|
ÖZET: İçme suyu iletim ve dağıtım sistemlerinde su kayıplarının azaltılmasına yönelik çalışmaların 2024 yılı itibarıyla etkin bir şekilde başlatılmadığı tespit edilmiştir. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, ülke genelinde yağışların uzun yıllar ortalamalarına göre azaldığını ve bu durumun içme suyu kaynaklarının seviyelerini kritik seviyelere düşürdüğünü belirtmektedir. Bu bağlamda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı, su kayıp ve kaçaklarının yönetimi için çeşitli düzenlemeler yapmıştır. Özellikle, Büyükşehir ve il belediyeleri, su kayıplarını 2023 yılına kadar %30, 2028 yılına kadar ise %25 seviyesine indirmekle yükümlüdür.
Ayrıca, belediyelerin su kayıplarını azaltma çalışmaları gerçekleştirmemesi durumunda yeni su kaynaklarının tahsis taleplerinin dikkate alınmayacağı vurgulanmaktadır. İçme Suyu Sistemlerinde Su Kayıplarının Azaltılmasına Yönelik İş Termin Planı Genelgesi ile bu konunun belediye başkanları tarafından sahiplenilmesi hedeflenmiştir. Su kayıplarının iki ana sebebi bulunmaktadır: Bakanlık tarafından belirlenen kayıp oranlarının altında kalınmaması ve mali kayıplar nedeniyle suyun daha uygun fiyatlarla temin edilmesinin engellenmesi. Sonuç olarak, içme suyu arz güvenliğinin sağlanması ve belediyenin su gelirlerinin artırılması için, su kayıplarının kontrolüne yönelik sistemlerin kurulması ve sayaçsız su kullanımının sona erdirilerek sayaçlı kullanıma geçilmesi gerekmektedir. Bu adımlar, su yönetiminde etkinliği artıracak ve gelecekte yaşanabilecek sorunların önüne geçecektir. |
BULGU: İçme Suyu İletim ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıpları Miktarının Azaltılmasına İlişkin Çalışmalara Başlanmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
İçme suyu iletim ve dağıtım sistemindeki su kayıp kaçaklarıyla ilgili 31.12.2024 tarihi itibarıyla etkin çalışma yapılmadığı görülmüştür.
Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda ülkemiz genelinde bugün itibariyle kümülatif yağışlar ortalamasında uzun yıllar ortalamalarına göre azalma meydana geldiği, özellikle yağış azlığından dolayı içme suyu kaynaklarındaki su seviyelerinin hızlı bir şekilde düşmeye başlaması ile bazı şehirlerin kullanılabilir içme suyu kaynaklarındaki su rezervlerinin kritik seviyelere ulaştığı belirtilmektedir. Bu kapsamda gerek ulusal ölçekte gerekse yerel idareler ölçeğinde su kayıp, kaçaklarının etkin yönetimine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlıkları tarafından düzenlemeler yapılmıştır.
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından “İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği ve buna ilişkin Teknik Usuller Tebliği yayımlanmıştır. Mezkûr yönetmelik çerçevesinde Büyükşehir ve il belediyeleri su kayıplarını 2023 yılına kadar en fazla %30, 2028 yılına kadar ise en fazla %25 düzeyine indirmekle yükümlüdürler.
Bununla birlikte yine Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 29.01.2021 tarih ve 169613 sayılı dağıtımlı yazıda belediyelerin su kaynağından musluğa kadar su kayıplarının azaltılmasına ilişkin çalışmaları yapmaları gerektiği aksi takdirde su kayıplarını azaltmayan idarelerin yeni su kaynağı/kaynaklarının tahsislerine ilişkin taleplerin Bakanlığın ilgili idarelerince dikkate alınmayacağı” belirtilmektedir.
Ayrıca, 6 Ekim 2021 tarihinde “İçme Suyu Sistemlerinde Su Kayıplarının Azaltılmasına Yönelik İş Termin Planı Genelgesi” yayımlanmıştır. Bu genelge ile konunun belediye başkanı seviyesinde sahiplenilmesi hedeflenmiştir.
Yukarıda bahsedilen tüm nedenlerle su kayıp kaçakları iki esas üzerine incelenmelidir. Birincisi ve en önemlisi; söz konusu kayıp kaçak oranı Bakanlık Su Yönetimi Genel Müdürlüğünce belirlenen seviyelere ve bu seviyenin de altına doğru verilerle indirilmediği sürece gelecekte içme ve kullanma suyu temini ve tahsisi ile ilgili problemlerle karşılaşılabilecek olmasıdır. İkincisi ise, önemli mali kayıplar sebebiyle yatırımların finansmanı sorunu ve birçok maliyete katlanıldıktan sonra gerçekleşen kayıp kaçak sebebiyle suyun ilçe halkı tarafından daha uygun bedelle tüketilmesinin engellenmesi gibi istenmeyen sorunların ortaya çıkacak olmasıdır.
İdarenin su depolarına su girişlerini ölçen debimetrenin olmaması sebebiyle sisteme ne kadar su girdiği konusunda net bir hesaplama yapılamamakta bu sebeple Belediyenin sorumluluk alanındaki su kayıp kaçak oranının tespiti net bir şekilde hesaplanamamaktadır. Bunun yanında İdarenin su gelirlerinin Belediye Meclisi tarafından kabul edilen gelir tarifesi ile belirlendiği, tarifede meskenler, ticarethaneler, fabrika ve imalathaneler ile resmi daireler için sayaçsız su kullanım bedeli adı altında ücretlendirme tarifesi belirlendiği de görülmüştür. İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği Teknik Usuller Tebliği’nin 36’ncı maddesi uyarınca bedelsiz su kullanan abonelerin dahi kullandıkları suların sayaçtan geçirileceği ifade edilmiş olup sayaçsız su kullanımı şeklinde maktu bir tarife belirlenip uygulamada sayaçsız kullanımın resmi hale getirilmesi uygulamasına son verilmesi, sayaç takılı olmayan kullanıcılara sayaç bağlanarak takibin yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde İdarenin su depolarına su girişlerini ölçen debimetre takılsa dahi kullanıcıların ne kadar su tükettikleri sağlıklı şekilde hesaplanamayacak, faturalandırılan su miktarı ile kullanıcılar tarafından fiilen kullanılan su miktarı hesabında belirsizlikler ortaya çıkacaktır.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; bulgu konusu hususa bundan sonraki süreçte dikkat edilerek tavsiyelere uyulacağı ifade edilmiştir.
Sonuç olarak uzun dönem içme suyu arz güvenliğinin sağlanabilmesi ve Belediyenin su gelirlerini artırabilmesi adına İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği’nde belirtilen sistemlerin kurulmasının sağlanması, sayaçsız su kullanan kullanıcıların tespit edilerek sayaçlı kullanıma geçilmesi yönünde adımlar atılması gerekmektedir.