|
ÖZET: Belediyeye ait taşınmazların kayıt işlemlerinin emlak vergi değeri üzerinden yapıldığı tespit edilmiştir. Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in ilgili maddeleri, taşınmazların maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden kaydedilmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak, 31 Aralık 2017 tarihine kadar emlak vergi değeri üzerinden kayıt yapılmasına izin verilmiş, bu tarihten sonra ise bu uygulamanın sona ermesi gerektiği vurgulanmıştır.
İdarenin taşınmaz envanterinin incelenmesi, bina, yol, arsa ve arazilerin emlak vergi değeri ile takip edildiğini göstermektedir. Bu durum, taşınmaz değerlerinin gerçeği yansıtmadığı ve mali tabloların güvenilirliğinin zayıfladığı anlamına gelmektedir. Emlak vergi değeri, genellikle piyasa değerinin altında belirlenmektedir, bu da taşınmaz yönetiminde şeffaflık ve etkinlik sorunlarına yol açmaktadır. Belediye, kayıt işlemlerinin emlak vergi değerleri üzerinden yapılmasının nedenlerini açıklamış ve değer tespit komisyonu kurarak düzeltici önlemler almayı planladığını belirtmiştir. Ancak, 2024 yılı mali tablolarında oluşan hataların düzeltilmesi için taşınmazların maliyet bedeli veya rayiç değerlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu adımlar atılmadığı sürece, idarenin taşınmaz hesapları gerçek durumu yansıtmayacaktır. |
BULGU: Belediyeye Ait Taşınmazların Emlak Vergi Değeri Üzerinden Kaydedilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Kamu İdaresinin mülkiyetinde olan taşınmazların, maliyet bedeli veya rayiç değer yerine emlak vergi değeri üzerinden kaydedildiği görülmüştür.
Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Kayıt ve Kontrol İşlemleri” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında; Ek 1’deki Kayıt Planının “Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazların maliyet bedeli üzerinden, bu taşınmazlardan maliyet bedeli belirlenemeyenlerin ise rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınacağı, maliyet bedeli ve rayiç değeri belirlenemeyenlerin ise iz bedeli üzerinden kayıtlara alınacağı ifade edilmiştir.
Aynı Yönetmelik’in “Mevcut Taşınmazların Kaydına İlişkin İşlemler” başlıklı Geçici 1’inci maddesinde ise; Yönetmelik’in 5’inci maddesine göre maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gereken taşınmazların, değerleme çalışmaları tamamlanıncaya kadar emlak vergi değeri üzerinden kayıtlara alınabileceği, bu değerleme işlemlerinin ise 31.12.2017 tarihine kadar tamamlanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; idarelerin, tapuda kayıtlı olan taşınmazlarından maliyet bedeli ve rayiç değeri belirlenemeyenlerin 31.12.2017 tarihine kadar emlak vergi değeri üzerinden kayıtlara alabileceği ancak bu tarihten sonra emlak vergi değerinin, değerleme ölçütü olarak kullanılamayacağı, idarelerin taşınmazlarına ilişkin maliyet bedeli veya rayiç değerlerini tespit etmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
İdarenin “Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar Formu”nun incelenmesi sonucunda; bina, yol, arsa ve arazi gibi idarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazların, emlak vergi değeri ile izlenmeye devam edildiği tespit edilmiştir.
Bu durum, taşınmaz değerlerinin gerçeğe uygun olmamasına, mali tablolarda doğru ve güvenilir bilgi sunulmamasına ve taşınmaz yönetiminde saydamlığın ve etkinliğin sağlanamamasına yol açmaktadır. Zira emlak vergi değeri genel anlamıyla asgari ölçülere göre tespit edilen ve emlak vergisi matrahını oluşturan değer olup gerçeğe uygun değerin ya da piyasadaki rayiç değerin çok altındadır.
İdare tarafından verilen cevapta, Belediyece söz konusu kayıt işlemleri, 2020 yılında, taşınmazların kayda alınmasını geciktirmemek amacıyla emlak vergi değerleri esas alınarak yapıldığını, bu dönemde rayiç bedel tespitine ilişkin komisyon yapısı mevcut olmayıp bilgi ve belge eksiklikleri nedeniyle değerleme sürecinin tamamlanamadığını, bu kapsamda, Belediye tarafından taşınmaz rayiç bedellerinin doğru biçimde tespit edilmesi ve kayıtların güncellenmesi amacıyla bir değer tespit komisyonu kurulması gibi düzeltici ve önleyici tedbirler alındığını ifade etmişlerdir. İdare tarafından bulguda belirtilen hususa ilişkin olarak düzeltmeye yönelik incelemelerin kayıtları yapılmaya başlanmış olsa da 2025 yılında yapılan işlemin 2024 yılı mali tablolarında oluşan hatayı düzeltici etkisi bulunmamaktadır.
İdarenin taşınmaz envanteri ve mali tablolarında yer alan taşınmaz hesaplarının gerçek durumu yansıtması için taşınmazların maliyet bedeli veya rayiç değerlerinin tespit edilmesi gerekmektedir.