ÖZET: Toplu iş sözleşmesinin incelenmesi sonucunda, personel muayene ve sağlık taraması giderlerinin ödenmesine dair hükümlerin, işin niteliğiyle doğrudan ilişkili olmadığı belirlenmiştir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, toplu iş sözleşmesini işçi sendikası ile işveren arasında yapılan bir anlaşma olarak tanımlamaktadır. 01.03.2022-29.02.2024 tarihleri arasında geçerli olan sözleşmenin “Sağlık ve Güvenlik Önlemleri” başlıklı 47’nci maddesi, işçilerin sağlık taramalarını belirli kriterlere göre yılda bir kez yaptırmalarını öngörmektedir.

Ancak, şirketin personel tedarik ettiği kurumların faaliyetleri göz önüne alındığında, belirtilen sağlık testlerinin işveren tarafından yapılmasının mantıklı olmadığı değerlendirilmektedir. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası ve Eşrefpaşa Hastanesi gibi kurumlarda çalışan personelin görev tanımları ile bu testler arasında bir bağlantı kurmak zordur. 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporu, bu durumun 2024-2026 dönemini kapsayan yeni toplu iş sözleşmesinde de devam ettiğini ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, sağlık tarama ve muayene giderlerinin toplu iş sözleşmesine dahil edilmesi, şirketin maliyetlerini artırmakta ve sosyal güvenlik primleri ile vergi borçlarını ödemekte zorluk yaşamasına neden olmaktadır. Bu nedenle, sağlık durumu iyi olan personel için bu tür hükümlerin sözleşmelere eklenmesinin uygun olmadığı düşünülmektedir.

BULGU: Toplu İş Sözleşmesine Konulan Hükümle Personel Muayene ve Sağlık Taraması Giderlerinin Ödenmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirket ile Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin maddeleri incelendiğinde, maddeler arasında personelin yaptığı iş ile doğrudan bağlantısı olmayan sağlık ve önlem yardımlarının olduğu görülmüştür.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun Tanımlar başlıklı 2’nci maddesinde toplu iş sözleşmesi; iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşme olarak tanımlanmıştır.

Şirket ile Sendika arasında yürürlük tarihi 01.03.2022- 29.02.2024 olan toplu iş sözleşmesinin incelenmesi neticesinde, ilgili sözleşmenin “Sağlık ve Güvenlik Önlemleri” başlıklı 47’nci maddesinde; işçilerin çalıştıkları meslek, branş, yaş ve cinsiyetlerine göre sağlık taramasını yılda bir kez (check-up) aşağıda belirlenen kriterlere göre yaptıracağı ifade edilmiştir. Bu kriterlere göre doktor muayeneleri kapsamında; tüm işçiler için dahiliye muayenesi, tüm işçiler için göz muayenesi, kadın işçilere kadın-doğum muayenesinin (pop smear testi) yaptırılacağı, tetkikler kapsamında 40 yaş üstü kadınlara mamografi ve meme USG, 40 yaş altı kadın işçilere meme USG ve laboratuar tetkikleri maddesinde 40 yaş ve üzeri erkek işçilere total PSA tetkiki yaptırılacağı ifade edilmiştir.

Şirketin personel tedarik ettiği kurumların yaptıkları işler ve tedarik edilen personellerin çalıştıkları işler dikkate alındığında, yukarıda belirtilen testlerin işverence yapılmasının makul olmadığı değerlendirilmektedir. Nitekim Şirket tarafından personel tedariki sağlanan kurumlar incelendiğinde, Şirketin İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU), İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, Eşrefpaşa Hastanesi, Şehir Tiyatroları gibi kurumlara hizmet verdiği görülmekte olup ilgili kurumlarda çalışan personellerin görev yaptıkları unvanlar ile yukarıda belirtilen testler arasında herhangi bir illiyet bağının kurulmasının zor olduğu değerlendirilmektedir.

2023 yılı Sayıştay Denetim raporunda yer alan bu konunun 2024 yılı itibariyle 20242026 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesinde de uygulanmasına devam edilmiştir. Şirket yönetim kurulu üyeleri ile diğer görevlilerin 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporunun gereğini yerine getirmedikleri sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak toplu iş sözleşmesine göre, çalışılan işyeri ve personelin yaptığı işler dikkate alındığında sağlık önlemleri konusunda yukarıda bahsedilen muayene ve tetkiklerin konulmasının Şirketin hizmet maliyetleri ile üretim kaybını artırıcı bir etkiye sahip olduğu, Şirketin sosyal güvenlik primleri ve vergi borçlarını ödeyemediği, 2024 yılı faaliyetinin zararla sonuçlandığı düşünüldüğünde, sağlık durumu iyi olan personel için toplu iş sözleşmelerine bu tarz hükümlerin konulmasının uygun olmayacağı değerlendirilmektedir.