ÖZET: Emlak vergisi kapsamında, belediye sınırları içinde yer alan binaların inşaat sınıflarının yanlış belirlendiği tespit edilmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesi, bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile arsa değerinin hesaplanarak vergi değerinin belirlenmesini öngörmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan cetvelde, binalar beş farklı inşaat sınıfına ayrılmakta ve bu sınıflar için çeşitli kriterler belirlenmektedir. Ancak, yapılan incelemelerde, birçok binanın 3. sınıf inşaat olarak sınıflandırıldığı ve bu durumun emlak vergisi tahakkukunu olumsuz etkilediği görülmüştür.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 14 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği, bina sınıfının belirlenmesinde, özelliklerin yarıdan fazlasının dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. İnceleme yetkisine sahip memurlar, mükelleflerden gerekli bilgileri talep edebilir ve binaları yerinde inceleyebilir. Ancak mevcut uygulamada, sınıflandırma düzenlemelerine uyulmadığı ve emlak vergisinin en düşük sınıf üzerinden tahakkuk ettirildiği belirlenmiştir.

Bu bağlamda, belediyenin emlak vergisi gelir kaybını önlemek amacıyla, mükelleflerden binaların genel durumu ve kullanılış tarzı hakkında bilgi talep etmesi ve inceleme memurları aracılığıyla yerinde tespitler yaparak kayıt altına alması gerekmektedir. Bu önlemler, doğru vergi değerlerinin belirlenmesi ve adil bir vergi tahsilatı için önem arz etmektedir.

BULGU: Emlak Vergisinde Binaların İnşaat Sınıflarının Hatalı Tespit Edilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Belediye sınırları içerisinde yer alıp emlak vergisine tabi olan binaların inşaat sınıflarının hatalı belirlendiği görülmüştür.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Vergi değeri” başlıklı 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde vergi değeri;

“Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle hesaplanan bedeldir” hükmüne yer verilmiş olup 02.07.2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 59’uncu maddesiyle bu maddede yer alan “tüzük” ibaresi “yönetmelik” şeklinde değiştirilmiştir.

29.02.1972 tarih 7/3995 sayılı Emlak Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük’ün “Binaların inşaat sınıflarına göre ayrımı” başlıklı 10’uncu maddesinde binaların yapılış tarzı, işçiliği, çeşitli kısımlarında kullanılan malzemenin cinsi, kalitesi ve benzeri hususlar dikkate alınarak binalar, lüks inşaat, birinci sınıf inşaat, ikinci sınıf inşaat, üçüncü sınıf inşaat, basit inşaat olmak üzere beş sınıfa ayrılmış olup inşaat sınıflarının tayinine esas alınacak niteliklerin Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunacağı ifade edilmiştir.

Bahse konu 10’uncu maddedeki hükme istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 15.12.1982 tarihli ve 17899 sayılı Resmi Gazete’de “Bina İnşaat Sınıflarının Tespitine Dair Cetvel” yayımlanmıştır. Cetvelde; binaların yapılış tarzı, işçiliği, çeşitli kısımlarında kullanılan malzemenin cinsi ve kalitesi gibi özelliklere yer verilmiş, binalar Tüzük’e uygun olarak beş sınıfa ayrılmış ve her sınıf için on adet kriter belirlenmiştir.

Söz konusu Tüzük’ün “İnşaat maliyet bedelinin hesaplanması” başlıklı 20’nci maddesine göre inşaat maliyet bedeli, binanın dıştan dışa yüzölçümü ile metrekare normal inşaat maliyet bedelinin çarpılması suretiyle bulunmaktadır. Yine aynı maddeye göre metrekare normal inşaat maliyet bedelleri; binaların kullanılış tarzları, inşaat nevileri ve sınıflarına göre Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından birlikte belirlenmekte ve uygulanacağı bütçe yılından önce ilan edilmektedir.

Her bütçe yılından önce Resmi Gazete’de yayımlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğ eklerinde yer verilen Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedellerini Gösterir Cetveller incelendiğinde, metrekare normal inşaat maliyet bedellerinin bina sınıflarına göre belirlendiği görülmektedir. Bina sınıfının, olması gerekenden daha düşük bir sınıf olarak belirlenmesi; inşaat maliyet bedelinin, dolayısıyla bina vergi değerinin olması gerekenden daha az miktarda hesaplanmasına, kurum tarafından daha az miktarda emlak vergisi tahakkuku ve tahsilatı yapılmasına sebebiyet verecektir.

Konuyla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 14 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nde; binanın gireceği sınıfın, belirlenen özelliklerden yarıdan fazlasını taşıyıp taşımadığına bakılarak belirleneceği, binada anılan özelliklerden yarıdan fazlası yoksa bu defa özellikleri itibarıyla en yakın olduğu sınıfın beyan edileceği, diğer taraftan binanın bir alt veya üst sınıftan hangisine gireceği konusunda tereddüde düşülen hallerde rayiç bedelin beyan edilmesinin esas olduğu da dikkate alınarak bir üst sınıfın bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

İlgili Tüzük’ün “Mükelleflerden istenecek bilgiler” başlıklı 3’üncü maddesinde inceleme yetkisine sahip memurların, mükelleflerden söz konusu yapının genel durumuna, kullanılış tarzına ilişkin gerekli bilgileri isteyebileceği, “İnceleme memurlarına bilgi verme zorunluluğu” başlıklı 4’üncü maddesinde ise inceleme yetkisine sahip memurların, vergi değeri takdir edilecek bina, arsa ve araziyi gezip görebileceği ifade edilmiştir.

Emlak vergisi beyanları ve bu beyan üzerine yapılan tarh ve tahakkuk belgelerinin incelenmesinde, Belediye sınırları içerisinde yer alıp emlak vergisine tabi olan binaların inşaat sınıflarının neredeyse tamamına yakınının 3. sınıf inşaat olarak belirlendiği ve mevzuatta sınıflandırmanın yapılmasına ilişkin düzenlemelere uyulmadığı, en düşük inşaat sınıfı olan 3. sınıf inşaat üzerinden emlak vergisi tahakkuk ettirildiği görülmüştür.

Kamu İdaresi cevabında, emlak vergisine ilişkin binaların inşaat sınıflarının kontrol edilmesine ve beyanların düzeltilmesine yönelik çalışmalara başlandığı ifade edilerek bulguya iştirak edilmiştir.

Sonuç olarak, Belediyenin emlak vergisine ilişkin gelir kaybını önlemek adına emlak vergisi mükelleflerinden binanın genel durumuna ve kullanış tarzına ilişkin gerekli bilgileri istemesi, inceleme yetkisine sahip memurları vasıtasıyla vergi değeri takdir edilecek binaları yerinde görüp bir tutanakla bu durumu yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre kayıt altına alması gerekmektedir.