ÖZET: Yönetim Kurulu tarafından şirketin iç işleyişine yönelik gerekli yönergelerin çıkarılmadığı tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, her tacirin ticari faaliyetlerinde dikkatli ve özenli davranması gerektiğini vurgulamaktadır. Kamu kaynaklarını kullanan şirketlerin, bu kaynakları etkin bir şekilde kullanma yükümlülüğü bulunmaktadır. Anonim şirketler, yönetim kurulu tarafından yönetilmekte ve temsil edilmektedir; bu nedenle yönetim kurulunun sorumlulukları da kanunla belirlenmiştir.

Yönetim kurulu, yasalara ve iç yönergelere uygun hareket edilmesini sağlamakla yükümlüdür. Ancak yapılan incelemeler, şirketin yönetim kurulu tarafından personele yönelik avans işlemleri, yolluklar ve insan kaynakları yönetimi gibi konularda gerekli yazılı yönergelerin oluşturulmadığını ortaya koymuştur. Bu durum, şirketin faaliyetlerinde karşılaşılan sorunlara sistematik bir yaklaşım geliştirilmesini engelleyerek, iyi yönetim standartlarının oluşumunu zorlaştırmaktadır.

İdare, bu bulguların önemini kabul ederek, 2025 yılı itibarıyla gerekli düzenlemelerin yapılacağını belirtmiştir. Şirketin iç işleyişine dair yönergelerin bir an önce yönetim kurulu tarafından çıkarılması, düzenli bir yönetim yapısının oluşturulması açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.

BULGU: Yönetim Kurulu Tarafından Şirket’in Yönetilmesinde İhtiyaç Duyulan Yönergelerin Çıkarılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirketin çalışma usul ve esaslarına etki edecek ve/veya iç işleyişinde gerekli olan yönergelerin yönetim kurulu tarafından çıkarılmadığı görülmüştür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Tacir olmanın hükümleri” başlıklı 18’inci maddesinde her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği hükmü tesis edilmiştir. Ayrıca, kamu kaynağı kullanan Şirket’in, kaynaklarını ekonomik kullanması konusunda özen yükümlülüğü de bulunmaktadır.

Mezkûr Kanun’un 365’inci maddesi gereği anonim şirketler yönetim kurulu tarafından yönetilmekte ve temsil edilmektedir. Yönetim kurulunun yönetim ve temsil görevinden doğan sorumluluk da aynı Kanun’un 553’üncü maddesi uyarınca yine yönetim kuruluna aittir.

Kanun’un 375’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ise; yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetiminin, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında olduğu hükmü tesis edilmiştir.

Kamu kurum ve kuruluşlarının yönetmelik çıkarması, düzenli yönetim ilkesinin bir gereğidir. Şirketlerde ise yönetmelik çıkarma yetkisi bulunmamakla birlikte yönerge şeklinde düzenlenen ve şartları, sınırları yönetim kurulunca belirlenen düzenlemeler şirketin düzenli bir şekilde yönetilmesi için gerekli olan yazılı talimatlardır.

Yapılan incelemede, Şirket yönetim kurulu tarafından personele verilen avansların mahsubu, avans olarak verilebilecek tutarların üst sınırı, personel yollukları, insan kaynakları yönetimine ilişkin usul ve esaslar, kişi borçlarına ilişkin uygulanacak usul ve esaslar vb. konularda, iyi yönetime ilişkin ihtiyaç duyulan hususlara ilişkin gerekli yönergelerin hiçbirinin çıkarılmadığı tespit edilmiştir.

Şirket Yönetim Kurulu tarafından çıkarılmış hiçbir yönergenin bulunmaması, Şirket bünyesinde yürütülen faaliyetler neticesinde ortaya çıkan sorunlar karşısında sistem odaklı ve yazılı talimatlar çerçevesinde müeyyideleri ve sınırları belli olan bir yapı oluşmasına müsaade etmemekte, iyi yönetime ilişkin standartların oluşmasını engellemektedir.

İdare tarafından bulgu konusu husus yerinde bulunarak, 2025 yılı itibariyle gerekli çalışmaların yapılacağı ifade edilmiştir.

Şirketin çalışma usul ve esaslarına etki edecek ve/veya iç işleyişinde gerekli olan yönergelerin yönetim kurulu tarafından ivedilikle çıkarılması gerekmektedir.