|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, atıksu ücret tarifesinin tam maliyet esasına göre belirlenmediğini ve organize sanayi bölgesinden çıkan atıksuların kirlilik yükü ile birlikte doğrudan kanalizasyona verildiğini ortaya koymuştur. 2872 sayılı Çevre Kanunu’na göre, kirletenlerin çevre kirliliğine neden olan faaliyetleri için sorumluluk taşıdığı belirtilmektedir. Ancak, mevcut durumda atıksu bedelinin içme suyu bedelinin %40’ı olarak belirlenmesi, maliyetlerin karşılanıp karşılanmadığı konusunda belirsizlik yaratmaktadır. Ayrıca, kirleten öder ilkesi gereği meskenler ile ticarethaneler arasında ayrım yapılmaması, mali adaletsizliklere yol açmaktadır.
Denetim sonuçları, organize sanayi bölgesinin ön arıtma tesisi olmadan atıksularını kanalizasyona vermesi nedeniyle ilave maliyetlerin belediye bütçesine yüklendiğini göstermektedir. Sondaj kuyusundan su kullanan işletmelerin atıksu bedeli, tam maliyet esasına uygun olarak belirlenmemiştir. Bu durum, atıksu arıtma maliyetlerinin büyük bir kısmının kuyu sahipleri tarafından karşılanmadığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, atıksu üreticileri için sistem maliyetlerinin mevzuata uygun şekilde hesaplanması, halkın bilgilendirilmesi ve tarifelerin kirlilik yüküne göre farklılaştırılması gerekmektedir. Ayrıca, ön arıtma tesislerinin kurulması için gerekli adımların hızlandırılması önem taşımaktadır. |
BULGU: Atıksu Ücret Tarifesinin Tam Maliyet Esasına Göre Belirlenmemesi ve Sanayiden Çıkan Kirlilik Yükü Fazla Atıksuların Doğrudan Kanalizasyona Verilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Belediye Meclisi tarafından 2024 yılı atıksu ücret tarifesinin tam maliyet esasına göre belirlenmediği, ön arıtma tesisi bulunmayan organize sanayi bölgesinden çıkan atıksuların tüm kirlilik yükü ile birlikte kanalizasyona verildiği görülmüştür.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “Tanımlar” kenar başlıklı 2’nci maddesinde atıksu ve kirleten tanımları, “Kirleten: Faaliyetleri sırasında veya sonrasında doğrudan veya dolaylı olarak çevre kirliliğine, ekolojik dengenin ve çevrenin bozulmasına neden olan gerçek ve tüzel kişileri, / Atıksu: Evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer kullanımlar sonucunda kirlenmiş veya özellikleri kısmen veya tamamen değişmiş sular” şeklinde yapılırken; 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; “Kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamalar kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanır. Kirletenin kirlenmeyi veya bozulmayı durdurmak, gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kirletenden tahsil edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 11’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler sorumlu tutulmuş; altıncı fıkrasında, atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacakların, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorunda oldukları, bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınacağı; bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretlerin, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamayacağı kurallarına yer verilmiş; beşinci fıkrasında ise serbest ve/veya endüstri bölgelerinde bölge müdürlüklerinin, kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgeleri ile turizm merkezlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı veya yetkili kıldığı birimlerin, organize sanayi bölgelerinde organize sanayi bölgesi yönetiminin, küçük sanayi sitelerinde kooperatif başkanlıklarının, atıksu altyapı yönetimlerince kurulan kooperatiflerde kooperatif yönetimlerinin, mevcut yerleşim alanlarından kopuk olarak münferit yapılmış tatil köyü, tatil sitesi, turizm tesis alanları vb. kullanım alanlarında ise site yönetimleri veya tesis işletmecilerinin atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı ve işletilmesinden sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Çevre Kanunu’nun 11’inci maddesine göre hazırlanarak yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik (RG: 27.10.2010/27742)’in 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, sürdürülebilir atıksu ve evsel katı atık hizmetlerinin yönetilmesi amacıyla tarifelerin belirlenmesinde; (a) toplam sistem maliyetlerinin tarifelere yansıtılması, (b) tarifelerin kirleten öder ilkesine göre belirlenmesi, (c) atıksu hizmetlerinden tahsil edilen ücretlerin, atıksu; evsel katı atık hizmetlerinden tahsil edilen ücretlerin de evsel katı atık ile ilgili hizmetler dışında kullanılmaması ilkeleri benimsenmiştir.
