ÖZET: Belediye şirketinden personel istihdamında hatalı uygulamalar tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan il kapsamındaki bir ilçe belediyesinin, doğrudan hizmet alımı yoluyla istihdam ettiği personel için yaklaşık maliyet hazırlamadığını ve sözleşme imzalamadığını ortaya koymuştur. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu gereğince, işçi ve işverenin ekonomik ve sosyal koşullarını belirlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapılması mümkündür. Ancak, bu süreçte gerekli sözleşmelerin imzalanmaması ve maliyet hesaplamalarının yapılmaması, hatalı uygulamalara yol açmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde, belediyelerin taşeron işçileri, 04.12.2017 tarihinden itibaren belediye şirketi kadrolarına geçirilmiştir. Bu durum, işçi sendikalarının ekonomik ve sosyal hakların belirlenmesi için toplu iş sözleşmesi imzalayabilmesini sağlamaktadır. Ancak, belediyelerin şirketlerinden yapılan personel çalıştırma hizmetlerinde, yaklaşık maliyetin tespit edilmesi ve sözleşme imzalanması zorunluluğu bulunmaktadır. Yapılan incelemelerde, 2018 yılından sonra sözleşme imzalanmaması nedeniyle, personel unvanları ve ücretleri konusunda belirsizlikler yaşandığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, hizmet alım süreçlerinin düzgün bir şekilde yürütülmesi için, yaklaşık maliyet cetvelinin hazırlanması ve bu bedel üzerinden sözleşme imzalanması gerekmektedir. İdare, bu konularda gerekli çalışmaları başlattığını belirtmiş, ancak sürecin ilerleyişine dair herhangi bir belge sunmamıştır. Bu nedenle, mevzuata uygun hareket edilmesi ve gerekli sözleşmelerin yapılması önem arz etmektedir.

BULGU: Belediye Şirketinden Personel İstihdam Edilmesinde Hatalı Uygulamalar Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

İdare şirketinden doğrudan hizmet alımı suretiyle istihdam edilen personele ilişkin yaklaşık maliyetin hazırlanmaması ve sözleşme imzalanmaması nedenleriyle İdare şirketinden personel çalıştırılması sürecinde hatalı uygulamalar yapıldığı görülmüştür.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 1’inci maddesi uyarınca işçi ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapabilecekleri belirtilmiştir. Aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde; toplu iş sözleşmesinin, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmeyi ifade ettiği devamında ise bu Kanunun uygulanması bakımından işçi, işveren ve işyeri kavramlarının 4857 sayılı İş Kanunu’nda tanımlandığı şekliyle uygulanacağı ifade edilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 2’nci maddesinde; bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar ise işveren olarak tanımlanmıştır.

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından çalıştırılan kişilerin, mahalli idare şirketlerinde işçi statüsüne geçirilmesinin ve Belediyelerin personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerini, doğrudan hizmet alımı suretiyle Belediye şirketlerine gördürebilmesinin yolu açılmıştır. Bu kapsamda, 28.04.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2018/11608 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar” yürürlüğe konulmuştur.

Mezkûr Usul ve Esaslar’ın “Hizmetlerin gördürülmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde;

“1) İl özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerini 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın doğrudan hizmet alımı suretiyle, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait şirketlere gördürebilir.

(3) Bu kapsamda yapılacak personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerin bedelinin tespitinde, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin yaklaşık maliyetin tespitine ilişkin hükümlerine uyulması zorunludur. Bu Usul ve Esaslarda düzenlenmeyen hususlarda Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.

(4) Bu kapsamdaki hizmet alımlarında taraflar arasında sözleşme imzalanması zorunludur.” denilerek, İdarenin kendine ait şirketinden temin edeceği personel çalıştırılmasına dayalı hizmetler için yaklaşık maliyet hazırlanması ve sözleşme imzalanması zorunlu tutulmuştur.

Anılan mevzuat hükümlerinden, belediyelerde taşeron olarak çalışan işçilerin 04.12.2017 tarihi itibari ile Belediye Şirket kadrolarında işçi statüsüne geçirileceği bu kapsamda işçi sendikalarının, şirket işçilerinin ekonomik ve sosyal haklarının belirlenmesi bakımından Belediye Şirketi veya bağlı olduğu işveren sendikası ile toplu iş sözleşmesi imzalanabileceği, herhangi bir sendikaya tabi olmayan personele ilişkin ise Belediye Şirketinin iş sözleşmesi imzalamaya yetkili olduğu anlaşılmakta, ayrıca, belediyelerin şirketlerinden yapacakları personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları yaklaşık maliyetin tespitinden sözleşmenin bitim tarihine kadar kamu ihale mevzuatına tabi olduğundan bu kapsamda İdarede çalıştırılacak personel sayı ve unvanları hizmet alım sözleşmesine uygun olmalıdır.

Yapılan incelemede, İdare şirketinden doğrudan hizmet alımı suretiyle istihdam edilen personele ilişkin yaklaşık maliyetin hazırlanmaması ve 2018 yılından sonraki yıllarda sözleşme imzalanmaması nedenleriyle İdare şirketinden personel çalıştırılması sürecinde hatalı uygulamalara sebebiyet verildiği tespit edilmiştir.

Şöyle ki;

-Belediye şirketi ile 2018 yılında imzalanan personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sözleşmesinden sonra tekrar sözleşme imzlanmaması nedeniyle doğal olarak süreç içinde ilk sözleşmede belirtilen unvanların dışında personel çalıştırılmasına sebebiyet verildiği,

-Belediye şirketi personelinin mali ve sosyal haklarına ilişkin toplu iş sözleşmesine istinaden ek protokol düzenlenerek kişi bazında artış belirlendiği,

-Söz konusu nedenlerle, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sürecinde sayı ve unvanların sözleşmelerle belirlendiği, çalışan personelin ücretleri belirlenirken hangi kıstasın esas alındığının belli olduğu hususlarına ilişkin sağlıklı bir ücret politikasının belirlenemediği görülmüştür.

Sözleşmelerin yenilenmemesi, ilk sözleşmelerde belirtilen unvanlar haricinde çalışan personelin ücretleri belirlenirken hangi kıstasın esas alındığının tespitine imkân vermemektedir.

İdare şirketine yapılacak hakediş ödemelerinin temel dayanağı, İdare ile şirket arasında imzalanan sözleşmelerdir. Bu itibarla, birim fiyatlar ve asgari işçilik maliyetinin doğru şekilde oluşturulması için istihdam edilen tüm şirket personelinin sayı ve unvanlarını kapsayacak şekilde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin imzalanması gerekmektedir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; Belediye şirketinden doğrudan hizmet alımı suretiyle istihdam edilen personele ilişkin yaklaşık maliyetin hazırlanması ve sözleşme imzalanması hususlarında gerekli çalışmaların başlatıldığı ifade edilmiştir. Ancak belirtildiği şekilde işlem tesis edildiğine dair herhangi bir kanıtlayıcı belge gönderilmemiştir.

Sonuç olarak, Hizmet Alım İhaleleri Uygulama Yönetmeliği süreçlerine uyulması, bu kapsamda yaklaşık maliyet cetveli hazırlanması ve hesaplanan bedel üzerinden sözleşme imzalanması gerektiği değerlendirilmektedir.