ÖZET: Taşınmazların envanter ve değer tespit çalışmalarının eksikliği, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında önemli bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik ve Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği çerçevesinde, taşınmazların kayıt altına alınması ve değerlerinin belirlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Ancak yapılan incelemelerde, taşınmaz listeleri ile bilanço arasında tutarsızlıklar tespit edilmiştir. 168 taşınmaza ilişkin değer tespit işlemleri tamamlanmış olsa da, bu değerlerin muhasebe kayıtlarıyla uyumlu olmadığı görülmüştür.

Ayrıca, genel hizmet alanlarının iz bedeli ile değil, rayiç bedel üzerinden kaydedilmesi, muhasebe kayıtlarında hatalara yol açmıştır. Yönetmelik gereği, bu tür varlıkların iz bedeliyle takip edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kamu idaresi, bu hataların farkında olduğunu ve 2025 itibarıyla gerekli düzeltmeleri yapacağını ifade etmiştir.

Son olarak, taşınmazların cins tashih işlemlerinin yapılmaması da dikkat çekmektedir. Mevcut kullanım şekli ile tapu kayıtları arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi için cins tashihlerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu durum, taşınmazların doğru bir şekilde yönetilmesi ve kayıt altına alınması açısından kritik bir öneme sahiptir.

BULGU: Taşınmazlara İlişkin Envanter ve Değer Tespit Çalışmalarının Tamamlanmamış Olması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

A- Taşınmaz Listeleri ile Mizan Arasında Uyumsuzluk Bulunması ve Taşınmaz Listelerinin Hazırlanmaması

Kamu İdaresinin taşınmaz yönetiminin; Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik ile Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak yürütülmediği, taşınmaz listelerinin hazırlanmadığı ve taşınmaz listelerindeki tutarın bilanço ile uyumlu olmadığı görülmüştür.

Taşınmazların yönetimi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 44, 45, 47 ve 60’ıncı maddeleri ile düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kanun kapsamında olan kurum ve kuruluşların mülkiyetinde, yönetiminde ve kullanımında bulunan taşınmazların kaydına ve icmallerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere bu Kanun’un 44, 45 ve 60’ıncı maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 101’inci maddesine dayanılarak hazırlanan “Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik” 13.09.2006 tarihli ve 2006/10970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulmuştur.

Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Kayıt ve Kontrol İşlemleri” başlıklı 5’inci maddesine göre kamu idareleri, mevcutlarla birlikte içinde bulunulan yılda çeşitli yollarla edinilen ve elden çıkarılan taşınmazlarını, miktar ve değer olarak takip etmek amacıyla kayıt altına alacaklardır. Taşınmazların hangi değerler üzerinden kayıt altına alınacağı ise yine 5’inci maddede açıklanmış olup buna göre tapuda kayıtlı olan taşınmazların maliyet bedeli, bu taşınmazlardan maliyet bedeli belirlenemeyenlerin ise rayiç değeri üzerinden kayıtlara alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in Geçici 1’inci maddesinde; ilgili Yönetmelik’in 5’inci maddesine göre yapılması gereken işlemlerin 31.12.2017 tarihine kadar tamamlanacağı belirtilmiştir.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 187’nci maddesinde de, taşınmazlar hakkında Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, bu maddede belirtilen esaslara göre işlem yapılacağı belirtildikten sonra, Yönetmelik’in 188 ile 193’üncü maddeleri arasında taşınmaz varlıklara ilişkin işlemler muhasebe ilkeleri doğrultusunda açıklanmıştır.

Buna göre, taşınmaz elde edildiğinde maliyet bedeli üzerinden ilgili duran varlık hesabına borç kaydedilmesi gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; 31.12.2017 tarihine kadar tapuda kayıtlı olan taşınmazların maliyet bedeli üzerinden veya bu bedel belirlenemiyorsa rayiç değer üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gerekmektedir.

