|
ÖZET: Belediyenin haczedilemeyen gelirlerinin izlenmesi konusunda yapılan denetimlerde, bu gelirlerin tahsil edildiği banka hesaplarında haczi mümkün olan diğer gelirlerin de bulunduğu tespit edilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ilgili maddeleri ve 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyenin haczi caiz olmayan gelirlerini belirlemekte ve bu gelirlerin korunması gerektiğini vurgulamaktadır. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, bu gelirlerin ayrı hesaplarda izlenmediği ve haczedilebilir gelirlerle bir arada tutulduğu ortaya çıkmıştır.
Yargıtay’ın içtihatları, haczedilemeyen ve haczedilebilir gelirlerin aynı hesapta toplanmasının, haczi imkânsız kılan hakların kaybedilmesi anlamına geleceğini belirtmektedir. Bu durum, belediyenin mali durumunu ve gelir kaynaklarını net bir şekilde değerlendirmeyi zorlaştırmaktadır. Haczedilemeyen gelirlerin ayrı hesaplarda tutulmaması, bu kaynakların kaynağının belirlenmesini de imkânsız hale getirmektedir. Sonuç olarak, belediyenin mali yönetiminde şeffaflık sağlamak amacıyla, haczedilemeyen gelirlerin ve haczi mümkün olan varlıkların ayrı hesaplarda izlenmesi gerektiği önerilmektedir. Bu uygulama, belediyenin mali kaynaklarının daha etkin bir şekilde yönetilmesine katkı sağlayacaktır. |
BULGU: Belediyenin Haczedilemeyen Gelirlerinin Ayrı Banka Hesaplarında İzlenmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediyenin haczedilemeyen gelirlerini teşkil eden vergi, resim ve harçların tahsil edildiği banka hesabında haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu, dolayısıyla haczedilemeyen gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmediği görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi caiz olmayan mallar ve haklar” başlıklı 82’nci maddesinde, özel yasalarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği belirtilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında, belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez denilmek suretiyle belediyenin haczi mümkün olmayan gelirleri sayılmıştır.
Yargıtay 12’nci Hukuk Dairesi 20.03.2012 tarih ve E.2011/22082 K.2012/8629 sayılı Kararında, borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanmasının ve birbirine karıştırılmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edileceği ifade edilmiştir.
Yapılan incelemede, İdarenin vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesabında haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu tespit edilmiştir. Belediyenin haczedilemeyen gelirlerini ayrı hesapta tutmayarak haczi kabil gelirlerle ortak havuz hesabında birleştirmesi, bu hesaptaki bakiyenin vergi, resim ve harç gelirlerinden mi yoksa haczedilebilir gelirlerden mi oluştuğunun belirlenmesini imkânsız hale getirmektedir.
Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, havuz hesabı uygulamasının sonlandırılması, haczedilemeyen gelirler ile haczi kabil varlıkların ayrı hesaplarda izlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.