Yönetmelik’in 13’üncü maddesine göre toplam sistem maliyeti, yatırımın finansal maliyeti, sistemin işletilmesi ve bakımı, sabit varlıkların amortisman maliyetleri, yönetim ve izleme giderleri, vergiler, kamulaştırma ve sistemin finansal sürdürülebilirliğini sağlayacak özkaynak getirisinden oluşan tam maliyeti içermektedir.
Yönetmelik’in 17’nci maddesinin birinci fıkrasında, atıksu hizmetleri için ücretlendirme yapılırken tam maliyet ve kirleten öder esaslarının kullanılacağı, bu esasların uygulanmasına yönelik detayları içeren ve tam maliyet esaslı tarifelerinin belirlenmesinde faydalanılabilecek usul ve esasların Bakanlık tarafından Atıksu Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz adıyla Bakanlığın internet sayfasında yayımlanacağı; ikinci fıkrasında, atıksu hizmetlerine ait ücretler belirlenirken; su sayaçlarından kaydedilen su miktarı, içme ve kullanma suyu kaynağı olarak yeraltı veya yüzey suyu kullanan ve şebekeye bağlı olmayan aboneler için atıksu sayacı olan yerlerde ölçüm değerinin, olmayan yerlerde idarece belirlenecek atıksu miktarının esas alınacağı; üçüncü fıkrasında, sanayiler için ücretlendirmenin, atıksu debisi ve kirlilik yüküne, sanayi dışı aboneler için tüketilen su miktarına ya da idarece belirlenecek atıksu miktarlarına göre yapılacağı belirtilmiştir.
Yönetmelik’in 23’üncü maddesinin birinci fıkrasında, atıksu ve evsel katı atık tarife ücretleri kararı alınmadan önce halkın önerilen tarifeler ve esasları hakkında bilgilendirilmesi, görüş ve önerilerinin alınması maksadıyla ücretlerin hangi esaslar çerçevesinde belirlendiğini, hangi ana maliyet kalemlerinin dikkate alındığını, geçmiş yıllardaki maliyetleri, planlanan yatırım programını ve önerilen tarifeleri içerecek bir rapor hazırlayacağı; ikinci fıkrasında, hazırlanan raporların meclis kararlarının duyurulması yöntemi ile halka duyurulacağı; üçüncü fıkrasında, yorum süresi ve yorumların toplanması için uygun bir süre belirleneceği; dördüncü fıkrasında ise belediye ve mahalli idare birliklerinin ücret ve tarifelere ilişkin aldıkları meclis kararlarını diğer meclis kararlarındaki usule göre halka duyuracakları düzenlemelerine yer verilmiştir.