Yapılan incelemede Kamu İdaresi mülkiyetinde bulunan tapuya kayıtlı 168 adet taşınmaza ilişkin değer tespit işlemlerinin 26/12/2024 tarihi itibariyle tamamlanmasının ardından düzenlenen taşınmaz listesinde taşınmazlara toplam 106.151.304,74 TL değer biçildiği tespit edilmiştir. Bu tutarın 36.299.410,94 TL’si 250 Arazi ve Arsalar Hesabına kaydedilmesi gereken varlıklara, 24.002.073,80 TL’si 251 Yeraltı/Üstü Düzenleri Hesabına kaydedilmesi gereken varlıklara ve 45.849.820,00 TL’si de 252 Binalar Hesabına kaydedilmesi gereken varlıklara ilişkindir. Geçici mizan cetvelinde 250 Arazi ve Arsalar Hesabı, 251 Yeraltı/Üstü Düzenleri Hesabı ve 252 Binalar Hesabında kayıtlı tutarlar ise sırasıyla 16.963.105,66 TL, 43.439.601,14 TL ve 57.616.489,00 TL olup toplam 118.019.195,80 TL’dir.

Yukarıda etraflıca açıklandığı üzere idarece yapılan değerleme sonrası düzenlenen taşınmaz listesindeki tutarlar ile mizan cetvelinde yer alan tutarlar birbirinden farklıdır. 251 Yeraltı/Üstü Düzenleri Hesabına kamu idaresinin mülkiyetinde olan yerlerin dışındaki yerler için kayıt yapılması muhtemel olmakla birlikte buna ilişkin envanter ve değerleme çalışması yerinde denetim çalışmaları sırasında istenilmiş; ancak kamu idaresi tarafından sunulmamıştır. Dolayısıyla bu varlıklar için de envanter ve kayıt çalışmalarının tamamlandığını söylemek mümkün görülememektedir.

Ayrıca 2022 – 2024 arası bilançolarda söz konusu hesaplarda bakiye görünmektedir ve 2023 yılında bu tutarlar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuşur. Söz konusu bu tutarların hangi taşınmazları ihtiva ettiğine yönelik bir veri kamu idaresi tarafından sunulamamıştır. Dolayısıyla tapuya kayıtlı taşınmazların değer tespit çalışmaları yapılırken muhasebe hesaplarında mevcut bulunan bu kayıtların nazara alınmadığı anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan Yönetmelik’in 7’nci maddesi uyarınca kamu idaresinin mülkiyet ve tasarrufunda bulunan taşınmazları tasnif ederek taşınmaz form ve cetvellerini düzenlemesi gerekmektedir. Buna göre; tapuya kayıtlı olan taşınmazlar, tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar, orta malları, genel hizmet alanları, sınırlı ayni haklar ile kişisel haklar ayrı cetvel veya formlarda gösterilmelidir. Ancak, denetim çalışmaları sırasında anılan formların düzenlenmediği görülmüştür.

Yönetmelik’e uygun olarak değerleme ve kayıt çalışmalarının yapılmaması sonucunda; 2024 yılı bilançosunda 250 Arazi ve Arsalar Hesabı, 251 Yeraltı ve Yer Üstü Düzenleri Hesabı ile 252 Binalar Hesabı’nda hataya neden olunmuştur.

Kamu İdaresi, taşınmaz envanterinin sağlıklı şekilde tespit edilmesi, ilgili cetvel ve formların düzenlenmesi ve değerleme işlemlerinin yapılması ve bunun sonucunda taşınmazların mali tablolarda doğru olarak gösterilmesi için gerekli özen gösterileceğini ifade etmektedir.

Sonuç olarak, yukarıdaki mevzuat hükümlerine uygun olarak taşınmaz kayıt ve yönetiminin gerçekleştirilmesi için taşınmaz envanterinin sağlıklı şekilde tespit edilmesi, ilgili cetvel ve formların düzenlenmesi, değerleme işlemlerinin yapılması ve bunun sonucunda taşınmazların mali tablolarda doğru olarak gösterilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

B- Genel Hizmet Alanlarının İz Bedeliyle Muhasebeleştirilmemesi

İdarenin genel hizmet alanı kapsamındaki varlıklarını iz bedeli ile muhasebe kayıtlarına alması gerekirken söz konusu varlıkları rayiç bedelleri ile muhasebe kayıtlarına aldığı görülmüştür.

Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Kayıt ve kontrol işlemleri” başlıklı 5’inci maddesinin 2’nci fıkrasında; Yönetmelik’e ekli Ek 1’deki kayıt planının “Tapuda kayıtlı olan taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazların maliyet bedeli üzerinden, maliyet bedeli belirlenemeyenlerin ise rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınacağı belirtilmiştir. İlgili maddenin devamında ise bu hususa ilişkin istisnalar sayılmış ve aynı maddenin 2’nci fıkrasının (ç) bendinde açıklandığı üzere; Ek 1’deki Kayıt Planının “Genel Hizmet Alanları” başlığı altında sayılan taşınmazların iz bedeli üzerinden takip edileceği belirtilmiştir.

Belediyeye ait 2024 yılı kesin mizanının incelenmesi neticesinde; genel hizmet alanı olan pazar yeri, genel mezarlıklar ile parklar ve yeşil alanların ilişkili hesap kodlarına rayiç bedel üzerinden kayıtlara alındığı anlaşılmıştır. İlgili varlıklar ve kayıt değerleri aşağıda tabloda gösterilmektedir:

Tablo 8: İz Bedeliyle Muhasebeleştirilmesi Gereken Genel Hizmet Alanları

S. No: Hesap Kodu: Hesap Adı: Rayiç Bedeli:
251.01.20.02 Parklar ve yeşil alanlar 1.687.626,22 TL
251.03.20.02 Parklar ve yeşil alanlar 637.198,85 TL
251.03.20.06 Pazar yeri 153.510,00 TL
253.03.20.08 Genel mezarlıklar 23.778.996,16 TL

Kamu idaresi cevabında Nisan 2025 itibariyle söz konusu varlıkların iz bedeliyle kayıtlara alındığını bildirmiştir.

Sonuç olarak, İdarenin muhasebe kayıtlarında iz bedeliyle takip edilmesi gereken genel hizmet alanlarının rayiç bedel kullanılarak kayıt altına alınması sonucunda ilgili varlıkların bilanço hesaplarında hatalı gösterilmesine sebep olunduğu değerlendirilmektedir.

C- Taşınmazların Cins Tashihlerinin Yapılmaması

Kamu İdaresine tahsisli taşınmazlardan, tapu kaydı ile mevcut kullanım şekli farklılık gösteren taşınmazlar olmasına rağmen cins tashih işlemlerinin yapılmadığı görülmüştür.

Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde cins tashihi, binalar, arazi ve arsalar ile yer altı ve yer üstü düzenlerinin mevcut kullanım şekilleri ile tapu kayıtlarının farklılık göstermesi durumunda tapu kayıtlarının mevcut kullanım şekli dikkate alınarak düzeltilmesi işlemi olarak tanımlanmıştır.

Aynı Yönetmelik’in “Cins Tashihlerinin Yapılması” başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında kamu idarelerinin; mülkiyetlerinde, yönetimlerinde ve kullanımlarında bulunan taşınmazların mevcut kullanım şekli ile tapu kaydının birbirine uygun olmaması durumunda, tapu kayıtlarında cins tashihinin yapılması için gerekli işlemleri yapacağı düzenlenmiştir.

Kamu İdaresine tahsisli taşınmazların tapuda kayıtlı hali ile mevcut fiili durumlarının karşılaştırmasına ilişkin yapılan denetimde iki adet varlığın kullanım durumunun tapu kayıtlarıyla uyumlu olmadığı anlaşılmıştır.

Kamu idaresi cevabında cins değişikliği işlemlerine başlanıldığını ve işlemlerin devam ettiğini bildirmiştir.

Sonuç olarak, mevzuat hükümleri uyarınca, tapuda kayıtlı taşınmazların kullanım şekilleri ile tapu bilgilerinin uyumlu hale getirilmesi amacıyla cins tashihlerinin yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.