|
ÖZET: İller Bankası tarafından tahakkuk eden belediye payından kesilen şirket borçlarının, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın muhasebe kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. 27 Kasım 2024 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile belediye şirketlerinin vergi ve SGK borçlarından belediyelerin sorumlu hale geldiği belirtilmiştir. Bu borçlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından genel bütçe vergi gelirlerinden kesilerek ödenmektedir. Ancak, belediye şirketleri, kamu tüzel kişiliği statüsüne sahip olmadıkları için bu kesintilere tabi değildir.
Belediye şirketleri, Türk Ticaret Kanunu’na tabi özel hukuk tüzel kişileri olarak kabul edilmektedir. 5779 sayılı Kanun gereğince, bu şirketler genel bütçe vergi gelirlerinden pay alamadıkları için doğrudan kesinti yapılması mümkün değildir. Ayrıca, belediyeler ile bağlı kuruluşların personel çalıştırmasına dayalı hizmetleri, kendi şirketleri aracılığıyla gerçekleştirmekte ve bu hizmet alımları ihale kapsamına girmemektedir. Bu durum, sosyal güvenlik prim borçlarının hakedişlerden kesilmesini engellemektedir. Sonuç olarak, İller Bankası’nın kesintileri nedeniyle belediyenin alacakları, şirketlerin borçları olarak kaydedilmeli ve bu alacaklar 6183 sayılı Kanun çerçevesinde tahsil edilmelidir. İlgili idare, belirtilen yönetmelik doğrultusunda gerekli işlemleri gerçekleştireceğini ifade etmiştir. |
BULGU: İller Bankası’nca Tahakkuk Eden Belediye Payından Kesilen Şirket Borçlarının Kurum Muhasebe Kayıtlarında Yer Almaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca genel bütçe vergi gelirlerinden, SGK’nun talebi üzerine İller Bankası’nca tahakkuk eden Belediye payından kesilen şirket borçlarının kurum muhasebe kayıtlarında yer almadığı görülmüştür.
27.11.2024 tarih ve 32735 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Büyükşehir Belediyeleri, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bunların Bağlı Kuruluşlarının Borçlarına Karşılık Genel Bütçe Vergi Gelirleri Tahsilat Toplamı Üzerinden Ayrılacak Paylardan Yapılacak Kesintilere İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar” adlı Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın 3’üncü maddesine göre belediye şirketlerinin vergi ve SGK borçlarından belediyeler de doğrudan sorumlu hale getirilmiştir. Belediye şirketlerinin vergi ve SGK borçları, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca genel bütçe vergi gelirlerinden, SGK’nun talebi üzerine de İller Bankasınca tahakkuk eden belediye payından kesilmektedir.
İl özel idareleri ve belediyeler ile bu idarelere bağlı kuruluşların ve bunlara ait tüzel kişilerin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre; takip edilen devlete olan borçları, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında tanımlanan hazine alacağı niteliğindeki borçları, İlbank’ a olan borçları ile sosyal güvenlik kuruluşlarına olan borçlarına ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun geçici 3’üncü, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun geçici 5’inci maddeleri kapsamında uzlaşma sağlanmış borçları ile bu maddeler kapsamındaki kuruluşlara olan tahakkuk etmiş ve uzlaşma sağlanmamış olan borçlarına karşılık, bu idareler adına her ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden ayrılacak tutardan, alacaklı idarelerin talebi üzerine, ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İlbank tarafından kesinti yapılarak alacaklı idarelere ödeme yapılmaktadır.
Belediye şirketleri, belediye tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Belediyelerin kurdukları veya ortak oldukları şirketlere, kamu tüzel kişiliği sıfatı kazandıran herhangi bir kanun hükmü bulunmadığı gibi, kamusal yetki ve ayrıcalıklar da tanınmamıştır. Dolayısıyla, belediye şirketleri kamu tüzel kişisi, kamu kurumu veya kamu kuruluşu değildir. Yine belediye şirketlerini, iktisadi devlet teşekkülü ve kamu iktisadi teşebbüsü (KİT) olarak da kabul etmek mümkün değildir. Belediye şirketleri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi belediyeden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişiliğine sahip sermaye şirketleridir.
5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun‘un 7’nci maddesinin ikinci fıkrasında; prim borçlarının, her ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden ayrılacak tutardan, alacaklı idarelerin talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası tarafından kesinti yapılarak alacaklı idarelere ödeneceği düzenlemiştir.
Belediye şirketleri, 5779 sayılı Kanun kapsamında yer almayıp genel bütçe vergi gelirlerinden pay almamaktadır. Bu nedenle de şirket borçlarına ilişkin belediyelerde olduğu gibi doğrudan kaynaktan kesinti yapılabilecek bir süreç bulunmamaktadır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesi uyarınca; belediyeler ile bağlı kuruluşlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerini doğrudan hizmet alımı suretiyle kendi şirketlerinden yapmaktadır. Bu şekilde yapılan hizmet alımlarının ihale kapsamında olmaması nedeniyle “Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca hakedişlerden kesinti yapılamamaktadır.
İller Bankasınca şirketlerin borçları nedeniyle Belediyenin paylarından kesilen borcun tarafı değişmiş olup, şirketlerin artık Belediyeye karşı borcu doğmuş olmaktadır. Bu alacaklar, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ya da icra yoluyla tahsil edilmeli veya yapılacak şirket sermaye artırımlarından mahsuben tahsilatı sağlanmalıdır. Bu nedenle oluşan şirket borçları “140-Kişilerden alacaklar hesabı” na alınarak takip edilmelidir.
İdare cevabında yukarıda belirtilen yönetmeliğe uygun olarak işlemler gerçekleştirilecektir denilmiştir.