ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan il kapsamındaki ilçe belediyelerinin taşınır mal yönetimi işlemlerinde mevzuata aykırı uygulamalara rastlandığını ortaya koymuştur. Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 6. maddesi, taşınır kontrol yetkililerinin harcama yetkilileri tarafından, alt kademe yöneticileri arasından görevlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak, personel yetersizliği durumunda bu görevin harcama yetkilisi tarafından üstlenilmesi öngörülmüştür. Ayrıca, taşınır kontrol yetkilisi ile taşınır kayıt yetkilisi görevlerinin aynı kişi tarafından yürütülmesi yasaktır.

2489 sayılı Kefalet Kanunu’na göre, kamu idareleri ve bağlı döner sermayeli kuruluşlarda görev yapan personelin müteselsil kefaletle güvence altına alınması gerekmektedir. Bu kapsamda, İçişleri Bakanlığı’na bağlı Hususi İdareler ve Belediyeler Kefalet Sandığı kurulmuş ve ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Ayrıca, Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkilileri Tebliği, bu yetkililerin kefalete tabi olacağını ve belirli bir tutarda kefalet aidatı ödemelerini zorunlu kılmaktadır.

Yapılan incelemeler, taşınır kontrol ve kayıt yetkilisi görevlerinin aynı kişide toplandığını ve kefalet düzenlemelerinin uygulanmadığını göstermektedir. Kamu idaresinin, bu konudaki gerekli düzeltmeleri yapacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, taşınır kontrol yetkilisi atamalarının mevzuata uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi elzemdir.

BULGU: Taşınır Mal Yönetmeliği Kapsamında Yapılan İşlemlerde Hatalı Uygulama Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Taşınır işlemlerinde mevzuatına uygun olmayan hususlar tespit edilmiştir.

Taşınır Mal Yönetmeliği’nin “Taşınır Kayıt Yetkilileri ve Taşınır Kontrol Yetkilileri” başlıklı 6’ncı maddesinde taşınır kontrol yetkililerinin, harcama yetkililerince, taşınır kayıt yetkilisinin yapmış olduğu kayıt ve işlemleri kontrol etmek üzere yardımcılarından veya bunların bir alt kademesindeki yöneticileri arasından görevlendirileceği, personel yetersizliği nedeniyle taşınır kontrol yetkilisi görevlendirilemeyen harcama birimlerinde bu görevin harcama yetkilisi tarafından yerine getirileceği ve taşınır kontrol yetkilisi ile taşınır kayıt yetkilisi görevinin aynı kişide birleşemeyeceği belirtilmiştir. Maddenin devamında ise taşınır kayıt yetkililerinin ve taşınır kontrol yetkililerinin görev ve sorumlulukları sıralanmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünde taşınır kontrol yetkililiği müessesinin önemine binaen bu görevin harcama yetkililerinin bir alt kademe yöneticileri arasından görevlendirilecek kişi tarafından yapılması gerektiği, bu hususun mümkün olmaması halinde ise bu görevin bizzat harcama yetkilileri tarafından yerine getirilmesi düzenlenmiştir.

2489 sayılı Kefalet Kanunu’nun 1’inci maddesine göre, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli I ve II sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlarda para, menkul kıymet ve ayniyatı alıp veren ve elinde tutan; memur, sözleşmeli personel ve işçiler (geçici işçiler hariç) için müteselsil kefalet usulü kabul edilmiş ve bu maksatla tüzel kişiliği haiz Kefalet Sandığı kurulduğu belirtilmiştir. Aynı maddenin devamında ise bu Kanundaki memur ve müstahdem ibarelerinden bu fıkrada geçen kefalete tabi personel anlaşılacağı ifade edilmiştir.

Aynı Kanun’un 13’üncü maddesinde ise bu Kanun dışında kalan belediyeler dâhil devlet teşekkülleri için gerekirse bu Kanun’da yazılı esaslar dâhilinde bir veya birkaç kefalet sandığı kurulabileceği ve bu konuda bir düzenleme yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu amaçla 16.02.1935 tarih ve 2931 Sayılı Resmî Gazete’de Hususi İdareler ve Belediyeler Kefalet Sandığı Nizamnamesi yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İlgili Nizamname’nin 1’inci maddesinde, özel idare ve belediyelerde para ve menkul kıymetleri ve ayniyatı alıp veren ve elinde tutan memur ve müstahdemler için müteselsil kefalet uygulamak amacıyla İçişleri Bakanlığına bağlı kamu tüzel kişiliğine haiz Hususi İdareler ve Belediyeler Kefalet Sandığı kurulduğu belirtilmiştir.

Aynı Nizamname’nin 11’inci maddesinde ise kefalete bağlı olanlar sayılmış olup, il özel idareleri ve belediyelerde para ve menkul kıymetler ile ayınları alıp veren, elinde tutan ve bunların girmesinden, çıkmasından ve saklanmasından sorumlu olan veznedar ve tahsildarların müteselsil kefalete tabi oldukları belirtilmiştir.

Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün 30 Sıra No.lu Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkilileri Tebliği’nde kamu idarelerinde görevlendirilen taşınır kayıt ve kontrol yetkililerinin de kefalete bağlanarak aylık ve ücretlerinden 2489 sayılı Kanun’un değişik 2’nci maddesinde belirtilen tutarda kefalet aidatı kesilmesi ve Kefalet Sandığı hesabına gönderilmesi zorunlu olduğu belirtilmiştir.

Yapılan incelemelerde, taşınır kontrol yetkilisi ile taşınır kayıt yetkilisi görevinin aynı kişide birleştiği ve kefalete ilişkin düzenlemelerin hayata geçirilmediği anlaşılmıştır.

Kamu idaresince, gerekli işlemlerin yapılacağı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, taşınır kontrol yetkilisi görevlendirilmelerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılması gerekmektedir.