ÖZET: Devreden Katma Değer Vergisi Hesabının gerçeği yansıtmadığına dair bulgular, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları kapsamında büyükşehir olmayan ilçe belediyeleri için ortaya konmuştur. İdare, kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanmak amacıyla satın alınan mal ve hizmetler için ödenen katma değer vergilerini, 191-İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabında muhasebeleştirmiştir. Bu durum, 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabında gerçeğe uygun olmayan tutarların oluşmasına yol açmıştır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’ne göre, belediyelerin yalnızca ticari nitelikteki işlemlerinden elde ettikleri katma değer vergisi indirim konusu yapılabilmektedir. Diğer mal ve hizmet alımlarına ilişkin KDV, doğrudan maliyet bedeline eklenmeli ve gider hesaplarına kaydedilmelidir. İdarenin KDV mükellefi olmaması nedeniyle, indirim hakkı doğurmayan KDV tutarlarının 191-İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabında değil, maliyet unsuru olarak takip edilmesi gerekmektedir.

Denetim sonucunda, geçmiş dönemlerde yapılan hatalı indirimler nedeniyle 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabında 31.12.2024 tarihi itibarıyla 170.910,88 TL tutarında bir hatalı kayıt tespit edilmiştir. İdare, bu durumu kabul ederek, uygulamanın mevzuata uygun şekilde düzeltilmesi için gerekli adımları atacağını belirtmiştir. Bu hatalı işlemler, 2024 yılı bilançosunda KDV’den indirimi mümkün olmayan bir tutarın gözükmesine neden olmuştur.

BULGU: Devreden Katma Değer Vergisi Hesabının Gerçek Durumu Yansıtmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Geçmiş dönemlerde, İdare tarafından satışa konu olmayan, kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanmak veya tüketmek üzere satın alınan mal veya hizmetler için ödenen katma değer vergilerinin indirime konu edilmek üzere 191-İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabında muhasebeleştirilmesi nedeniyle 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabında gerçeğe uygun olmayan tutarların yer aldığı görülmüştür.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler” başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasının 3/g bendinde; belediyelerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV’ye tabi olduğu belirtilmiştir.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 191-İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabının niteliğinin düzenlendiği 153’üncü maddesinde ise; mahalli idarelerin bir bedel karşılığı satmak üzere ürettikleri mal veya hizmetin üretim girdisi olarak satın aldıkları mal veya hizmete ilişkin olarak ödemiş oldukları katma değer vergisini indirim konusu yapacakları, bunun dışında kurumun satışa konu olmayan, kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanmak veya tüketmek üzere satın alınmış mal veya hizmet için ödenen katma değer vergisinin ise indirim konusu yapılmayacağı ve bu tutarların ilgili gider veya varlık hesabının maliyet bedeline ilave edileceği hüküm altına alınmıştır.

Mezkûr Yönetmelik’in 190-Devreden Katma Değer Hesabına ilişkin “Hesabın işleyişi” başlıklı 152’nci maddesinde; ay sonlarında, Devreden Katma Değer Vergisi Hesabı ile İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabının borç bakiyeleri toplamının, Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabının alacak bakiyesinden fazla olduğu durumda sonraki döneme devreden katma değer vergisi tutarının bu hesaba borç kaydedileceği belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, İdarenin sadece, satış işlemlerinden katma değer vergisi tahsilatı yaptığı mal ve hizmetin üretiminde, üretim girdisi olarak kullanılan mal ve hizmet alımları nedeniyle satıcılara ödenen veya borçlanılan giderin KDV’sinin indirim konusu yapılması, bunların dışındaki mal ve hizmet alımlarına ilişkin KDV’nin ise indirim konusu yapılmaksızın doğrudan malın veya hizmetin maliyetine eklenmesi ve gider veya ilgili varlık hesaplarına kaydedilmesi gerekmektedir.

İdare kurumsal olarak KDV mükellefi olmadığı gibi, KDV tahsilatına konu olan mal ve hizmet satışı da sınırlıdır. Bu nedenle katma değer vergisi mükellefi olmayan İdarenin, indirim hakkı doğurmayan KDV tutarlarını 191-İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabında değil bir maliyet unsuru olarak gider veya ilgili varlık hesaplarında takip etmesi gerekmektedir.

Yapılan incelemede, geçmiş dönemlerde yapılmış olan hatalı indirimler nedeniyle 191- İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabının kullanıldığı ve dönem sonlarında muhasebe kuralı gereği bu hesabın bakiyesinin 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabına devredildiği, 31.12.2024 tarihi itibarıyla 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabında geçmiş dönemlerden devrederek gelen 170.910,88 TL hatalı kaydın yer aldığı tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; bulgu konusu hususa iştirak edilmiş ve uygulamanın mevzuatına uygun şekilde düzeltilmesi suretiyle 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabının gerçek durumu yansıtmasının sağlanacağı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, yukarıda belirtilen hatalı işlemler nedeniyle, İdarenin 2024 yılı bilançosunda KDV’den indirimi söz konusu olmayan 170.910,88 TL tutarında bir kaydın gelecek dönemlerde KDV’den indirilebilecek bir tutar olarak gözükmesine neden olunmuştur.