ÖZET: Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi, 11.06.2024-31.12.2025 tarihlerini kapsayan bir anlaşma olarak, Büyükşehir Belediyesi ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM-BEL-SEN) arasında imzalanmıştır. Ancak, bu sözleşmeye dahil edilen bazı hükümler, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na aykırı olup, sözleşmenin asli konusuyla ilgili değildir. Anayasa’nın 128. maddesi ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun kararları, memurların haklarının yalnızca kanunla düzenlenebileceğini belirtmektedir. Dolayısıyla, sosyal denge tazminatı ile ilgili hükümler dışında başka düzenlemelerin sözleşmeye eklenmesi hukuken geçersizdir.

Sözleşmede yer alan “Diğer Haklar ve Ücretli İzinler” başlıklı madde, çeşitli izin ve hakları düzenlemekte, ancak bu düzenlemelerin sosyal denge tazminatı ile ilgili olmadığı ve dolayısıyla 4688 sayılı Kanun’a aykırı olduğu tespit edilmiştir. Sözleşme, yalnızca sosyal denge tazminatının tutarını belirlemek amacıyla yapılmış olup, bu kapsamda başka hükümler eklenmesi mümkün değildir. İlgili mevzuat, belediye başkanı ve sendika temsilcisine yalnızca sosyal denge tazminatının belirlenmesi konusunda yetki vermektedir.

Kamu idaresi, 04.11.2024 tarihinden itibaren bu hükümleri uygulamaktan vazgeçmiş ve yeni sözleşmelerde 4688 sayılı Kanun’a uygun hareket edileceğini belirtmiştir. Bu durum, sözleşmenin geçerliliği açısından önemli bir gelişme olup, hukuki çerçevede yapılacak düzenlemelerin daha dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiğini göstermektedir.

BULGU: Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesine Konusu Dışında Hükümler Konulması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

İdare ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM-BEL- SEN) arasında akdedilen ve 11.06.2024.-31.12.2025 tarihlerini kapsayan sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşmeye sözleşmenin konusu olmayan ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na aykırılık oluşturan hükümler konulmuştur.

Anayasa’nın “1. Genel ilkeler” başlıklı 128’inci maddesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olduğu hüküm altına alınmıştır. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 25/8/2021 tarihli kararının “Genel Hükümler” başlıklı birinci kısmının birinci maddesinde bu Kararda düzenlenmeyen mali ve sosyal haklar hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı belirtilmektedir. Söz konusu Kararın ilgili bölümünde, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’ndaki usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı tavan tutarına ilişkin düzenlemenin yapıldığı bunun dışında mali ve sosyal haklarla ilgili bir hüküm bulunmadığı görülmüştür.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinin birinci fıkrasına göre 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilmektedir. Bu sözleşme, Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvurulamaz. Söz konusu düzenlemede yer alan “sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere” ibaresinden de anlaşılacağı üzere imzalanacak toplu sözleşme sosyal denge ödemesi ile ilgili olmalıdır. Bunun dışında sözleşmeye sosyal denge tazminatı ödemesi ile ilgili olmayan hükümler konulmamalıdır.

İdare ve ilgili sendika arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinde“Diğer Haklar ve Ücretli İzinler ” başlıklı 25’inci maddesinde;

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kadın çalışanlar ücretli izinli sayılır.

25 Kasım kadına yönelik şiddete hayır gününde tüm çalışan kadınlar izinli sayılırlar.

Kadın çalışanlara her ay kendi belirleyecekleri Bir (1) gün regl izni kullanırlar.

Çalışan bir den çok eşli evlilik yapar veya yapmış ise sözleşmeden doğan haklardan faydalandırılmayacaktır.

Çalışanların Hizmet verdikleri alanlarda, halk ile daha iyi iletişim kurmalarını sağlamak amacıyla ana dillerde eğitim görmelerine belediye olanak sağlar.

Belediye yönetimi ve çalışanlar verdiği hizmetlerde ekolojik dengeyi korumayı esas alır.

Engelli çalışanlara 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde ve 10-16 Mayıs Engelliler Haftasının ilk iş gününde 1 (bir) gün olmak üzere izin kullandırılır.

Çalışanların kullandıkları yıllık izinleri düzenleyen 657 sayılı kanunun 102. Maddesinde ‘’Devlet memurlarının Yıllık İzin süresi, hizmeti 1 yıldan 10 yıla kadar (on yıl dahil) olanlar için 20gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür.” Denilmektedir. Çalışanların kullandıkları yıllık izin günlerine denk gelen; ulusal ve dini bayramlar yıllık izin sürelerine dahil edilmez.

