|
ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, il belediyeleri sınırları içinde faaliyet gösteren taksi plakalarının ihalesiz ve süresiz olarak verildiğini ortaya koymuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 12. maddesi, ticari taşıtların çalışma şartlarını belirleme yetkisini il ve ilçe trafik komisyonlarına vermektedir. Bu çerçevede, 86/10553 sayılı karar, taksi plakalarının verilme usul ve esaslarını düzenlemekte ve bu plakaların kapalı teklif usulü ile verilmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak, mevcut uygulamalar bu düzenlemelere aykırı olarak, plakaların süresiz ve ihalesiz dağıtıldığını göstermektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu, toplu taşıma hizmetlerinin yürütülmesinde belediyelere geniş yetkiler tanımaktadır. Ancak, bu yetkilerin kullanımı sırasında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na uygun hareket edilmesi gerekmektedir. Danıştay kararları, toplu taşıma haklarının ihale süreçlerine tabi olduğunu ve bu süreçler dışında elde edilen hakların kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, geçmişte verilen taksi plakalarının devri ile ilgili yargı kararları, ihalesiz ve süresiz tahsislerin hukuka aykırı olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, belediyelerin taksi plaka dağıtımlarını 2886 sayılı Kanun çerçevesinde, açık ve rekabetçi bir ihale süreci ile gerçekleştirmesi gerekmektedir. Mevcut süresiz hakların iptali, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, hak sahiplerine mağduriyet yaratmayacak şekilde öngörülebilir bir süre tanınarak yapılmalıdır. Bu durum, hem hukukun üstünlüğünü sağlamak hem de kamu yararını gözetmek açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Taksi Plakalarının İhalesiz ve Süresiz Olarak Verilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Belediye sınırları içinde faaliyet gösteren taksi plakalarının ihale yapılmadan ve süre belirtilmeksizin verildiği görülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 12’nci maddesinde; trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek görev ve yetkisi il ve ilçe trafik komisyonlarına verilmiştir.
Bu Kanun’a dayanılarak 03.05.1986 tarihli ve 19096 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan 86/10553 sayılı Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Karar’ın amacı; “Vatandaşın ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere toplu taşımacılığın geliştirilmesi, plaka karaborsacılığının ve korsan taşımacılığın önlenmesi, fiilen çalışmakta olan şoför esnafının haklarının korunması maksadıyla taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarını tespit etmek olup kararın 2918 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi hükümlerine göre, il trafik komisyonlarınca plaka tahdidi kararı alınan İllerde uygulanacağı” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan Usul ve Esaslar’ın;
“Ticari plaka verilecekler” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Ticari plaka verilebilmesi için;
Şoförlük mesleğini geçim kaynağı olarak seçmiş olduğunu ve sürekli olarak icra ettiğini beyan etmiş olmak
En az iki yıldan beri o ilde ikamet etmek
Şoförler derneğine üye olmak şarttır.
Ticari plaka sahipleri bu plakaları, taşıtla birlikte veya ayrı olarak yalnız birinci fıkradaki şartları haiz kişilere satabilir.”
“Ticari plakanın verilme usul ve esasları” başlıklı 5’inci maddesinde; “Ticari plaka, kapalı teklif usulü ile aşağıdaki şartlar dikkate alınarak, trafik komisyonunun tespit edeceği esaslara göre verilir.
İlin ihtiyacı dikkate alınarak dağıtılacak ticari plaka sayısı trafik komisyonunca tespit edilecek ticari plakanın serbest piyasadaki tahmini bedelinin %80’ine tekabül eden muhammen bedeli, müracaat şekli, süresi, ihale zamanı ve diğer hususlar mahalli vasıta ve/veya en az iki gazete ile kamuoyuna duyurulur.
Tespit edilen ticari plakalar ikişer aylık dönemler bir yılda altı defa verilir.
