|
ÖZET: Peşin tahsil edilen kira gelirlerinin muhasebeleştirilmesinde dönem ayırıcı hesapların kullanılmadığı tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Büyükşehir Belediyesi İdare’si tarafından peşin alınan taşınmaz kira gelirleri, 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabı’nda kaydedilmemiştir. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri, peşin tahsil edilen gelirlerin hangi hesaplarda izlenmesi gerektiğini açıkça belirtmektedir. Bu çerçevede, peşin tahsil edilen gelirlerin, içinde bulunulan döneme ait kısmının 600 Gelirler Hesabı’na, gelecek aylara ait olan kısmının ise 380 hesabına kaydedilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemelerde, kiraya verilen mülklerden elde edilen peşin kira gelirlerinin gelecek aylara ait bölümleri 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabı’nda takip edilmediği, bunun yerine doğrudan gelir hesaplarında muhasebeleştirildiği ortaya çıkmıştır. Bu durum, peşin tahsil edilen gelirlerin yalnızca tahsil olunduğu yılın gelirleriyle ilişkilendirilmesine ve dolayısıyla mali tabloların hatalı bilgi sunmasına yol açmaktadır. Kamu idaresi, bu bulguyu kabul etmiş ve ilgili mevzuat hükümlerine uyulacağına dair taahhütte bulunmuştur. Sonuç olarak, idarenin muhasebe kayıtlarının, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nde belirtilen dönemsellik ilkesine uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Bu ilke, kamu idarelerinin faaliyet sonuçlarını belirli dönemlerde raporlayarak, her dönemin bağımsız bir şekilde değerlendirilmesini sağlamaktadır. |
BULGU: Peşin Tahsil Edilen Kira Gelirlerinin Tahsilatında Dönem Ayırıcı Hesapların Kullanılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi
İdare tarafından peşin tahsil edilen taşınmaz kira gelirlerinin 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabında muhasebeleştirilmediği görülmüştür.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabının “Hesabın Niteliği” başlıklı 286’ncı maddesinde, 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabının, içinde bulunulan dönemde ortaya çıkan ancak gelecek aylara ait olan peşin tahsil edilmiş gelirlerin izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “Hesabın işleyişi” başlıklı 288’inci maddesinde ise, peşin tahsil edilen gelirlerin, içinde bulunulan aya ait olan kısmının 600 Gelirler Hesabına, sonraki aylarda tahakkuk ettirilmesi gereken kısmının 380 hesabına, içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemlerde tahakkuk ettirilmesi gerekenlerin 480 Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabına alacak, tahsil edilen tutarın tamamının ise 100 Kasa Hesabı veya 102 Banka Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara borç; diğer taraftan 800 Bütçe Gelirleri Hesabına alacak, 805 Gelir Yansıtma Hesabına borç kaydedileceği ifade edilmiştir.
Diğer yandan Yönetmelik’in 480 Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabının “Hesabın Niteliği” başlıklı 335’inci maddesinde, 480 Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabının dönem içinde tahsil edilen ancak gelecek yılların faaliyet hesaplarına dahil edilecek olan gelirlerin izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir.
Yönetmelik hükümleri ve muhasebenin temel ilkelerinden dönemsellik ilkesi gereği peşin tahsil edilmiş gelirlerden gelecek aylara ait olan tutarlar 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabına, içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemlere ait tutarlar ise 480 Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabına kaydedilmelidir.
Yapılan incelemede, kiraya verilen ve peşin olarak tahsil edilen kira gelirlerinin gelecek aylara ait olan bölümlerinin 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabında takip edilmediği ve doğrudan gelir hesaplarında muhasebeleştirildiği tespit edilmiştir.
Dönem ayırıcı nitelikteki 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabı ile 480 Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabı’nın kullanılmaması, peşin tahsil edilen gelirlerin yalnızca tahsil olundukları yılın gelirleri ve faaliyet sonuçlarına yansıtılmasına, ancak ilgili oldukları dönemin gelirleri ve faaliyet sonuçları ile ilişkilendirilmemesine, dolayısıyla söz konusu dönemlerin faaliyet sonuçlarının mali tablolarda hatalı bilgi sunmasına neden olmaktadır.
Kamu idaresi tarafından bulguya iştirak edilmiş ve ilgili mevzuat hükümlerine uyulacağı belirtilmiştir.
Sonuç olarak, İdarenin Muhasebe kayıtlarını, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Temel kavramlar” başlıklı 5’inci maddesinde, kamu idarelerinin faaliyetlerinin, belirli dönemlerde raporlanması ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanması gerektiğini ifade eden dönemsellik ilkesine uygun olarak yapması gerekmektedir.