ÖZET: Belediyenin haczedilemeyen gelirlerinin ayrı banka hesaplarında izlenmemesi, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Yapılan incelemelerde, belediyenin vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesabında, haczi mümkün olan diğer gelirlerin de bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durum, haczedilemeyen gelirlerin ayrı hesaplarda tutulmaması nedeniyle, hangi gelirin haczedilemez olduğunu belirlemeyi zorlaştırmaktadır.

İlgili mevzuatta, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda, belirli gelirlerin haczedilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Özellikle, belediyelerin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettikleri gelirler ve kamu hizmetlerinde kullanılan mallar haczedilemez olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, 5779 sayılı Kanun ile genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan payların da haczedilemeyeceği vurgulanmaktadır.

Bu bağlamda, belediyelerin hesaplarının yargı mercileri tarafından “havuz hesabı” olarak adlandırıldığı ve bu durumun haczedilemezlik hakkının ihlali anlamına geleceği ifade edilmiştir. Kamu idaresinin, bu bulgular ışığında gerekli önlemleri alacağı belirtilirken, haczedilemeyen gelirlerin ayrı bir hesapta izlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

BULGU: Belediyenin Haczedilemeyen Gelirlerinin Ayrı Banka Hesaplarında İzlenmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Belediyenin haczedilemeyen gelirlerini teşkil eden vergi, resim ve harçların tahsil edildiği banka hesabında haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu, dolayısıyla haczedilemeyen gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmediği görülmüştür.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi caiz olmayan mallar ve haklar” başlıklı 82’nci maddesinde, özel yasalarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği belirtilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez denilmek suretiyle belediyenin haczi mümkün olmayan gelirleri sayılmıştır.

Ayrıca 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7’nci maddesinde belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda verilmesi öngörülen payların vergi hükmünde olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan paylar da 5779 sayılı Kanun ile vergi hükmünde kabul edildiğinden haczedilmesi mümkün değildir.

Yapılan incelemede vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesabında haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu tespit edilmiştir. Belediyenin haczedilemeyen gelirlerinin ayrı hesapta tutulmaması ve haczedilebilir gelirlerle aynı banka hesabında birleştirmesi, bu hesaptaki paraların haczedilemeyen vergi, resim ve harç gelirlerinden mi yoksa haczedilebilir gelirlerden mi oluştuğunun belirlenmesini imkânsız hâle getirmektedir.

Belediyelerin bu nitelikteki hesapları yargı mercileri tarafından “havuz hesabı” olarak nitelendirilmektedir. Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 20.03.2012 tarih ve E.2011/22082 K.2012/8629 sayılı kararında da; “…borçlu belediyece haczi kabil

olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılması, haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edilmelidir.” denilmektedir.

Mevzuatta yer alan haczedilemezlik kuralı, kamu hizmeti gören ve kamu tüzel kişiliğini haiz belediyeler için teminat altına alınmış bir hak oluşturmayı amaçlamıştır.

Kamu idaresince, bulguda tespit edilen hususlara ilişkin olarak gerekli çalışmaların başlatıldığı belirtilmiştir.

Açıklanan nedenlerle söz konusu hakkın tesis edilebilmesi için “havuz hesabı” uygulaması yerine haczedilemez nitelikte olan vergi, resim ve harç gelirlerinin ayrı bir banka hesabında izlenmesi gerekmektedir.