ÖZET: Yapılan denetimlerde, ruhsat verilmeden işletilen diş hekimi, doktor, mali müşavir, avukat, noter ve eczacı gibi meslek gruplarının çevre temizlik vergisi ve emlak vergisi mükellefiyetlerinin etkin bir şekilde yönetilmediği tespit edilmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na göre, meskenlerin iş yeri olarak kullanılması durumunda emlak vergisi bildirimlerinin yapılması ve yeni duruma göre vergilendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, çevre temizlik vergisinin tahsilatına dair düzenlemeleri içermekte ve bu vergilerin hesaplanmasında belirli kriterler öngörmektedir.

Denetimler sonucunda, Kamu İdaresi tarafından ruhsatlandırılmayan 277 iş yerinin bulunduğu, bunlardan yalnızca 32’sinin emlak vergisi mükellefiyetinin tesis edildiği görülmüştür. Bu durum, vergi mükellefiyetinin yeterince etkin bir şekilde uygulanmadığını göstermektedir. Kamu İdaresi, mevzuat çerçevesinde gerekli çalışmaların başlatıldığını belirtmiş, ancak etkin vergilendirme için kontrol mekanizmalarının oluşturulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, ilgili idarelerin vergi mükellefiyetlerini düzenli ve etkili bir şekilde yürütmesi önem arz etmektedir.

BULGU: Diğer Yetkili İdareler Tarafından Ruhsat Verilen Meslek Gruplarının Çevre Temizlik Vergisi ve Emlak Vergisi Mükellefiyet İşlemlerinin Etkin Şekilde Yürütülmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Kamu İdaresi tarafından ruhsat verilmeyen diş hekimi, doktor, mali müşavir, avukat, noter ve eczacı gibi meslek gruplarının işyeri olarak kullanıldığı meskenlerde çevre temizlik vergisi ve emlak vergisi mükellefiyetinin etkin vergilemeyi sağlayacak şekilde tesis ettirilmediği görülmüştür.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinde; bina vergisinin oranının meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde iki olduğu, 33’üncü maddesinde ise binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesinin veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline dönüştürülmesinin vergi değerini tadil eden sebepler arasında olduğu belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un 23’üncü maddesi uyarınca ise konutun ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının iş yeri haline dönüştürülmesi halinde yeni duruma göre emlak vergisi bildirimi verilmesi ve meskenin iş yeri olarak kullanılmaya başlandığı tarihi izleyen bütçe yılından itibaren iş yerlerine ait oran üzerinden vergilendirilmesi gerekmektedir.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 44’üncü maddesinde çevre temizlik vergisine ilişkin düzenlemeler yapılmış olup, büyükşehir belediyeleri sınırları içerisinde konutlara ilişkin çevre temizlik vergisinin su ve kanalizasyon idareleri tarafından, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait verginin ise ilgili belediyelerce tahsil edileceği ifade edilmiştir. Bununla beraber aynı maddede çevre temizlik vergisinin hesaplanmasında; işyerleri ve diğer şekillerde kullanılan binalar için Kanun’da belirlenen tarifenin her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak kullanılacağı, meskenler için ise su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp başına her yıl belirlenen tutarların kullanılacağı hüküm altına alınmıştır.

Yapılan incelemede, Kamu İdaresi tarafından ruhsat verilmeyen diş hekimi, doktor, mali müşavir, avukat, noter ve eczacı gibi meslek gruplarına ait 277 adet iş yeri olduğu, söz konusu iş yerlerinin çevre temizlik vergisi mükellefiyetinin bulunmadığı, bu iş yerlerinden sadece 32 adet iş yerine mesken üzerinden emlak vergisi mükellefiyetinin tesis ettirildiği görülmüştür.

Kamu İdaresi cevabında, mevzuat hükümleri çerçevesinde konuyla ilgili çalışmaların başlatıldığı ifade edilmiştir.

Kamu İdaresi tarafından vergi mükellefiyetinin mevzuat hükümleri doğrultusunda uygulanmasını ve etkin vergilendirmeyi sağlamak için bunu sağlayacak kontrol mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir.