|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, belediye şirketinin işçileri için ayrılması gereken kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığını ve mali tablolarda izlenmediğini ortaya koymuştur. Sıra No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde, kıdem tazminatı karşılıklarının ilgili gider hesaplarına borç, 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına alacak kaydedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, işletmelerin karşılaşabileceği riskler göz önünde bulundurularak ihtiyatlılık gereği muhtemel giderler için karşılık ayırmaları gerektiği vurgulanmaktadır.
Denetim sonucunda, işçiler için ayrılması gereken kıdem tazminatı karşılıklarının 372 veya 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesaplarında izlenmediği tespit edilmiştir. Bu durum, şirketin muhtemel yükümlülüklerinin mali tablolarda olması gerekenden daha az görünmesine yol açmaktadır. Şirket, mali tablolarını iki set halinde hazırladığını, ancak Vergi Usul Kanunu (VUK) kapsamında kıdem tazminatı karşılığının gider yazılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Ancak, bu durum kıdem tazminatı karşılığının muhasebeleştirilmemesi için bir gerekçe oluşturmamakta; bu karşılıkların ayrılması ve izlenmesi, mali tabloların doğru bilgi sunması açısından kritik öneme sahiptir. |
BULGU: Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Ayrılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirket işçileri için ayrılması gereken kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığı ve mali tablolarda izlenmediği görülmüştür.
(1) Sıra No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin “V-Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve Hesap Planı Açıklamaları” bölümünde yer alan “Hesap planı açıklamaları” başlıklı (C) bendinde; hesaplanan kıdem tazminatı karşılık tutarlarının ilgili gider hesaplarına borç, 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına alacak kaydedilmek suretiyle muhasebeleştirileceği; izleyen dönemde ödenmesi beklenen kıdem tazminatı karşılık tutarlarının 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına borç, 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına alacak kaydedileceği belirtilmiştir.
Tebliğ’in “I-Muhasebenin Temel Kavramları” başlıklı bölümünde ihtiyatlılık kavramının muhasebe işlemlerinde temkinli olunmasını ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önünde bulundurulmasını ifade ettiği belirtilerek ihtiyatlılık gereğince, işletmelerin muhtemel giderleri ve zararları için karşılık ayıracakları ifade edilmiştir.
Yine Tebliğ’in aynı bölümünde tanımlanan dönemsellik kavramının; işletmenin sürekliliği kavramı uyarınca sınırsız kabul edilen ömrünün, belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasını ifade ettiği belirtilerek kavram gereğince, gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirileceği, hasılat, gelir ve kârların aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırılacağı ifade edilmiştir.
Yapılan incelemeler sonucunda, işçiler için ayrılması gereken kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığı ve 372 veya 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesaplarında izlenmediği görülmüştür. Karşılık ayrılmaması sonucunda Şirketin muhtemel yükümlülükleri ilgili dönemde mali tablolarda olması gerekenden az görünmektedir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine Şirket tarafından özetle; Vergi Usul Kanunu (VUK) kapsamında ve Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) kapsamında olmak üzere iki set mali tablo hazırlandığı, kıdem tazminatı karşılığının söz konusu mali tablolardan TMS kapsamında hazırlanan sette yer aldığı, VUK kapsamında hazırlanan mali tablolarda ise kıdem tazminatı karşılığının vergisel açıdan gider yazılabilmesinin mümkün olmaması nedeniyle kıdem tazminatı karşılığı ayrılmadığı belirtilmiştir.
Ancak kıdem tazminatı karşılığının vergisel açıdan gider kabul edilmemesi, ilgili tutarın muhasebeleştirilmemesi yönünde hüküm doğrumamakta olup kıdem tazminatı karşılığı ayrılmasının ve ilgili hesaplarda izlenmesinin, mali tabloların doğru bilgi sunması ve ileride ödenmesi muhtemel yükümlülüklerinin takip edilebilmesi açısından gerekli olduğu değerlendirilmektedir.