ÖZET: Emlak vergisine tabi binaların inşaat sınıflarının yanlış belirlendiği tespit edilmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesi gereğince, binaların vergi değeri, Maliye ve Bayındırlık Bakanlıkları tarafından belirlenen inşaat maliyetleri ile arsa değerleri dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Ancak, 2024 yılı itibarıyla yapılan incelemelerde, büyükşehir olmayan ilçe belediyeleri sınırları içinde yer alan binaların inşaat sınıflarının hatalı bir şekilde belirlendiği görülmüştür. Bu durum, emlak vergisi tahakkukunun ve tahsilatının eksik yapılmasına yol açmaktadır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, binaların inşaat sınıflarını belirlerken çeşitli kriterleri göz önünde bulundurmakta ve her bütçe yılı öncesinde bu bilgileri Resmi Gazete’de yayımlamaktadır. Ancak, yapılan denetimlerde, lüks ve birinci sınıf inşaat sınıfına ait hiçbir bina kaydedilmemiştir. Bu durum, mevcut binaların standartlarının göz ardı edildiğini ve dolayısıyla idarenin gelir kaybı yaşama riskinin bulunduğunu göstermektedir.

Kamu İdaresi, inşaat sınıflarının güncellenmesi için çalışmalar başlattığını belirtmiştir. Emlak vergisi mükelleflerinden bina durumuna ilişkin gerekli bilgilerin talep edilmesi ve inceleme yetkisine sahip memurların binaları yerinde görerek kayıt altına alması, gelir kaybını önlemek açısından önem arz etmektedir.

BULGU: Emlak Vergisinin Konusu Olan Binaların İnşaat Sınıflarının Hatalı Belirlenmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

İdare sınırları içerisinde yer alıp emlak vergisine tabi olan binaların inşaat sınıflarının hatalı belirlendiği görülmüştür.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Vergi değeri” başlıklı 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde vergi değeri;

“Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle hesaplanan bedeldir” hükmüne yer verilmiş olup 02.07.2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 59’uncu maddesiyle bu maddede yer alan “tüzük” ibaresi “yönetmelik” şeklinde değiştirilmiştir.

29.02.1972 tarih 7/3995 sayılı Emlak Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük’ün “Binaların inşaat sınıflarına göre ayrımı” başlıklı 10’uncu maddesinde binaların yapılış tarzı, işçiliği, çeşitli kısımlarında kullanılan malzemenin cinsi, kalitesi ve benzeri hususlar dikkate alınarak binalar, lüks inşaat, birinci sınıf inşaat, ikinci sınıf inşaat, üçüncü sınıf inşaat, basit inşaat olmak üzere beş sınıfa ayrılmış olup inşaat sınıflarının tayinine esas alınacak niteliklerin Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunacağı ifade edilmiştir.

Bahse konu 10’uncu maddedeki hükme istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 15.12.1982 tarihli ve 17899 sayılı Resmi Gazete’de “Bina İnşaat Sınıflarının Tespitine Dair Cetvel” yayımlanmıştır. Cetvelde; binaların yapılış tarzı, işçiliği, çeşitli kısımlarında kullanılan malzemenin cinsi ve kalitesi gibi özelliklere yer verilmiş, binalar Tüzük’e uygun olarak beş sınıfa ayrılmış ve her sınıf için on adet kriter belirlenmiştir.

Söz konusu Tüzük’ün “İnşaat maliyet bedelinin hesaplanması” başlıklı 20’nci maddesine göre inşaat maliyet bedeli, binanın dıştan dışa yüzölçümü ile metrekare normal inşaat maliyet bedelinin çarpılması suretiyle bulunmaktadır. Yine aynı maddeye göre metrekare normal inşaat maliyet bedelleri; binaların kullanılış tarzları, inşaat nevileri ve sınıflarına göre Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından birlikte belirlenmekte ve uygulanacağı bütçe yılından önce ilan edilmektedir.

Her bütçe yılından önce Resmi Gazete’de yayımlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğ eklerinde yer verilen Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedellerini Gösterir Cetveller incelendiğinde, metrekare normal inşaat maliyet bedellerinin bina sınıflarına göre belirlendiği görülmektedir. Bina sınıfının, olması gerekenden daha düşük bir sınıf olarak belirlenmesi; inşaat maliyet bedelinin, dolayısıyla bina vergi değerinin olması gerekenden daha az miktarda hesaplanmasına, kurum tarafından daha az miktarda emlak vergisi tahakkuku ve tahsilatı yapılmasına sebebiyet verecektir.

Konuyla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 14 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nde; binanın gireceği sınıfın, belirlenen özelliklerden yarıdan fazlasını taşıyıp taşımadığına bakılarak belirleneceği, binada anılan özelliklerden yarıdan fazlası yoksa bu defa özellikleri itibarıyla en yakın olduğu sınıfın beyan edileceği, diğer taraftan binanın bir alt veya üst sınıftan hangisine gireceği konusunda tereddüde düşülen hallerde rayiç bedelin beyan edilmesinin esas olduğu da dikkate alınarak bir üst sınıfın bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

İlgili Tüzük’ün “Mükelleflerden istenecek bilgiler” başlıklı 3’üncü maddesinde inceleme yetkisine sahip memurların, mükelleflerden söz konusu yapının genel durumuna, kullanılış tarzına ilişkin gerekli bilgileri isteyebileceği, “İnceleme memurlarına bilgi verme zorunluluğu” başlıklı 4’üncü maddesinde ise inceleme yetkisine sahip memurların, vergi değeri takdir edilecek bina, arsa ve araziyi gezip görebileceği ifade edilmiştir.

İdareden alınan 2024 yılı içerisinde bildirim yapan toplam 1.293 adet Emlak Vergisi mükellefi kaydının inşaat sınıfları incelendiğinde; 21 adedi 2. sınıf, 708 adedi 3.sınıf ve 564 adedi basit inşaat sınıfı olacak şekilde emlak vergisi tahakkuku yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre İdare sınırları içerisinde lüks inşaat sınıfı ile 1. Sınıf inşaat sınıfında yer alan hiçbir bina bulunmamaktadır. Günümüz şartlarında binalardan hiçbirinin yüksek standartta olmaması gerçekçi olmayıp sınıfların güncellenmemesi İdare’nin gelir kaybı riskini barındırmaktadır.

Kamu İdaresi cevabında; ilgili birimlerin inşaat sınıflarını mevzuata uygun hale getirme çalışmalarına başladığı ifade edilmektedir.

Bu itibarla, İdarenin emlak vergisine ilişkin gelir kaybını önlemek adına emlak vergisi mükelleflerinden binanın genel durumuna ve kullanış tarzına ilişkin gerekli bilgileri istemesi, inceleme yetkisine sahip memurları vasıtasıyla vergi değeri takdir edilecek binaları yerinde görüp bir tutanakla bu durumu yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre kayıt altına alması gerekmektedir.