|
ÖZET: Şirket ile sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinin, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığı tespit edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre, alkol veya uyuşturucu etkisi altında araç kullanmak yasaktır ve bu durumu ihlal eden sürücülere çeşitli cezalar uygulanmaktadır. Ayrıca, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu gereği, toplu iş sözleşmeleri Anayasa ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içermemelidir.
4857 sayılı İş Kanunu, işçinin işyerine sarhoş veya uyuşturucu etkisi altında gelmesini, işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı olarak tanımlamaktadır. Ancak, toplu iş sözleşmelerinde yer alan bazı maddeler, trafik suçlarından ehliyeti alınan çalışanların başka bir pozisyonda çalıştırılmasına olanak tanımaktadır. Bu durum, şoför olarak istihdam edilen kişilerin ehliyetlerini kaybetmelerine rağmen, işlerine devam etmelerini sağlamaktadır. Sonuç olarak, imzalanan toplu iş sözleşmelerinde, kanun hükümlerine aykırı maddelere yer verilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu tür düzenlemeler, hem iş güvenliğini tehlikeye atmakta hem de işverenin haklarını zedelemektedir. |
BULGU: Şirket ile Sendika Arasında İmzalanan Toplu İş Sözleşmelerine Mevzuatında Belirtilen Konular Dışında Hükümler Konulması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirket ile sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde yer alan hükümlerin Kanuna uygun olmadığı görülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı” başlıklı 48’inci maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücülere idari para cezası verilmesinin yanında sürücü belgesinin altı ay süreyle geri alınacağı, alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde ikinci defasında idari para cezası verilmesinin yanında sürücü belgelerinin iki yıl süreyle geri alınacağı, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere idari para cezası verileceği ve sürücü belgesinin iki yıl süreyle geri alınacağı belirtilmiştir. Kişinin ehliyetine el konulması iş yerindeki bir aracı kullanır iken olabileceği gibi özel aracını kullanırken de olabilir. Her iki durumda trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü gerçeğini değiştirmemektedir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve sözleşmenin içeriği” başlıklı 33’üncü maddesinin beşinci fıkrasında, Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmelerin Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremeyeceği belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlıklı 25’inci maddesinde, işçinin işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi haklı nedenle fesih olarak sayılmıştır.
Şirket ile sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinin “Tutuklama, gözetim altına alınma ve mahkumiyet halinde iş akdinin devam ettiği haller ve işe dönme hakkı” 27 ve 26’ncı maddelerinde; “Trafik suçlarından ehliyetleri mahkemece geri alınanlar ehliyeti kendilerine iade edildiği tarihten itibaren yedi (7) gün içinde başvurmaları halinde eski görevlerine iade edilirler. Ehliyetlerinin alınması süresi içinde işveren işçiyi branşına uygun bir işte çalıştırır.” denilmektedir. Madde hükmünde şoför olarak görev yapan personelin trafik
suçlarını işlemesi durumunda başka bir işte çalıştırılması hüküm altına alınmıştır. Bu durum ihtiyaçları sebebiyle şoför olarak istihdam edilen personelin ehliyet yeterliliğini kaybetmesine rağmen dağıtım personeli, temizlik personeli, hizmetli gibi vasıfsız işçi olarak çalıştırılması sağlanmaktadır. Bu maddeye göre ehliyeti alınan kişi işini kaybetmemekte, başka pozisyonda çalışmaya devam etmektedir. Bu kişilerin işe alınma nedeni şoförlük ihtiyacı nedeniyledir. Ehliyeti olmayan kişi şoförlük yapamayacağı için ihtiyaç olunan şoförlük için başka kişiler işe alınmakta, ehliyeti geri alınan kişinin çalıştığı pozisyonda ihtiyaç olmadığı halde bu pozisyonda çalıştırılarak kişi gelir elde etmeye devam etmektedir. Ehliyeti geri alınan kişinin eylemi cezayı ve duruma göre haklı feshi gerektirdiği halde bunun yerine kişi bu eylemi nedeniyle herhangi bir mağduriyet yaşamadan işine devam etmektedir.
İmzalanan/imzalanacak toplu iş sözleşmelerinde Kanun hükümlerine aykırılık oluşturacak maddelere yer verilmemesi gerekir.