|
ÖZET: Düzce Belediyesinin, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı amacıyla kurduğu Düzce Belka AŞ’ye yaptığı toplam 84 milyon TL tutarındaki hakediş ödemelerinin, bankaya sermaye taahhüdü ödemesi olarak bildirildiği tespit edilmiştir. Bu durum, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, kamu kaynaklarının etkili ve hukuka uygun bir şekilde kullanılmaması anlamına gelmektedir. İlgili mevzuat, kamu harcamalarının belirli usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilmesini ve muhasebeleştirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Yapılan incelemelerde, Düzce Belka AŞ’ye yapılan ödemelerin gerçek niteliğinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olduğu, ancak muhasebe yetkilisinin bu ödemeleri sermaye taahhüdü olarak kaydettiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, şirketin sermaye artırım kararı almadığı ve bu durumun ticaret siciline tescil edilmediği belirlenmiştir. Dolayısıyla, geçerli bir sermaye artırım kararı olmaksızın yapılan ödemelerin hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Sonuç olarak, Düzce Belediyesinin, 13.11.2024 ve 13.12.2024 tarihlerinde gerçekleştirilen 84 milyon TL tutarındaki ödemenin, hakediş ödemesi olarak Düzce Belka AŞ’ye bildirilmesi veya sermaye taahhüdü olarak gönderilen tutarın şirkete iade edilmesi gerekmektedir. Bu durum, kamu kaynaklarının doğru bir şekilde yönetilmesi ve muhasebeleştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Hakediş Ödemesinin Gerçek Niteliği Dışında Sermaye Taahhüdü Ödemesi Olarak Bankadan Şirkete Gönderilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Düzce Belediyesinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı amacıyla kurmuş olduğu şirketi Düzce Belka AŞ’ye yapmış olduğu toplam 84 milyon TL hakediş ödemesinin bankadan sermaye taahhüdü ödemesi açıklamasıyla gönderildiği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun;
“Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda olduğu,
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde; bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerektiği, giderlerin harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanarak gerçekleştirileceği, gerçekleştirme görevlilerinin, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürüteceği ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları,
“Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34’üncü maddesinde, ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarların, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınacağı ve buradan ödeneceği, kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderlerin, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeneceği,
“Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde muhasebe yetkilisinin, muhasebe hizmetlerinin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu, ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamayacağı,
açıkça hüküm altına alınmıştır.
27.05.2016 tarihli ve 29724 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde Yönetmelik’in amacının; il özel idaresi, belediye, bağlı idare ve birliklerin; gelir ve gider bütçelerinin hazırlanması, kesin hesabın çıkarılması, hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi; mali tablolarının zamanında, doğru, muhasebenin temel kavramları ve genel kabul görmüş bütçe ve muhasebe ilkeleri çerçevesinde, uluslararası standartlara uygun, yönetimin ve ilgili diğer kişilerin bilgi ihtiyaçlarını karşılayacak ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak; karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak şekilde hazırlanması ve yayımlanmasına ilişkin usul, esas, ilke ve standartların belirlenmesi olduğu ifade edilmiştir.
