|
ÖZET: Atık su arıtma tesisinin faaliyete geçmemesi, çevresel ve mali riskler doğurmaktadır. 2872 sayılı Çevre Kanunu çerçevesinde, Meriç Belediyesi’nin 27 Ekim 2017 tarihinde tamamlanan arıtma tesisi, çeşitli sebeplerle çalıştırılamamış ve bu durum, çevre kirliliği ile mali yükümlülüklerin ihlaline yol açmıştır. Çevre Kanunu, belediyelerin atık su altyapı tesisleri ve arıtma sistemleri ile ilgili sorumluluklarını belirlemekte ve atıkların uygun şekilde arıtılmasını zorunlu kılmaktadır.
Meriç Belediyesi, İller Bankası A.Ş. kredisi ile 2013 yılında ihale edilen arıtma tesisini 2017’de tamamlamış, ancak tesisin çalıştırılmaması nedeniyle atık suların doğrudan çevreye verilmesi tespit edilmiştir. Yapılan denetimlerde, tesisin yüksek maliyetle devreye alınmasına rağmen çeşitli nedenlerle faaliyete geçmediği ortaya çıkmıştır. Kamu İdaresi, bu durumu kabul ederek eksikliklerin giderilmesi için kaynak arayışına başladığını belirtmiştir. Belediye, çevresel sorumluluklarını yerine getirmek ve olası cezalarla karşılaşmamak adına, arıtma tesisinin yeniden faaliyete geçirilmesi için gerekli adımları atmalıdır. Bu bağlamda, çevre koruma standartlarına uygun hareket etmek ve arıtma süreçlerini etkin bir şekilde yönetmek büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Atık Su Arıtma Tesisinin Çalıştırılmamasının Çevresel ve Mali Risklere Neden Olması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
2872 sayılı Çevre Kanunu gereği 27.10.2017 tarihinde yapımı tamamlan Meriç Belediyesi arıtma tesisinin çalıştırılamaması neticesinde çevresel ve mali risklerin oluştuğu görülmüştür.
Bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak amacıyla 1983 tarihinde çıkarılan 2872 sayılı Çevre Kanunu gereğince çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda Belediyelerin görev ve sorumlulukları bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi atıksu altyapı tesisleri ile arıtma tesislerine ilişkin düzenlemelerdir.
Kanun’un tanımlar kısmında da belirtildiği üzere;
Atıksu, evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer kullanımlar sonucunda kirlenmiş veya özellikleri kısmen veya tamamen değişmiş suları,
Atıksu altyapı tesisleri, Evsel ve/veya endüstriyel atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve alıcı ortama verilmesinin sağlandığı sistem ve tesislerin tamamını,
Arıtma tesisi ise her türlü faaliyet sonucu oluşan katı, sıvı ve gaz halindeki atıkların yönetmeliklerde belirlenen standartları sağlayacak şekilde arıtıldığı tesislerini ifade etmektedir.
Kanun’un “İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü” başlıklı 11’inci maddesine göre, üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler.
Aynı maddenin devamında ise başta evsel katı atık olmak üzere büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin diğer sorumlulukları detaylı olarak belirlenmiştir.
Meriç Belediyesi Atıksu Arıtma Tesisi ve Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi, İller Bankası AŞ kredisi ve kontrollüğünde 7.900.165,00+KDV bedel üzerinden ihale edilmiş ve 13.09.2013 tarihinde sözleşmesi yapılarak yapımına başlanmıştır. Kolektör ve kanalizasyon hattı 20132014, Arıtma Tesisi 2015-2016 yıllarında tamamlanarak 27.10.2017 tarihinde kesin kabulü yapılmıştır.
Belediyenin Çevre Kanunu’ndan ve ilgili yönetmeliklerden gelen çevresel sorumluluklarına yönelik yapılan denetim neticesinde; böylesine yüksek maliyetle devreye alınarak belli süre faaliyet gösteren arıtma tesisinin çeşitli nedenlerle çalıştırılamadığı ve arıtılması gereken atık suların dış ortama verildiği tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespitlere ilişkin Kamu İdaresi cevabında, bulguya katıldığını belirtmiş olup söz konusu eksikliğin giderilmesi ve arıtma tesisinin faaliyete geçebilmesi için kaynak arayışına başlanıldığını ifade etmiştir.
Belediye, olası riskleri önlemek ve büyük tutarlarda cezalar ile karşılaşmamak için Çevre Kanunu ile diğer ilgili mevzuattan gelen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtma ve bertaraf sorumluluğunu yerine getirmek zorundadır. Bu amaçla, arıtma tesisinin tekrar devreye alınması için gerekli eksiklikleri giderilmesi gerekmektedir.