisi (KDV) ile ilgili yapılan denetimlerde, su satış gelirlerinden doğan KDV’nin tahakkuk aşaması yerine tahsilat aşamasında kaydedildiği tespit edilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 10. maddesi, su gibi enerji dağıtımında vergiyi doğuran olayın tahakkuk anında meydana geldiğini belirtmektedir. Bu durum, su bedelinin tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın, kamu idareleri tarafından düzenlenen su fatura bildirimleriyle ilişkilidir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 293. maddesi, KDV’nin doğru bir şekilde izlenmesi için 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabının kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Ancak yapılan incelemeler, su satış gelirlerine ilişkin KDV’nin tahakkuk döneminde değil, tahsilat döneminde kaydedildiğini ortaya koymuştur. Bu durum, KDV beyannamelerinin hatalı düzenlenmesine yol açmakta ve kamu idaresinin vergi dairesine ödemesi gereken KDV tutarlarını etkilemektedir. Kamu İdaresi, mevcut durumun düzeltilmesi amacıyla ilgili yazılım üzerinde çalışmalar başlatacağını belirtmiştir. Su satış gelirlerinden doğan KDV’nin, su fatura bildirimi düzenlendiğinde hesaplanarak 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. |
BULGU: Katma Değer Vergisi Muhasebe Kaydının Tahakkuk Aşaması Yerine Tahsilat Aşamasında Yapılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Kamu İdaresi tarafından su satış gelirlerinden doğan katma değer vergisinin (KDV) tahakkuk aşaması yerine tahsilat aşamasında 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedildiği görülmüştür.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi” başlıklı 10’uncu maddesinde; su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında, bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesi anının KDV’yi doğuran olay olduğu belirtilmektedir.
26.04.2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin “Vergiyi Doğuran Olayın Meydana Gelmesi” başlıklı (I/Ç-1) bölümünde, su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların ilgili müesseselerce bedellerinin tahakkuk ettirilmesi ile vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun ikinci maddesinin üçüncü fıkrasında su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri dağıtımların mal teslimi sayıldığı, ancak bu tür malların teslimi önceden gerçekleştirildiği halde bu aşamada vergilendirilmesi mümkün olmadığından Kanun’un bu maddesine dayanılarak vergilendirmenin bunların bedellerinin hesaplandığı anda yapılacağı, ayrıca vergiyi doğuran olayın bu malların bedellerinin tahakkuk ettirildiği, yani bedelin hesaplanarak tahsil edilebilir hale geldiği anda meydana gelmiş sayılacağı, bu mükelleflerin mal bedellerini tahsil edip etmemelerinin vergiyi doğuran olay açısından önemli olmadığı, sonradan tahakkuk tutarlarında meydana gelebilecek değişikliklerin Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 35’inci maddesi hükmüne göre düzeltileceği hükmü yer almaktadır.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Hesabın niteliği” başlıklı 293’üncü maddesinde; teslim edilen mal veya ifa edilen hizmetler üzerinden hesaplanan KDV tutarları ile bu tutarlardan mahsup edilen ve ödenen tutarların izlenmesi için 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabının kullanılacağı belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri gereğince; su kullanımlarına ilişkin bedellerin kamu idarelerince tahakkuk ettirilmesi anında KDV’yi doğuran olay meydana gelmektedir. Şöyle ki su bedelinin tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın, su abonelerinin sayaçlarının Kamu İdaresi görevlileri tarafından okunarak su fatura bildirimi düzenlendiğinde, yani tahakkuk ettirildiğinde KDV açısından vergiyi doğuran olay meydana gelmektedir. Dolayısıyla, tahakkuk eden su satışı gelirine ilişkin KDV’nin de bu aşamada hesaplanarak 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, Kamu İdaresinin su satışı gelirlerinden doğan KDV’ye ilişkin 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabının, gelirin tahakkuk aşaması yerine tahsilat aşamasında kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda; su satışı gelirlerine ilişkin KDV, gelirin tahakkuk ettiği dönem KDV beyannamesine dâhil edilmesi gerekirken gelirin tahsil edildiği dönem KDV beyannamesine dâhil edilmekte, dolayısıyla Kamu İdaresi tarafından vergi dairesine ödenmesi gereken KDV beyannameleri de hatalı düzenlenmektedir.
Kamu İdaresi cevabında mevcut durumun düzeltilmesi için Kamu İdaresinde kullanılan program ile ilgili çalışmaların başlatılacağı ifade edilmiştir.
Kamu İdaresi tarafından, su satış gelirlerinden doğan KDV tutarlarının su fatura bildirimi düzenlendiğinde hesaplanarak 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedilmesi gerekmektedir.