15.08.2007 tarihli ve 26614 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Ödeme belgeleri ve bağlanacak kanıtlayıcı belgeler” başlıklı 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; kanıtlayıcı belgelerin, kamu harcamalarının belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak yapıldığına ve gerçekleştirildiğine ilişkin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca düzenlenip onaylanan belgeler olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; İdarelerin kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi, kullanılması ve muhasebeleştirilmesine dikkat edeceği ve bundan kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların sorumlu oldukları; faaliyetlerini yürütürken mevzuatın öngördüğü usul ve esaslara uygun hareket ederek mal veya hizmetlerin alınması veya gerçekleştirilmesini sağlayacağı, hesap ve kayıt düzeninde saydamlık ve hesap verilebilirlik ilkelerine uyulacağı, faaliyetlerin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirileceği, muhasebe yetkilisinin muhasebe hizmetlerinin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu, ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamayacağı anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemelerde;
-Düzce Belediyesinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı amacıyla kurmuş olduğu şirketi Düzce Belka AŞ’den 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında çalıştırdığı personele ilişkin hazırlanan Mayıs ayına ait 5 no.lu Hakediş, Haziran ayına ait 6 no.lu hakediş, Temmuz ayına ait 7 no.lu hakediş ile 50 kişilik geçici personel çalıştırılmasına ilişkin hazırlanan Haziran ayına ait 5 no.lu hakediş ve 40 kişilik geçici personel çalıştırılmasına ilişkin hazırlanan Haziran ayına ait 2 no.lu hakediş ödemelerinin muhasebe kayıtlarına alınarak 320 Bütçe Emanetleri Hesabına kaydedildiği,
-13.11.2024 tarihinde 696 sayılı KHK kapsamında çalıştırılan personele ilişkin hazırlanan 5 ve 6 nolu hakedişlerin bakiyeleri ile geçici personele ilişkin hazırlanan ve yukarıda belirtilen hakedişler toplamları 41.500.000 TL için “bütçe emanetinden yapılan ödeme” açıklamasıyla ödeme emri düzenlendiği, ancak muhasebe yetkilisinin imzasıyla bankadan “sermaye taahhüdü ödemesi” kaydıyla gönderildiği,
-13.12.2024 tarihinde 696 sayılı KHK kapsamında çalıştırılan personele ilişkin hazırlanan 6 ve 7 no.lu hakedişlerin kalan bakiyelerinden toplam 42.500.000 TL için de aynı şekilde “bütçe emanetinden yapılan ödeme” açıklamasıyla ödeme emri düzenlendiği, ancak muhasebe yetkilisinin imzasıyla gönderme emri ve banka makbuzuna “sermaye taahhüdü ödemesi” ifadesinin açıklama olarak yazılması suretiyle söz konusu tutarın Şirkete sermaye taahhüdü ödemesi olarak gönderildiği,
-Söz konusu ödemeler toplamı 84 milyon TL’nin niteliğinin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olduğu, ancak, 320 Bütçe Emanetlerinden ödeme yapılırken Muhasebe Yetkilisinin ödemenin gerçek niteliğini bozarak ödemeyi sermaye taahhüdü ödemesine çevirdiği,
-Şirket genel kurulunun sermaye artırım kararı almadığı, ticaret siciline tescil edilmediği ve ticaret sicil gazetesinde yayımlanmadığı dolayısıyla geçerli bir sermaye artırım kararı bulunmadığı
tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca geçerli bir sermaye artırım kararı bulunmadan Muhasebe Yetkilisinin ödeme yapamayacağı, gerçekleştirilen tüm harcamaların gerçek niteliği itibarıyla usulüne uygun ve saydam şekilde muhasebeleştirilmesi gerektiği açıktır.
Belediye cevabında, bulgu gereği yapılan işlemlerin incelendiği, gerekli düzeltme ve çalışmaların yapılacağı belirtilerek bulguya iştirak edilmiştir. Ancak, konu ile ilgili her hangi bir işlem tesis edilmemiş ve kanıtlayıcı belge sunulmamıştır.
Sonuç olarak, mevzuata uygun olarak gerçekleştirilen harcamanın gerçek niteliğine uygun şekilde muhasebeleştirilerek ödenmesinin sağlanması amacıyla 13.11.2024 ve 13.12.2024 tarihlerinde gerçekleştirilen toplam 84 milyon TL ödemenin gerçek niteliğine uygun olarak hakediş ödemesi olduğunun yazılı şekilde Düzce Belka AŞ’ye bildirilmesi ya da geçerli bir sermaye artırım kararı bulunmaması nedeniyle sermaye taahhüdü ödemesi olarak bankadan gönderilen tutarın Şirketten iade alınması gerekmektedir.