Kapalı teklif zarfları trafik komisyonları huzurunda açılır ve en yüksek bedeli teklif edenlerden başlamak üzere o dönem için tespit edilen miktarda ticari plaka verilir. Eşit ücret teklif edenler arasında trafik komisyonu huzurunda kura çekilir.
Müracaat edenlerden, trafik komisyonun tespit edeceği muhammen bedelin 1/5’i teminat olarak peşin alınır. Plaka bedelinin kalan kısmı ödenmedikçe plaka almaya hak kazananlara plaka verilmez, kazanamayanların teminatları iade edilir.
denilmektedir.
Diğer taraftan mülga 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin vazifeleri” başlıklı 15’inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında ve “Belediyelerin hakları, salahiyet ve imtiyazları” başlıklı 19’uncu maddesinin beşinci fıkrasında toplu taşıma hakkının belediyelerin görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin birinci fıkrasının;
(f) bendinde “Toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek.”
(p) bendinde de “Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.”
Belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmıştır.
5393 sayılı Kanun’un “Uygulanamayacak hükümler” başlıklı 84’üncü maddesinde, bu Kanun’la belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak 2918 sayılı Kanun’un uygulanmayacağı ifade edilmiştir.
Diğer taraftan, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesi ile belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri aynı hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Kanun’a göre yürütecekleri düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden Belediye Kanunları çıkmadan önce taksi plaka dağıtımlarının, 2918 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi çerçevesinde İl Trafik Komisyonlarının yetkisinde olduğu ancak 86/10553 sayılı Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Karar’ın 5’inci maddesi kapsamında kapalı teklif ihale yoluyla verilmesi gerektiği, 5393 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 13.07.2005 tarihinden itibaren bu madde ile birlikte belediye sınırları içerisindeki İl Trafik Komisyonunun toplu taşıma yetkisinin kalmadığı ve 5393 sayılı Kanun ile taksi sayılarını, durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek yetkisinin Belediyelere geçtiği ve taksi plaka dağıtımlarının Belediye tarafından 2886 sayılı Kanun çerçevesinde yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Ancak mevzuattaki bu değişimler sonrasında, ulaşım hizmetinin nasıl şekilleneceği ve önceden verilen süresiz ruhsatlar ve güzergâh izinlerinin durumlarının ne olacağıyla ilgili olarak alınmış yargı karaları uygulamaya yön verici mahiyettedir.
Danıştay 13. Dairesinin Esas No: 2015/985, Karar No: 2015/3164 ve aynı Dairenin Esas No: 2014/384, Karar No: 2014/1950 numaralı Kararlarında, belediyelerin yürütmekle görevli ve yetkili oldukları toplu taşıma hizmetini Bizzat yapmak yerine imtiyaz suretiyle devrine karar verilmesi için Danıştayın görüşü ve İçişleri Bakanlığının (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayının alınmasının ön koşul olduğu, kiralama yolunu seçmesi hâlinde ise hem taşınır hem taşınmazlar için kira süresinin 10 yılla sınırlı olduğu, ruhsat vermek suretiyle yerine getirilmesi usulünde ise ruhsat verilecek sürenin, tespit edilen muhammen bedelin yıllık mı yoksa ruhsat verilen süre için mi öngörüldüğünün, yıllık olarak tespit edilmiş ise her yıla ilişkin artış oranının nasıl belirleneceğinin vb. hususların açık bir şekilde ortaya konulması gerektiği, yukarıdaki usullere göre hizmetlere ilişkin ihalelerin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği yönünde hükümler verilmiştir.
Aynı Dairenin Esas No: 2014/1735, Karar No: 2014/2859 numaralı Kararı’nda; “… davacı kooperatifin il trafik komisyonu kararları ile kazanılmış haklarının bulunduğu iddiasına yönelik olarak, toplu taşıma hatlarını işletme ve işlettirme imtiyazına sahip olan belediyelere imtiyaz hakkı bedeli veya kira ücreti ödemeden, il trafik komisyonlarının verdiği kararların kazanılmış hak oluşturacağı iddiasıyla toplu taşıma hatlarının bedelsiz kullanımının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş olup, bu Danıştay tarafından da onanmıştır.” denilmektedir.
