ÖZET: Ödemelerde vergi borcu yoktur sorgulamasının, istihkak sahipleri yerine onların avukatları adına yapılması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. İlgili mevzuat gereği, kamu idareleri, ödemelerde vadesi geçmiş borç bulunmadığına dair sorgulamayı doğrudan istihkak sahipleri adına gerçekleştirmelidir. Ancak yapılan incelemelerde, bu sorgulamaların avukatlar adına yapıldığı ve bazı istihkak sahiplerinin borçlarının göz ardı edildiği görülmüştür. Bu durum, borçlu olan istihkak sahiplerinin avukatları aracılığıyla herhangi bir kesinti olmaksızın ödeme almasına yol açmaktadır.

Kamu İdaresi, bu bulgu doğrultusunda vergi borcu yoktur sorgulamalarının istihkak sahipleri adına yapılmaya başlandığını belirtse de, henüz borçlu istihkak sahiplerine yönelik kesintilerin yapılmadığı ve ödemelerin iadelerinin sağlanmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, bu uygulama mevzuata aykırı bir durum teşkil etmekte ve borçlu istihkak sahiplerinin haklarının ihlaline neden olmaktadır.

Sonuç olarak, vergi borcu yoktur sorgulamalarının istihkak sahipleri adına yapılması ve borçlu olanların ödemelerinden kesinti yapılması gereklidir. Bu şekilde, kamu kaynaklarının doğru bir şekilde yönetilmesi ve borçların tahsil edilmesi sağlanacaktır.

BULGU: Ödemelerde Vergi Borcu Yoktur Sorgulamasının İstihkak Sahipleri Yerine İstihkak Sahiplerinin Avukatları Adına Yapılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İdarenin ödemelerinde vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin sorgulamayı istihkak sahibi adına yapması gerekirken istihkak sahibinin avukatı adına yaptığı görülmüştür.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları” başlıklı 22/A maddesinde;

“Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

(1) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil),

(2) 24/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemelerde,

Bu madde kapsamında zorunluluk getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Şu kadar ki bu hükmün uygulanmasında diğer kamu idarelerinin alacaklarına karşılık kesinti yapılması gereken hallerde kesinti tutarı garameten taksim olunur.

Takibata selahiyetli tahsil dairesince, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara dört bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına karşı tebliğ tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.”

Denilmiş olup 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi ile bu bentte yer alan “her türlü ödemelerde,” ibaresi “her türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil),” şeklinde değiştirilmiştir.

Buna göre, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgenin aranılması gerektiği ifade edilmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Seri: A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliği’nin “V. Amme Alacağı Ödemeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları” bölümünde kapsama giren amme alacaklarının toplam 5.000 TL’yi aşması halinde vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair belge aranılacağı belirtilmiştir. Vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge arama zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlarca yapılacak ödeme/işlemler sırasında, tahsil dairelerinin verdiği bilgiye istinaden kapsama giren alacak türlerinin toplam tutarının 5.000 TL’yi lirayı aşmaması halinde, borcun bulunmadığı kabul edilerek gerekli ödeme/işlemler yapılacaktır.

Anılan Tebliğ ile zorunluluk getirilen vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi aramadan ödeme yapanlara ve işlem tesis edenlere verilecek idari para cezaları hakkında Tebliğin 6’ncı bölümünün 2’nci maddesi gereği 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanacaktır. Buna göre, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi aramadan ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara, her bir ödeme/işlem için ayrı ayrı olmak üzere belgenin aranılması gereken yılda uygulanacak olan idari para cezası tutarı esas alınarak takibata selahiyetli tahsil dairesi tarafından idari para cezası (2024 yılı için 31.837,78 TL) tatbik edilecektir.

Yapılan incelemede, İdarenin ödemelerinde vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin sorgulamayı istihkak sahibi adına yapması gerekirken istihkak sahibinin avukatı adına yaptığı tespit edilmiştir. İstihkak sahibinin avukatına yapılan ödemeler incelendiğinde bazı istihkak sahiplerinin borcunun bulunduğu görülmüştür. Diğer bir ifadeyle istihkak sahibine yapılacak bir ödemeden borcunun kesilmesi gerekirken vergi borcu yoktur sorgulamasının avukatı adına yapılması nedeniyle herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödemenin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Yapılan bu uygulama mevzuata aykırı olduğu gibi borcu olan istihkak sahiplerinin de avukatları aracılığı ile herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödemelerini almasına neden olmaktadır.

Kamu İdaresi cevabında, bulgu doğrultusunda vergi borcu yoktur sorgulamalarının istihkak sahiplerinin avukatları yerine doğrudan istihkak sahipleri adına yapılmaya başlandığını ifade etmiştir. Ancak istihkak sahibine yapılacak bir ödemeden borcunun kesilmesi gerekirken vergi borcu yoktur sorgulamasının avukatı adına yapılması nedeniyle herhangi bir kesinti yapılmaksızın gerçekleştirilen ödemelerin iadelerinin sağlanmadığı görülmüştür. Bu nedenle bulgu konusu aykırılık devam etmektedir.

Sonuç olarak, vergi borcu yoktur sorgulamasının istihkak sahiplerinin avukatları yerine doğrudan istihkak sahipleri adına yapılması ve borcu olmasına rağmen herhangi bir kesinti yapılmayan istihkak sahiplerinin borcuna tekabül eden tutarın tahsil edilmesi gerekmektedir.