Konu ile ilgili yapılan inceleme sonucunda;
2024 yılı Belediye gelir tarifesinde atıksu bedelinin, içme suyu bedelinin %40’ı olarak belirlendiği; söz konusu tarifenin hangi kriterlere göre oluşturulduğu belli olmadığından tahsil edilen tutarların işletme maliyetlerini karşılayıp karşılamadığının bilinemediği; başka bir ifadeyle tam maliyet esası kapsamında bir hesaplama yapılmadığı, bu konuda bir rapor hazırlanmadığı ve dolayısıyla vatandaşların tam olarak bilgilendirilmediği;
Atıksu bedelinin belirlenmesinde, kirleten öder ilkesi uyarınca meskenler ile ticarethaneler arasında kirlilik yükü dikkate alınarak ayrım yapılmadığı için mali açıdan kirleticiler arasında adaletsizliklere neden olunduğu;
Organize sanayi bölgesi tarafından ön arıtma tesisi kurulmadığı için bu bölgeden çıkan atıksuların herhangi bir ön arıtma işlemine tabi tutulmadan kanalizasyona verildiği; bu suların kirlilik yükünün diğerlerine oranla yüksek olması nedeniyle arıtma işlemlerinin ilave maliyetlere neden olduğu ve bu maliyetlerin Belediye bütçesinden karşılanmak durumunda kalındığı;
Kendisine ait sondaj kuyusundan su kullanıp buradan çıkan atıksuları kanalizasyon hattına deşarj eden işyerleri için belirlenen atıksu bedelinin tam maliyet esasına ve kirleten öder ilkesine uygun düşmediği; 2024 yılı Belediye Gelir Tarifesinde sondaj suyu atıksu bedelinin ton başına 5 TL olarak belirlendiği ve çıkış noktasına konulan debimetrelerle ölçüm yapılarak faturalandırma işleminin gerçekleştirildiği; halihazırda bu şekilde abone yapılan 18 adet işyeri bulunduğu; bunların kanalizasyon hattına verdikleri atıksu miktarı ile fatura tutarları karşılaştırıldığında, arıtma işlemi için Belediyenin katlandığı maliyetlere göre tahsil edilen tutarın çok düşük seviyelerde kaldığının görüldüğü; başka bir deyişle, sondaj suyu kullanımı sonrasında ortaya çıkan atıksuların arıtılmasındaki maliyetlerin çok küçük bir kısmının kuyu sahiplerince karşılandığı;
anlaşılmıştır.
Özetle, atıksuların arıtılması konusunda tam maliyet esasına göre hesaplama yapılmaması sonucunda kirleten öder ilkesi tam olarak hayata geçirilememekte ve ortaya çıkan ilave maliyetleri İdare karşılamak durumunda kalmaktadır.
İdarenin cevabında; OSB veya kirletici yükü fazla olan işletmelerden kirlilik yüküne göre ücret alınması hususunda İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliğinin çıkarılması taleplerinin İl Müdürlüğü ve Bakanlıklardan gelen görüşler ile çıkartılamadığı; Belediye Atıksu Arıtma Tesisinin 2024 yılı ocak ayında kesin kabulünün yapılıp, yaklaşık 15 aydır Belediye tarafından işletildiği; sürecin yeni olması ve maliyetlerin sağlıklı hesaplanabilmesi, atıksuyun arıtıldığı havuz ve reaktörlerin arıtma verimini sağlayabilmesi için şartlandırmaların yapıldığı bir süreçten geçildiği; bu süreçte kimyasal sarfiyatları, blower optimum seviyesi vb. sistem içi proses takiplerinin yapıldığı; Tam Maliyet hesaplamalarında yıllık değişimlerin çok yaşanmaması adına arıtmanın proses tayini içinde beklenmesi gerekmekte olduğundan bu sürecte yukarıda belirtilen yazışmaların yapıldığı; Atıksu Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuza göre yapılacak hesaplamalarda yaşanacak aksaklıkların önüne geçmek ve Kanalizasyon Deşarj Yönetmeliğinin veya bu Yönetmelik şartlarını içeren meclis kararlarının çıkarılması halinde bahsi geçen Tarife Yönetmeliğinin çıkarılarak atıksu ücret tarifesinin tam maliyet esasına göre belirlenmesi ve tahsil edilmesinin sağlanacağı ifade edilmekle birlikte atıksu ücret tarifesinin tam maliyet esasına göre belirlenmesi ve tahsil edilmesi işlemine başlanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, atıksu üreticileri konusunda sistem maliyetlerinin mevzuatın öngördüğü şekilde hesaplanması, halka duyurulması, geri dönüşler de dikkate alınıp bu hesaplamalara dayalı olarak tarifelerin belirlenmesi, kirleticilerin kirlilik yüküne göre tarifelerin farklılaştırılması ve ön arıtma tesis yapması gereken işyerlerinin bu yükümlülüklerini yerine getirmesinin sağlanması konusundaki çalışmalara hız verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.