ÖZET: Şirketin, yönetim kurulu üyesi veya hizmet akdi bulunmayan bir kişiyi temsilci olarak ataması, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında tespit edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 365. maddesi gereğince, anonim şirketler yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil edilir. Yönetim kurulunun, temsil yetkisini devretmesi için iç yönergede açık düzenlemeler yapılması ve bu konuda bir karar alınması gerekmektedir. Ayrıca, temsil yetkisi devredilecek kişinin şirketle bir hizmet akdi bulunması zorunludur.

Denetim bulgularında, şirketin iç yönergesinde ticari vekil veya tacir yardımcısı atamasına dair hükümler olmadığı, 18 Eylül 2023 tarihli yönetim kurulu kararıyla bir kişinin yetkilendirildiği belirtilmiştir. Ancak bu kişi, şirketin yönetim kurulu üyesi veya hizmet akdi ile bağlı değildir. Bu durum, temsil yetkisinin devredilmesi anlamına gelmediği iddialarına rağmen, temsil yetkisinin hukuki işlemler yapabilme yetkisini içerdiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Sonuç olarak, şirketin üçüncü bir kişiyi temsile yetkili kılma işlemi, mevzuat hükümlerine aykırı olarak değerlendirilmiştir. Temsil yetkisi verilmesi için gerekli iç yönerge düzenlemelerinin yapılmaması ve temsilcinin şirketle herhangi bir hizmet akdinin bulunmaması, bu durumu geçersiz kılmaktadır.

BULGU: Şirketle Hizmet Akdi Bulunmayan Kişinin Temsilci Olarak Atanması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirket tarafından, yönetim kurulu üyesi veya Şirket’e hizmet akdi ile bağlı olmayan kişiye toplu iş sözleşmelerinde Şirketi temsil etme yetkisi verildiği görülmüştür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlerde yönetim ve temsile ilişkin 365’inci maddesine göre, anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur.

Anılan Kanun’un “Yönetimin devri” başlıklı 367’nci maddesine göre ise;

“Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Bu iç yönerge şirketin yönetimini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri, tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. Yönetim kurulu, istem üzerine pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan alacaklıları, bu iç yönerge hakkında, yazılı olarak bilgilendirir.

Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.”

Anılan Kanun’un “Temsil yetkisi” başlıklı 370’inci maddesine göre;

“(1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir.

(2) Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır.”

Yine aynı Kanun’un temsil yetkisine ilişkin “Kapsam ve sınırlar” başlıklı 371’inci maddesinin 7’inci fıkrasında ise;

“…Yönetim kurulu, yukarıda belirtilen temsilciler dışında, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir. Bu şekilde atanacak olanların görev ve yetkileri, 367’nci maddeye göre hazırlanacak iç yönergede açıkça belirlenir…” denilmektedir.

Buna göre, anonim şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi yönetim kuruluna ait olup temsil yetkisinin üçüncü bir kişiye devri için, temsil görev ve yetkilerinin iç yönergede açıkça belirlenmesi ve bu atamaya ilişkin yönetim kurulu kararı alınması gerekmektedir. Ayrıca üçüncü kişilerin temsile yetkili olabilmesi için şirkete hizmet akdi ile bağlı olması gerekmekte ve hukuken bu kişiler ticari vekil ya da tacir yardımcıları olmaktadır.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesine göre; Toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmeyi; İşveren vekili, İşveren adına işletmenin bütününü yönetenleri ifade eder. Anılan maddenin 2’nci fıkrasına göre de işveren vekilleri, bu Kanunun uygulanması bakımından işveren sayılır. Buna göre, toplu iş sözleşmesinin tarafı işveren ya da yönetim yetkisi bulunan işveren vekilidir.

Yapılan incelemede, Şirket iç yönergesinde ticari vekil ya da tacir yardımcısı atanmasına ilişkin hükümler bulunmadığı; 18.09.2023 tarih ve 70 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile, Şirket ile taraf hizmet işleri sendikası arasında toplu iş sözleşmesi görüşmelerine Şirket adına katılım sağlaması, tutanakları imzalaması, müzakerelerin yürütülmesi ve toplu iş sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin tüm iş ve işlemlerin ifası için bir kişinin yetkilendirildiği; bu suretle yetkili kılınan kişinin Şirket yönetim kurulu üyesi veya Şirkete herhangi bir hizmet akdi ile bağlı olmadığı; 2023 yılında gerek yetkilendirildiği tarihten sonra gerekse bu tarihten önceki Şirket ve hizmet sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerine katıldığı ve Şirket adına görüşme tutanaklarını imzaladığı,12.10.2023 tarihinde de Şirket yetkilileri ile birlikte 01.03.2023-26.02.2026 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesini imzaladığı tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine Şirket tarafından özetle, anılan Yönetim Kurulu Kararı ile yapılan yetkilendirme işleminin temsil yetkisinin devredilmesi manasına gelmediği, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ve sözleşmelerin imzasında Şirket’i temsile yetkili yöneticilerin hazır bulunduğu ve iç yönerge gereğince toplu sözleşmenin temsile yetkili olan kişiler tarafından imzalandığı ifade edilmiştir.

Ancak, temsil yetkisi yetki veren adına hukuki işlem yapma yetkisini içermekte olup, anılan Yönetim Kurulu Kararı’nda yer alan Şirket adına toplu iş sözleşmelerine katılım sağlanması, tutanakları imzalanması, müzakerelerin yürütülmesi ve toplu iş sözleşmesinin imzalanması, temsil yetkisi verilmesi ile mümkündür. Şirket tarafından bu şekilde bir temsil yetkisi verilebilmesi ise yukarıda açıklanan mevzuat doğrultusunda iç yönergede bu yönde düzenleme bulunması ve kişinin Şirketle bir hizmet akdi bulunması halinde mümkündür. Toplu iş sözleşmesinin yetkili kişiler tarafından da imzalanması ise sözleşmenin geçerliliğini sağlaması bakımından sonuç doğurmakta olup, bulguda eleştirilen temsil yetkisi verilmesi işlemini geçerli kılmamaktadır.

Sonuç olarak, Şirket tarafından üçüncü bir kişinin temsile yetkili kılınması işleminin, temsil yetkisinin devredilmesine ilişkin iç yönergede düzenleme bulunmaması ve kişinin Şirketle herhangi bir hizmet akdi bulunmaması nedeniyle mevzuat hükümlerine aykırı olduğu değerlendirilmektedir.