|
ÖZET: Şirketin, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarını, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait diğer şirketlerden doğrudan gerçekleştirdiği ve bu süreçte işçilerin ücretleri için Katma Değer Vergisi (KDV) ödendiği tespit edilmiştir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun ilgili maddeleri gereği, belediyeler ve bağlı kuruluşları, kendi sermayelerinin %50’sinden fazlasına sahip oldukları şirketlerden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapamazlar. Bu durum, şirketin KDV yükümlülüğü doğurmakta ve mevzuata aykırı bir uygulama olarak değerlendirilmektedir.
Denetim bulgularına göre, şirketin İBB’nin doğrudan veya dolaylı olarak %50’sinden fazlasına sahip olduğu diğer şirketlerden hizmet alımı gerçekleştirmesi, yasal bir dayanağa sahip değildir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek maddeleri, belediyelerin doğrudan hizmet alımını belirli şartlar altında yapabileceğini belirtse de, bu durumun belediye şirketleri için geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay kararları da, belediye şirketlerinin bağımsız birer kuruluş olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, şirketin temizlik ve güvenlik hizmetlerini personel çalıştırarak gerçekleştirmesi mümkün değildir; bu hizmetlerin, kendi bünyesinde istihdam edeceği personel aracılığıyla sağlanması gerekmektedir. Bu durum, hem mevzuata uygunluk hem de KDV yükümlülüğünün ortadan kaldırılması açısından önem taşımaktadır. |
BULGU: Şirketin Kendi İhtiyacı Olan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarını, Belediyenin Diğer Şirketlerinden Doğrudan Hizmet Alımı Suretiyle Gördürmesi ve İşçilerin Ücretleri İçin Katma Değer Vergisi Ödenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirketin, personel çalıştırmasına dayalı hizmet alımlarını (temizlik hizmeti ve özel güvenlik hizmeti) İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) doğrudan veya dolaylı olarak %50’sinden fazlasına sahip olduğu diğer şirketlerinden doğrudan hizmet alımı suretiyle gerçekleştirdiği, bu kapsamda çalıştırılan işçilerin ücretleri için Katma Değer Vergisi (KDV) ödendiği ve mevzuata aykırı bu uygulama nedeniyle Şirkete KDV yükü getirildiği görülmüştür.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketlerin; mahalli idare ve şirket bütçesinden, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapamayacakları ve buna imkân sağlayan diğer mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 20’nci maddesinin birinci fıkrasında; belediyeler ile bağlı kuruluşlarının personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerini; doğrudan hizmet alımı suretiyle, birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait ve halen bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirketi bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebileceği ifade edilmiştir.
Ek 20’nci maddenin uygulanmasına ilişkin olarak çıkarılan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Karar”ın 3’üncü maddesinde; şirket tanımı yapılmış, 6’ncı maddesinde ise; bu şirketlerden, aynı belediye veya bağlı kuruluşları tarafından da doğrudan hizmet alımı yapılmasının mümkün olduğu düzenlenmiştir.
Mezkûr mevzuatta yer alan düzenleme nedeniyle, kapsam dâhilinde sayılan idareler personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapamayacaklardır. Ayrıca 375 sayılı KHK uyarınca, şirketlerinden doğrudan alım yapma yetkisi belediye ve bağlı idarelerine tanındığından, mahalli idarelerin %50’sinden fazlasına sahip olduğu şirketlerin personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerini, doğrudan hizmet alımı suretiyle diğer belediye şirketlerinden temin etmesinde yasal dayanak bulunmamaktadır.
Yapılan incelemede, Şirketin mevzuat hükümlerine aykırı olarak, personel çalıştırmasına dayalı hizmetlerini, İBB’nin doğrudan veya dolaylı olarak %50’sinden fazlasına sahip olduğu diğer İBB şirketlerinden, doğrudan hizmet alımı suretiyle gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Yapılan işlem mevzuata uygun olmamakla birlikte Şirkete ilave KDV (%20) yükü de getirmektedir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, Şirket tarafından özetle; Kanun koyucunun belediye ile belediye şirketlerini aynı kategoride değerlendirdiği, belediye şirketleri açısından bir yasaktan söz etmenin hukuken mümkün olmadığı; ayrıca İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin 36155494-045.02-E.13856 sayılı ve “375 Sayılı KHK’nın Ek 20’nci Maddesinin Uygulanması” konulu görüş yazısıyla bu hususun açıklığa kavuşturulduğu; bu görüşte 696 sayılı KHK’nin 83’üncü maddesi ile değiştirilen 4734 Kamu İhale Kanunu’nun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre, belediye ve bağlı kuruluşlarına ait şirketlerin belediye veya şirket bütçesinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapamayacağı ve buna imkân sağlayan diğer mevzuat hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla birlikte, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.06.2013 tarihli ve E.2011/16606, K.2013/19303 sayılı Kararı’nda belediye ve belediyelere bağlı kuruluşların, devlet ve ona bağlı kurum kapsamında sayılmış olduğu; belediye şirketlerinin belediyenin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda sayılan görev ve yetkilerini yerine getirmek üzere kurulduğundan ve söz konusu Usul ve Esaslar’da belediyelerin ilgili mevzuatla kendisine verilen görevleri yürütmek üzere personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerini doğrudan hizmet alımı suretiyle belediyeye ait şirketlere gördürebileceği düzenlendiğinden Usul ve Esaslar’ın 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre, belediye veya bağlı kuruluşlarından birinin sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu şirketlerden, aynı belediye veya bağlı kuruluşları tarafından da ortaklık oranlarına bakılmaksızın doğrudan hizmet alımı yapılmasının mümkün olduğunun anlaşıldığı; sonuç olarak şirketlerin aynı belediye bünyesinde kurulmuş olan belediye şirketlerinden doğrudan hizmet alımı yapabileceğinin değerlendirildiği; belediye şirketlerinin de bu hizmeti diğer belediye şirketlerinden karşılamasının kamuda taşeronluk sistemine son verilmesi amacına hizmet ettiği ifade edilmiştir. Şirkete ilave KDV yükü getirilmesi hususu ile ilgili olarak ise herhangi bir açıklama yapılmamıştır.
Her ne kadar Şirket tarafından İçişleri Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin görüş yazısına atıfta bulunularak, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.06.2013 tarihli ve E.2011/16606, K.2013/19303 sayılı Kararı’nda belediye ve belediyelere bağlı kuruluşlarının, devlet ve ona bağlı kurum kapsamında sayılmış olduğu ifade edilmiş ise de; belediye şirketlerinin belediye bağlı kuruluşları kapsamında kabul edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda bağlı kuruluşlar ve belediye şirketleri çeşitli maddelerde ayrı ayrı ifade edilmekte ve farklı değerlendirilmektedir. 2560 ve 3645 sayılı Kanunlarda İSKİ ve İETT’nin belediye bağlı kuruluşu olduğu hükme bağlanmıştır. Belediye şirketlerinin kurulması ise 5393 sayılı Kanun ve 5216 sayılı Kanun’da ayrıca düzenlenmiştir. Nitekim, bulguda bahsi geçen Usul ve Esaslar’da şirketin tanımı yapılmış ve burada da şirketler bağlı kuruluş kapsamında değerlendirilmemiştir.
Sonuç olarak, Şirketin süreklilik arz eden temizlik hizmet alımını ve özel güvenlik hizmet alımını, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı suretiyle gerçekleştirmesi mümkün olmadığından; söz konusu hizmetleri, bünyesinde istihdam edeceği personel eliyle görmesi gerekmektedir.