ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, özel kullanıma ayrılmış alanlarda parke imalatının gerçekleştirilmesine dair önemli bulgular sunmaktadır. Büyükşehir olmayan ilçe belediyeleri kapsamında, doğalgaz çalışmaları nedeniyle bozulan yolların yeniden düzenlenmesi sürecinde, Türkbeyli Mahallesi’ndeki Gentaş Sitesi iç yollarında parke döşeme işlemleri yapılmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelerin, belde sakinlerinin ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş kamu tüzel kişileri olduğunu belirtmektedir. Bu bağlamda, belde sakinlerinin ihtiyaçlarının yalnızca bireysel değil, ortak nitelikte olması gerektiği vurgulanmaktadır.

Kanunun 14. maddesi, belediyelerin görevlerini belirlerken, bu görevlerin mahallî müşterek nitelikte olmasının şart olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu giderlerinin yalnızca yasal çerçeveye uygun olarak yapılmasını öngörmektedir. Kamu kaynaklarının etkili ve hukuka uygun bir şekilde yönetilmesi, yetkili mercilere hesap verme yükümlülüğü ile birlikte, kamu idaresinin öncelikli sorumlulukları arasında yer almaktadır.

Sonuç olarak, kamu kaynaklarının, mevzuat çerçevesinde belirlenen alanlarda kullanılması büyük bir önem taşımaktadır. Bu durum, kamu yönetiminin şeffaflığı ve hesap verebilirliği açısından kritik bir rol oynamaktadır.

BULGU: Özel Kullanıma Ayrılmış Alanlara Parke İmalat Yapılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

İlçede yapılan doğalgaz çalışması sonucunda bozulan yolların yeniden yapılması kapsamında Türkbeyli Mahallesi’nde bulunan Gentaş Sitesi iç yollarının parke imalatlarının da yapıldığı görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu, 3’üncü maddesinde belediye kavramını tanımlarken, belediyelerin belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş kamu tüzel kişileri olduğunu ifade eder.

Bu hükümden anlaşılacağı üzere, belde sakinlerinin bir ihtiyacının olması yeterli olmayıp, müşterek de olması gereklidir. Hiç kuşku yok ki buradaki müşterek sözcüğü, belli bir grubun ya da belde sakininin değil, belediyenin görev ve yetki alanındaki tüm belde sakinlerinin ortak ihtiyaçlarına yapılmış bir vurgudur.

Mezkûr Kanun’un 14’üncü maddesi belediyelerin görevlerini sayarken de bu görevlerin, mahallî müşterek nitelikte olması şartını ön koşul olarak belirlemiştir.

Yine aynı Kanun’un 60’ıncı maddesinde sayılan giderlerin de ancak yukarıda çizilen çerçeveye göre yapılabileceği muhakkaktır.

Kaldı ki 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu giderini, kanunlarına veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri olarak saymaktadır.

Anılan Kanun’un 8’inci maddesiyle, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, bu kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu tutulduğu ve bu bağlamda yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda oldukları bir vakıadır.

Kamu idaresince, kamu kaynaklarının mevzuatın kamu gideri olarak öngördüğü alanlarda kullanılmasına dikkat edileceği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, açıklanan hükümler gereğince kamu kaynaklarının, mevzuatın kamu gideri olarak öngördüğü alanlarda kullanılmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.