ÖZET: Dere Islahı ve Peyzaj Projelendirme İşleri kapsamında, kazı yasakları tarihlerinde gerekli izinlerin alınmaması ve ödenek eksiklikleri nedeniyle sürekli süre uzatım kararları verilmiştir. Sayıştay denetim raporlarına göre, yüklenicinin kusuru olmaksızın idarenin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda, işin süresinin uzatılabileceği belirtilmektedir. Ancak, yüklenicinin bu engelleri aşma gücünün olmaması ve gecikmenin taahhüdü etkileyen nitelikte olması gerekmektedir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından belirlenen kazı yasakları tarihlerinde, yüklenici tarafından süre uzatım talepleri yapılmış, ancak idarenin bu talepleri kabul etmeden önce gerekli izin başvurularını yapmadığı tespit edilmiştir. Ödenek yetersizliği nedeniyle de süre uzatımları verilmiş ve işin bitim tarihi, sözleşmedeki tarihten daha ileri bir tarihe çekilmiştir.

Denetim bulguları, kazı yasaklarının önceden belirlenmiş ve kamuoyuna duyurulmuş olması nedeniyle, bu durumun öngörülebilir olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, ihale süreçlerinde bu tarihler dikkate alınmalı ve gerekli izinlerin alınması için sorumluluklar yerine getirilmelidir. Süre uzatım kararlarının mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi, işin zamanında tamamlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Dere Islahı ve Peyzaj Projelendirme İşinde Kazı Yasakları Tarihlerinde İzin Alınmaması ve Ödenek Yetersizlikleri Sebebiyle Sürekli Süre Uzatım Kararı Verilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

İdare tarafından ihale edilen “Dere Islah ve Peyzaj Projelendirme İşi” kapsamında kazı yasakları tarihlerinde kazı izni alınmaması ve ödenek yetersizliği sebebiyle sürekli süre uzatım kararı verildiği görülmüştür.

Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında; İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) ve bu sebeple sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması halinde, işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre, işin bir kısmına veya tamamına ait süre en az gecikilen süre kadar uzatılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu hükme göre yükleniciye süre uzatımı verilebilmesi için temel kriter; yüklenicinin kusuru olmaksızın, idarenin sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesidir. Ayrıca bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle; sözleşme süresi içerisinde işin yapımını engelleyen birtakım engeller yüklenicinin kusuru olmadan ortaya çıksa ve yüklenicinin bu engelleri ortadan kaldırmaya gücü yetmemiş olsa bile, bu durumda idarenin sözleşme gereği yükümlülüğü yoksa süre uzatımı vermek mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla bu tip durumlar için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18’inci maddesinde yer alan “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” hükmü gereği; yüklenici, oluşan her türlü problemde süre uzatımı talep edemeyecektir.

2018/60592 ihale kayıt numaralı “Dere Islahı ve Peyzaj Projelendirme İşi”ne ait belgelerin incelenmesi neticesinde; söz konusu ihale kapsamında yönetim kurulu tarafından defalarca süre uzatım kararlarının verildiği görülmüştür. Söz konusu süre uzatım kararlarından ikisinin kazı yasak tarihlerinde çalışma izni alınmaması ile ilgili olduğu diğer süre uzatım kararlarının ise ödenek yetersizliğinden kaynaklandığı görülmüştür.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı ve Koordinasyon Merkezince (AYKOME) her yıl İstanbul genelinde geçerli olmak üzere kazı yasakları tarihi belirlendiği ve yayımlanan kazı yasakları tarihinde çalışma yapılabilmesi için kazı izni alınması gerektiği Büyükşehir Belediyesince karara bağlanmıştır.

Söz konusu ihaleye ilişkin olarak 30.11.2018-31.03.2019 tarihleri ile 30.11.201931.03.2020 tarihleri arasında 173 gün çalışılmadığı ve bu tarihlerin kazı yasakları tarihi olması sebebiyle yüklenici tarafından süre uzatım talebinde bulunulmuştur. İdarenin ise AYKOME’ye izin başvurusu yapılmaksızın yüklenicinin süre uzatım talebini kabul ettiği görülmüştür.

Ayrıca ihale kapsamında ödenek yetersizliği sebebiyle süre uzatım kararları alınarak; sözleşmeye göre işin bitim tarihi olan 22.05.2021 tarihi yerine 23.07.2024 tarihinde geçici kabulü yapıldığı tespit edilmiştir.

İlgili tarihlerde incelenen diğer ihaleler kapsamında; kazı yasakları tarihlerinde AYKOME’den izin alındığı görülmüş olup İdarenin bu ihale kapsamında izin başvurusunda bulunmadığı tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere İdareden kaynaklanan nedenlerle süre uzatımı verilebilmesi için sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerin yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirilmemesi gerekmektedir. İBB’nin İdareye yüksek miktarda borcunun olduğu değerlendirildiğinde, İSKİ’nin görev alanına girmemekle beraber İBB ile yapılan protokol kapsamında gerçekleştirilen yapım işine ilişkin ödenek yetersizliği sebebiyle verilen süre uzatımlarının; fiyat farkı ödemeleri açısından endeks artışı sebebiyle İdareye maddi külfete neden olduğu görülmektedir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; sadece zorunlu kazı çalışmalarının gerektiği hallerde ruhsat başvurusu yapıldığı, bu nedenle söz konusu AYKOME kararlarına istinaden rutin devam eden kazı çalışmalarında ilgili tarihlerde ruhsat başvurusu yapılmadığı ifade edilmiştir.

Ancak AYKOME tarafından her yıl kazı yasakları tarihlerinin önceden belirlendiği ve bu tarihlerin kamuoyuna ilan edildiği dikkate alındığında, söz konusu durumun ihaleye çıkılmadan önce bilinebilir ve öngörülebilir olduğu değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla ihale dokümanı hazırlanırken ve teklif verilirken bu tarihler göz önünde bulundurulmalı, iş programı da bu kısıtlamalara göre planlanmalıdır. Bu nedenle önceden bilinen ve düzenli olarak açıklanan kazı yasakları tarihleri nedeniyle süre uzatımı talebinin zorlayıcı ve öngörülemeyen haller arasında yer almadığı anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak, süre uzatım kararlarında mevzuatın öngördüğü hususların dikkate alınması ve kazı yasaklarında çalışma yapılmasına ilişkin izinlerin alınması ile ilgili sorumlulukların yerine getirilmesi gerekmektedir.