Çalışana; amca, hala, dayı, teyze, dede, babaanne ve anneanne vefatı halinde belgelemek kaydıyla il içinde 1 gün, il dışında 3 gün ölüm izni verilir.

Eşi doğum yapan erkek çalışanın resmi babalık izni haricinde 2 gün ücretli izin verilir.

Kanuni olarak güvence altında olmayan din ve inançlara mensup çalışanların dini bayramlarında talep etmesi halinde idare tarafından çalışana idari izin verilir.

İşveren, başta 25 kasım Kadına Yönelik Şiddete karşı Uluslararası mücadele ve Dayanışma Günü olmak üzere yıl içinde periyodik olarak kadına yönelik toplumsal cinsiyet temelli; ayrımcılık, şiddet ve tacizin önlenmesi ve farkındalığın arttırılması amacıyla tüm çalışanlara karma eğitimleri sendika ile koordineli olarak yapar. Ayrıca sendikanın yapacağı etkinliklerde araç, gereç ve salon tahsis eder, gerekli kolaylıkları sağlar.

Doğum yapan kadın çalışana resmi analık izni haricinde sekiz (1) hafta ücretli izin verilir. Yazılı talep halinde 1 haftası diğer ebeveyne kullandırılır. Bu izin resmi analık izni bitim tarihinden itibaren ara verilmeden kesintisiz kullandırılır. Kadının talebi halinde; 13.04.2016 tarih ve 29683 sayılı resmi gazetede yayınlanan Kamu Personeli Genel Tebliği nin Doğum sebebiyle verilecek izinler maddesinin © bendinde belirtilen Yarım Gün izin hakkı tüm analık izinlerinin bitiminden itibaren kullandırılır. Bu maddeden, sözleşmenin imzalandığı tarihte analık izinde olan kadın çalışanlarda faydalanır.

Doğum yapan kadın çalışan, resmi süt izni bitim tarihinden itibaren ilk altı (6) ay günde 3 saat, ikinci altı (6) ay günde 2 saat süt izni kullanır. Süt izni kullanımında annenin saat seçim hakkı vardır ve talep ederse haftada bir gün topluca kullanabilir.

Birinci derece yakını (anne, baba, eş, çocuk) engelli olan çalışanlara izin konusunda kolaylık sağlanır.

Yükseköğrenim (ön lisans, lisans, lisans üstü) gören çalışanlara izin konusunda kolaylık sağlanır, sınav günlerinde sınava gireceğini belgelemek şartıyla il içinde bir (1) gün, sınav yerinin il dışında olması durumunda iki (2) gün ve üzeri olan idari izinler mazeret izninden düşülmek üzere İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne bildirilir.

Çalışana ev değiştirme durumunda belgelemek şartıyla yılda bir kez 1 gün taşınma izni verilir.

Çalışanın yakını (anne, baba, eş, çocuk) hastalandığında belgelendirmek şartıyla ilgili personele işveren tarafından gerekli kolaylık sağlanır.

Kamu idaresi göndermiş olduğu cevapta, idare ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel- Sen) arasında akdedilen ve 11.06.2024-31.12.2025 tarihlerini kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinde “ Diğer Haklar ve Ücretli İzinleri” başlıklı 25 inci maddesinde yer alan hükümler idare tarafından 04.11.2024 tarihinden itibaren uygulamaktan vazgeçilmiş olup, yeni yapılacak Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinde 4688 sayılı Kanun Hükümlerine riayet edileceği ifade edilmiştir.

Yukarıda yer verilen Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi maddeleri incelendiğinde, ilgili hükümlerin sosyal denge tazminatı ödenmesiyle ilgili olmadığı ve 4688 sayılı Kanun’a aykırılık oluşturduğu görülmektedir. Kanun hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, belediye başkanı ile sendika temsilcisi sadece ödenecek olan sosyal denge tazminat tutarını kanuni sınırlarda tespit etmek üzere yetkilendirilmiştir. Bunun dışında sözleşme hakkını toplu sözleşme gibi düşünmek ve sözleşme metnine yetkilendirilen husus dışında başkaca hükümler koymak mümkün bulunmamaktadır. Zira 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde mahalli idarelerle imzalanan sözleşmenin Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılamayacağı açıkça belirtilmiştir.