|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan il kapsamındaki bir ilçe belediyesinin tahakkuk eden alacaklarının tahsilinde yasal düzenlemelere uyulmadığını ortaya koymuştur. Bu durum, belediyenin gelir kaybı riski ile karşı karşıya kalmasına ve alacakların etkin bir şekilde takip edilmemesine yol açmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri, belediye başkanının gelir ve alacakların takibi konusunda birinci dereceden sorumlu olduğunu belirtirken, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu da muhasebe hizmetlerinin yürütülmesinden muhasebe yetkilisini sorumlu tutmaktadır.
Belediyenin alacakları, vergi, resim ve harç gibi 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklar ile kira ve su alacakları gibi sözleşmeden doğan alacaklar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Her iki alacak türü için farklı hukuki düzenlemelere göre tahsil süreçleri yürütülmelidir. Örneğin, vergi alacakları için 6183 sayılı Kanun’un belirlediği usullere uyulması gerekirken, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan su alacakları için 7155 sayılı Kanun hükümleri geçerlidir. Yapılan incelemeler, belediyenin alacaklarının zamanında tahsil edilmediğini ve gerekli hukuki süreçlerin başlatılmadığını göstermektedir. Özellikle, 6183 sayılı Kanun’un öngördüğü ihbarname, ödeme emri ve haciz işlemlerinin uygulanmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, belediye alacaklarının etkin bir şekilde tahsil edilmesi için yasal süreçlerin zamanında ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir. |
BULGU: Tahakkuk Eden Alacakların Tahsilinde Yasal Düzenlemelere Uyulmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Tahakkuku yapılan alacakların tahsil sürecinin hukuki düzenlemelere uygun olarak tamamlanmaması nedeni ile Belediye için gelir kaybı riski oluştuğu ve Belediye alacaklarının etkin şekilde takip edilmediği görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri” başlıklı 38’inci maddesine göre belediye başkanı, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak ve sayılan diğer görevleri yanında belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekten birinci dereceden sorumludur.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe Hizmeti ve Muhasebe Yetkilisinin Yetki ve Sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde, muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleri olarak açıklanmış olup bu işlemleri yürütme sorumluluğu muhasebe yetkilisine verilmiştir.
Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur.
Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde ise idare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak hususlar arasında sayılmaktadır.
Bu itibarla, Belediyenin gelir ve alacaklarının hukuki düzenlemelere uygun olarak etkin şekilde takip ve tahsil edilmesi belediye mali yapısının aksamaması ve gelir zamanaşımı riskinden kamu zararı doğmaması açısından son derece önemlidir.
Belediye alacakları temelde iki farklı nitelikli alacaklardır. Bunlardan ilki 6183 sayılı Kanun kapsamında olan (vergi, resim, harç vb.) alacaklardır. Diğer alacaklar ise belediyenin taraf olduğu sözleşmelerden kaynaklı (kira, su alacakları vb.) alacaklardır.
Her iki alacak türünün belediyelerce takip ve tahsil süreci farklı hukuki düzenlemelere göre yapılmaktadır. Vergi, resim, harç vb. alacaklar için 6183 sayılı Kanun’un belirlediği sürece uygun iş ve işlemlerin yürütülmesi gerekirken, belediyenin taraf olduğu sözleşmelerden kaynaklı alacaklar için 2004 sayılı İcra İflas Kanunu ile 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun hükümleri geçerlidir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 20.01.2020 tarih ve 14399437/13357 sayılı Genelgesi’nde abonelik sözleşmesinden kaynaklanan su alacaklarının takibinin hangi usullere göre yapılacağı hususlarına açıklık getirilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Abonelik Sözleşmeleri” başlıklı 52’nci maddesi gereğince su alacaklarının abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar olduğuna vurgu yapılarak 7155 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Mahalli idareler sözleşmeden kaynaklanmayan alacaklarının tarh, tebliğ ve tahakkuk işlemlerini Vergi Usul Kanunu’na, takip ve tahsil işlemlerini ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak yapmak zorundadır.