Danıştayın bu kararı ve bu yöndeki müstakar diğer kararları; toplu ulaşım haklarının ihale süreçlerine ve yukarıda belirtilen usullere uyulmaksızın devrinin mümkün olmayacağını ve bu usullere tabi olmaksızın elde edilen hakların da kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koymaktadır.
Kazanılmış hakkın varlığından söz edebilmek için bu hakkın yürürlükteki hukuk kurallarına uygun olarak tesis edilen bir işlemle elde edilmiş olması gerekmektedir. Nitekim Danıştay 10. Dairesinin Esas No: 2000/2114, Karar No: 2002/3458 numaralı Kararı’nda; “…Kazanılmış hak, bir hak sağlamaya elverişli nesnel kuralların bireylere uygulanması ile onlar için doğan öznel hakkın korunması anlamında kabul edilebileceğinden, kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın yeni düzenlemeden önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekmektedir.” denilmiştir.
Anayasa Mahkemesi ise konuyla ilgili 07.04.2021 tarihli ve 2018/20720 başvuru numaralı Kararı’nda özetle; İdarenin uzun yıllardır devam eden ve kişilerde hep devam edeceği kanısı oluşturan toplu ulaşım imtiyazını hak sahipleri tarafından öngörülemez ve mağduriyete yol açacak şekilde makul bir süre tanınmadan iptal edilmesinin hukuka uygun olmadığına hükmetmiştir.
Yapılan incelemede;
22.11.2004 tarihli ve 31 sayılı İl Trafik Komisyonu Kararıyla tahdidli 286 adet (T) Plakanın devir işlemlerinin, 86/10553 sayılı Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Karar’ın 3’üncü maddesi kapsamında yapılması yönünde karar alındığı ve taksi plakalarının hak sahiplerine verildiği,
5393 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra alınan 10.07.2015 tarihli ve 317 sayılı Belediye Meclis Kararı ile tahdidli (T) Plaka sayısının 350’ye çıkarıldığı, hali hazırda 330 adet (T) Plakanın dağıtıldığı,
İl Trafik Komisyonu ve Belediye tarafından verilen toplam 330 adet (T) plakanın devir işlemlerinin ihalesiz ve süresiz yapıldığı,
tespit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat ve yüksek yargı kararları ışığında; geçmiş dönemlerde tahsis edilen ve halen faal olarak kullanılan taksi plakalarının ihale yapılmadan ve süresiz bir hak olarak üçüncü kişilere kullandırılmaması ve devrine izin verilmemesi gerekmektedir.
Belediye cevabında, 2016 yılında bahse konu ticari plakaların ihale ile verildiği ancak süre sınırının olmadığı ifade edilmişse de bulguda da yer verildiği üzere söz konusu (T) plakaların bir kısmı İl Trafik Komisyonu kararıyla bir kısmı da Belediye Meclis kararı ile hem ihalesiz hem de süresiz olarak verilmiştir. Diğer taraftan verilen cevapta, bundan sonra plaka artırımı yapılması halinde süreli verileceği ifade edilmiş ancak mevcut durumun düzeltilmesine ilişkin bir açıklama getirilmemiştir.
Belediyenin, (T) Plaka dağıtımlarını süreli olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine uygun bir şekilde açıklık ve rekabetin sağlandığı ihale yoluyla yapması ve süresi belli olmayan bu hakları kamu yararı ve kanunilik ilkeleri gereği iptal etmesi gerekmektedir. Ancak iptal sürecinin Anayasa Mahkemesi Kararı’nda da belirtildiği üzere hak sahiplerine mağduriyet yaratmayacak öngörülebilir bir süre tanınarak başlatılması uygun olacaktır.