ÖZET: Atıksu arıtma maliyetlerinin önemli bir kısmının kirleticiler yerine belediyeler tarafından karşılandığı tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan ilçe belediyelerinde atıksu ücret tarifelerinin tam maliyet esasına göre belirlenmediğini ortaya koymaktadır. Bu durum, “kirleten öder” ilkesinin uygulanmasını engelleyerek, maliyetlerin belediye bütçesinden karşılanmasına yol açmaktadır. Belediye başkanları, 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre gelir ve alacakların takibi ile tahsilinden sorumludur.

Çevre Kanunu’na göre, kirlenmenin önlenmesi ve giderilmesi için yapılan harcamaların kirletici tarafından karşılanması gerektiği belirtilmektedir. Atıksu altyapı sistemlerinin kurulumu ve işletilmesi, belediyelere aittir ve bu hizmetlerden yararlananlar, belirlenen tarifelere göre ücret ödemekle yükümlüdür. Ancak, yapılan denetimlerde, atıksu arıtma tesisinin 2024 yılı toplam maliyetinin 7.216.510 TL olmasına karşın, tahakkuk ettirilen bedelin yalnızca 2.851.951,56 TL olduğu görülmüştür. Aradaki fark, 4.364.558,44 TL, belediye bütçesinden karşılanmıştır.

Sonuç olarak, kirleten öder ilkesinin tam olarak uygulanamaması, belediyenin gelir kaybına neden olmaktadır. Kamu idaresi, bu bulguya katıldığını belirterek, atıksu tarifelerinin tam maliyet esasına göre belirlenmesi ve gelirlerin eksiksiz tahsil edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

BULGU: Atıksu Arıtma Maliyetleri Büyük Bir kısmının Kirleticiler Yerine Belediye Tarafından Karşılanması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Atıksu ücret tarifesinin tam maliyet esasına göre belirlenmemesi sonucunda kirleten öder ilkesinin hayata geçirilemediği, maliyetlerin büyük bir kısmının Belediye tarafından karşılandığı tespit edilmiştir.

Belediye başkanlarının görev ve yetkileri, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinin (f) fıkrasına göre, Belediye Başkanının önemli görevlerinden biri Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmektir. Benzer şekilde, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin Toplanması Sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde de, kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanların, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumlu oldukları ifade edilmiştir.

Belediyelerinde çeşitli gelir kalemleri bulunmakta olup, bunlardan birri atıksı arıtma ile ilgilidir. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde;

“Kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamalar kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanır. Kirletenin kirlenmeyi veya bozulmayı durdurmak, gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kirletenden tahsil edilir.” denilmektedir.

Aynı Kanun’un 2’nci maddesinde atıksu ve kirletenin tanımı şu şekilde yapılmıştır:

“Kirleten: Faaliyetleri sırasında veya sonrasında doğrudan veya dolaylı olarak çevre kirliliğine, ekolojik dengenin ve çevrenin bozulmasına neden olan gerçek ve tüzel kişileri,

Atıksu: Evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer kullanımlar sonucunda kirlenmiş veya özellikleri kısmen veya tamamen değişmiş sular”

Yine aynı Kanun’un 11’inci maddesine göre, atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler sorumludur.

Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz.

Serbest ve/veya endüstri bölgelerinde bölge müdürlükleri, kültür ve turizm koruma ve gelişme bölgelerinde, turizm merkezlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı veya yetkili kıldığı birimler, organize sanayi bölgelerinde organize sanayi bölgesi yönetimi, küçük sanayi sitelerinde kooperatif başkanlıkları, atıksu altyapı yönetimlerince kurulan kooperatiflerde kooperatif yönetimleri, mevcut yerleşim alanlarından kopuk olarak münferit yapılmış tatil köyü, tatil sitesi, turizm tesis alanları vb. kullanım alanlarında ise site yönetimleri veya tesis işletmecileri atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı ve işletilmesinden sorumludurlar.

Çevre Kanunu’nun 11’inci maddesine göre hazırlanarak yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik’te yer alan üç ilkeden ikisi şu şekildedir:

“a) Toplam sistem maliyetlerinin tarifelere yansıtılması,

Tarifelerin kirleten öder ilkesine göre belirlenmesi.”

Yönetmelik’in 13’üncü maddesine göre toplam sistem maliyeti, yatırımın finansal maliyeti, sistemin işletilmesi ve bakımı, sabit varlıkların amortisman maliyetleri, yönetim ve izleme giderleri, vergiler, kamulaştırma ve sistemin finansal sürdürülebilirliğini sağlayacak özkaynak getirisinden oluşan tam maliyeti içermektedir.

Yönetmelik’in 17’inci maddesine göre, atıksu hizmetleri için ücretlendirme yapılırken tam maliyet ve kirleten öder esasları kullanılmalıdır. Bu esasların uygulanmasına yönelik detayları içeren ve tam maliyet esaslı tarifelerinin belirlenmesinde faydalanılabilecek usul ve esaslar Bakanlık tarafından Atıksu Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz adıyla Bakanlığın internet sayfasında yayımlanmaktadır.

Atıksu hizmetlerine ait ücretler belirlenirken; su sayaçlarından kaydedilen su miktarı, içme ve kullanma suyu kaynağı olarak yeraltı veya yüzey suyu kullanan ve şebekeye bağlı olmayan aboneler için atıksu sayacı olan yerlerde ölçüm değeri, olmayan yerlerde idarece belirlenecek atıksu miktarı esas alınmaktadır.

Konu ile ilgili yerinde yapılan denetimde, tüketilen içme suyunun %10’u oranında atıksu bedeli ödeneceği şeklinde bir meclis kararı alındığı görülmüştür. Atıksu arıtma tesisinin 2024 yılı toplam maliyeti 7.216.510 TL olup, söz konusu yılda tahakkuk ettirilen atıksu bedeli 2.851.951,56 TL’dir. Sitem maliyeti ve tahakkuk edilen rakam arasında fark 4.364.558,44 TL olup, bu tutar Belediye bütçesinden karşılanmıştır. Bu durum, atıksuların arıtılması konusunda kirleten öder ilkesinin tam olarak hayata geçirilememesine sebep olduğu gibi İdare açısından bir gelir kaybı meydana getirmektedir.

Kamu idaresi tarafından verilen cevapta bulguya iştirak edilmiş olup, kirleten öder ilkesi çerçevesinde tam maliyet esasına göre atıksu tarifesi belirlenmesi, bu alandaki gelirlerin tam olarak tahsil edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.