|
ÖZET: Kesinleşen Sayıştay ilamlarının infaz edilmemesi durumu, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda dikkat çekici bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. İlgili yıl hesaplarına dair ilamlarda belirtilen tazmin tutarlarının, sorumlulardan tahsil edilmediği tespit edilmiştir. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 9. maddesi, Sayıştay ilamlarının infazını izlemeyen ve gerekli işlemleri yapmayanlar hakkında yaptırımlar öngörmektedir. Ayrıca, ilamların infazına ilişkin 53. madde, kesinleşen ilamların doksan gün içinde yerine getirilmesi gerektiğini ve bu süreçten üst yöneticilerin sorumlu olduğunu belirtmektedir.
Yapılan incelemeler sonucunda, kesinleşmiş olmasına rağmen tahsil edilmemiş ilamların varlığı ortaya çıkmıştır. Kamu idaresi, Sayıştay tarafından belirlenen kamu zararı tutarlarıyla ilgili olarak çeşitli yargı mercilerinde açılan davaların sonuçlarının beklenmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 160. maddesi gereğince Sayıştay’ın kararları kesindir ve bu kararlar için başka mahkemelere başvurulamaz. Dolayısıyla, Sayıştay ilamlarında belirtilen kamu zararı tutarlarının icrası zorunludur ve bu durum, hukuki bir dayanağa sahiptir. Sonuç olarak, Sayıştay ilamlarının mevzuatta belirtilen hükümler doğrultusunda zamanında infaz edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Kamu idarelerinin üst yöneticileri, bu sorumluluklarını yerine getirmeli ve ilamların gerekliliklerini yerine getirmelidir. |
BULGU: Kesinleşen Sayıştay İlamlarının İnfaz Edilmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
İlgili yıl hesaplarına ait ilamlarda yer alıp kesinleşen tazmin tutarlarının sorumlularından tahsil edilmediği görülmüştür.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Kamu idareleri ve görevlilerinin sorumluluğu” başlıklı 9’uncu maddesinde; Sayıştay ilamlarının infazını izlemeyen ve gereklerini yerine getirmeyenler hakkında aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiştir. Aynı Kanun’un “İlamların infazı” başlıklı 53’üncü maddesinde; Sayıştay ilamlarının kesinleştikten sonra doksan gün içerisinde yerine getirileceği, ilam hükümlerinin yerine getirilmesinden ilamların gönderildiği kamu idarelerinin üst yöneticilerinin sorumlu olduğu ve ilamlarda gösterilen tazmin miktarının hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunacağı belirtilmiştir.
Benzer hükümler 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde ve bu maddeye istinaden çıkarılan 19.10.2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararından doğan alacakların tahsil şekilleri” başlıklı 12’nci maddesinde de yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; Sayıştay ilam hükümlerinin kesinleşmesinden itibaren doksan gün içerisinde ilamlarda gösterilen tazmin tutarının, hüküm tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte tahsil edilmesinden kamu idarelerinin üst yöneticileri sorumlu olup üst yöneticilerin bu sorumluluklarını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yerine getirmesi gerekmektedir.
Yapılan inceleme neticesinde; kesinleşmesine rağmen halen tahsil edilmeyen ilam bulunduğu tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında özetle; Sayıştay tarafından çeşitli yıllarda hükme bağlanmış kamu zararı tutarlarına ilişkin ahizler veya sorumlular tarafından çeşitli yargı mercilerinde davalar açıldığı, bu davaların bazılarının kesinleşmesinin beklendiği, bazı davalarda ise mahkemeler tarafından verilen kamu zararı oluşmadığı yönündeki kararlar neticesinde icra işlemlerinin yapılmadığı belirtilmiştir. Belirtmek gerekir ki, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Sayıştay 160’ıncı maddesine göre Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli olup Sayıştayın ilgili daire ve kurullarınca verilen kararlar kesindir. Kararların kesin olması, Sayıştay ilamlarında belirtilen kamu zararı tutarları için başka mahkemelere başvurulamayacağı, başvurulsa dahi mahkemelerce usulden ret konusu yapılması gerektiği, kararların başka mahkemelerce bozulamayacağı veya ilamlarda belirtilen kamu zararı tutarlarını icra edilemez hale getirecek şekilde kararlar da alınamayacağı anlamına gelmektedir. Bu açıdan Anayasa’da sadece vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınacağı belirtilmiş olup hükmün mefhumu muhalifinden anayasa koyucunun iradesinin belirtilen konular dışında kalan kararlarda Sayıştay kararlarının esas alınmasının gerektiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla İdare tarafından, ilamların infazı için bir yargı organı olan Sayıştay’ın ilamlarında belirtilen kararlara karşı diğer yargı mercilerinde açılan davanın sonuçlarının beklenmesi şeklinde yapılan savunmanın hukuki bir yönü bulunmamaktadır. Özetle belirtmek gerekir ki, Sayıştay tarafından kesin hükme bağlanmış kamu zararı tutarları kesindir ve her durumda icrası gerekir.
Sonuç itibarıyla, Sayıştay ilamlarının mevzuatta belirtilen hükümler doğrultusunda infaz edilmesi gerekmektedir.