|
ÖZET: Çay ocağı ve büfe olarak faaliyet gösteren sosyal tesislerin işletiminden elde edilen gelirlerin muhasebeleştirilmediği tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, kamu mali yönetimi ve kontrolüne ilişkin 5018 sayılı Kanun’un hükümleri doğrultusunda, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı için her ekonomik değer yaratıldığında veya el değiştirdiğinde muhasebe kaydı yapılması şarttır.
İdareye ait Anadolu ve Avrupa bölgelerinde toplam 33 çay ocağı ve büfe bulunmakta olup, bu tesislerden 2024 yılı içerisinde 52.152.802,94 TL gelir elde edilmiştir. Ancak, bu gelirlerin muhasebe kayıtları yapılmamıştır. Bu durum, 100-Kasa Hesabı, 102-Bankalar Hesabı gibi hesapların gerçeği yansıtmadığı anlamına gelmektedir. Ayrıca, sosyal tesislerdeki gelirler manuel olarak işletme defterine kaydedilmekte, ancak nakit tutarların büyük bir kısmı kamuya ait bankalarda değil, işletme kasasında tutulmaktadır. Denetim bulguları üzerine İdare, tespit edilen eksikliklere ilişkin düzeltici işlemler yapacağını belirtmiştir. Sonuç olarak, tahakkuk esaslı muhasebe sistemi gereği, sosyal tesislerden elde edilen gelirlerin muhasebe kayıtlarında doğru bir şekilde izlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. |
BULGU: Çay Ocağı ve Büfe Olarak Faaliyet Gösteren Sosyal Tesislerin İşletilmesinden Elde Edilen Hasılatın Muhasebeleştirilmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
İdareye ait garajlarda bulunan çay ocağı ve büfe olarak faaliyet gösteren tesislerin işletilmesinden elde edilen hasılatın muhasebeleştirilmediği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; bu Kanunun amacının kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamak üzere tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesini düzenlemek olduğu hüküm altına alınmıştır.
5018 sayılı Kanun’un “Kayıt zamanı” başlıklı 50’nci maddesinde ise; “Bir ekonomik değer yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilir. Bütün malî işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve her muhasebe kaydının belgeye dayanması şarttır.” hükmü yer almaktadır.
Diğer yandan, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin “Muhasebe işlemi” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Bir kamu idaresinin başka bir kamu idaresi veya diğer üçüncü kişilerle olan karşılıklı ekonomik ilişkileri veya kamu idaresinin kendi içinde muhasebe işlemi olarak değerlendirilmesi ve raporlanması gereken ve para cinsinden ifade edilebilen her türlü işlemi muhasebe işlemidir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamak üzere tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesi, muhasebe işleminin ise bir ekonomik değer yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda yapılması ve her muhasebe kaydının belgeye dayanması gerekmektedir.
Söz konusu hususa ilişkin olarak yapılan incelemede; İdareye ait Anadolu bölgesinde 15 adet, Avrupa bölgesinde ise 18 adet olmak üzere toplamda 33 adet çay ocağı ve büfe bulunduğu, söz konusu tesislerin işletilmesinden 2024 yılı içerisinde toplamda 52.152.802,94 TL gelir elde edilmesine rağmen muhasebe kayıtlarının yapılmadığı tespit edilmiştir.
Gerekli muhasebe kayıtlarının yapılmaması nedeniyle 100-Kasa Hesabı, 102-Bankalar Hesabı, 600-Gelirler Hesabı, 800-Bütçe Gelirleri Hesabı ile 805-Gelir Yansıtma Hesabının gerçeği yansıtmadığı değerlendirilmektedir.
Öte yandan İdarenin çay ocağı ve büfe olarak işlettiği 33 adet sosyal tesiste gelirlerin her birinde ayrı ayrı işletme defterine kaydedildiği (manuel ortamda yazmak suretiyle), makbuz karşılığı kasaya konulmak üzere yetkiliye teslim edildiği, firma ödemelerinin de 15 günlük veya aylık periyotlarda fatura karşılığı yapıldığı, ancak söz konusu işlemlerde tüm tutarların İdare amiri tarafından belirlenen bir miktar olmadığından nakit olarak bulundurulduğu, sosyal tesis paralarının sermayesi yarısından fazla kamuya ait bankalarda değil işletme kasasında muhafaza edildiği anlaşılmıştır.
Denetim tespitimiz üzerine, İdare tarafından; bulguda yer alan hususa iştirak edilmiş ve gerekli düzeltici işlemlerin tesis edileceği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, tahakkuk esaslı muhasebe sistemi gereği söz konusu tesislerinden işletilmesinden elde edilen gelirin muhasebe kayıtlarında izlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.