6183 sayılı Kanun’un sırasıyla 37, 54, 55, 60, 62, 64, 75, 76, 84, 90, 111, 114 ve 115’inci maddelerinde tahsilata ilişkin olarak idarelerin izlemesi gereken kanuni süreçleri belirlemiştir. Bu maddelerde özetle şu hususlar hüküm altına alınmıştır:
Öncelikle amme borçlusuna bir “ihbarname” düzenlenir ve ihbarname tebliğ edildikten sonra 1 ay içinde ödeme yapılması istenir. Buna rağmen ödeme yapılmazsa borçluya 15 gün içinde borçlarını ödemesi veya mal bildiriminde bulunması için bir “ödeme emri” düzenlenerek tebliğ edilir. Düzenlenen ödeme emrinde kişiye, borcunu zamanında ödemez veya mal bildiriminde bulunmazsa borcunun cebren tahsil edileceği ve mal bildiriminde bulununcaya kadar 3 ayı geçmemek üzere hapis ile cezalandırılacağı, mal bildirimini gerçeğe aykırı surette yaptığı takdirde ise 3 aydan 1 yıla kadar hapis ile cezalandırılacağı bildirilir.
Ödeme emri üzerine hala ödeme yapılmamış ise “haciz varakası” düzenlenerek haciz işlemlerine başlanır. Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haciz olunur. Haczedilen menkul ve gayrimenkuller hakkında Kanun’un 84 ve 90’ıncı maddeleri uyarınca satış işlemlerinin başlatılması zorunludur. Haczedilen menkul mallar haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içinde satışa çıkarılırken, haczedilen gayrimenkullerin satışına başlanabilmesi için satış komisyonunun kurulması ve satış işlemlerinin bu komisyona havale edilmesi Kanun’un emredici hükmüdür.
Ancak yapılan mal varlığı araştırması sonucu, borçlunun mal varlığının olmadığının tespiti veya haczedilen malların alacağı karşılayamayacağının kesin olarak anlaşılması halinde borçlu aciz halinde sayılır. Bu durumda bir “aciz vesikası” düzenlenerek borçlunun mali durumunun zamanaşımı süresi içinde devamlı takip edilmesi gerekmektedir.
Yapılan tüm bu işlemler neticesinde hala borçlu borcunu ödemiyor veya borçluya ulaşılamıyorsa artık idarenin yapması gereken, Kanun’un 110 ila 114’üncü maddelerinde yazılı suçlar için alacaklı amme idaresinin o mahaldeki en büyük memuru (illerde vali, ilçelerde kaymakam) tarafından “cumhuriyet savcılığına ihbar” yükümlülüğünü yerine getirip bu alacakların artık Cumhuriyet Savcılığı tarafından takibini sağlamaktır.
Yapılan incelemede;
Belediye tarafından yapılması gereken ve yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen işlemlerin zamanında başlatılmaması veya tamamlanmaması nedeni ile alacakların etkin şekilde tahsil edilemediği,
6183 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesi gereği cebren tahsil yoluna gidilmediği,
6183 sayılı Kanun’un 55’inci maddesi gereği amme alacağını vadesinde ödemeyenlere,
15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun “ödeme emri” ile tebliğ edilmediği,
6183 sayılı Kanun’un 55’inci maddesi gereği borçlu taraftan mal bildirimi yapması istenmediği,
6183 sayılı Kanun’un 62’nci maddesi gereği Belediye alacakları konusunda herhangi bir haciz işlemi yapılmadığı gibi icra takibine yönelik de gerekli adımların atılmadığı,
Abonelik sözleşmesinden kaynaklanan su alacaklarının takibinde 7155 sayılı Kanun hükümlerine uygun hareket edilmediği,
Tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen usul işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi ve belediye alacaklarının etkin şekilde tahsili için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.